24 Şubat 2026 Salı
DOLAR 43.86 ₺
EURO 51.78 ₺
STERLIN 59.31 ₺
G.ALTIN 7,370.93 ₺
ATA 50,308.59 ₺
BİLEZİK 6,787.19 ₺
BTC 64,709.75 $
ETH 1,862.17 $
BİST 0.00

    1.2 Milyar Muayene Gerçeği: Türk Sağlık Sistemi Rekor mu Kırıyor, Tükeniyor mu? Uzmanlar Uyarıyor!

    Genel
    Yayınlama: 23 Şubat 2026 Pazartesi 16:58 Kaynak: Kapsül Haber Ajansı

    Türkiye'de açıklanan 1 milyar 200 milyon muayene verisi, sağlık sisteminin kapasitesini zorluyor. Bu rekor sayı, yalnızca erişilebilirliği değil, aynı zamanda sağlık çalışanlarının tükenmişliğini ve hizmet kalitesindeki düşüşü de gözler önüne seriyor.

    1.2 Milyar Muayene Gerçeği: Türk Sağlık Sistemi Rekor mu Kırıyor, Tükeniyor mu? Uzmanlar Uyarıyor!

    Türkiye'nin sağlık karnesi, dudak uçuklatan bir rakamla gündemde: Tam 1 milyar 200 milyon muayene! Bu inanılmaz veri, ülke nüfusunun yaklaşık 14 katına denk geliyor ve akıllara 'Sağlıkta gerçekten bir başarı hikayesi mi yazılıyor, yoksa sistem alarm mı veriyor?' sorusunu getiriyor. Uzmanlar, bu yoğunluğun perde arkasında yatan büyük sorunlara dikkat çekiyor. Sağlık çalışanlarının omuzlarındaki yük, randevu sürelerinin kısalığı ve hizmet kalitesinin düşüşü gibi kritik konular mercek altına alınıyor. Bu çarpıcı rakamın ardındaki gerçeği ve Türk sağlık sisteminin geleceğini şekillendirecek tartışmaları öğrenmek için okumaya devam edin!

    Türkiye’de son dönemde açıklanan “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi, sağlık sisteminin ulaştığı yoğunluğu gözler önüne serdi.

    Ancak uzmanlara göre bu tablo yalnızca erişilebilirliğin değil, aynı zamanda sistem üzerindeki baskının da göstergesi. Sahim-Sen Genel Başkanı Özlem Akarken, muayene sayılarındaki artışın sağlık çalışanlarının omuzlarına binen yükü görünür kıldığını belirtti.

    Son günlerde kamuoyunda sıkça dile getirilen “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi, sağlık sisteminin erişim kapasitesini gösteren bir istatistik olmanın ötesinde; hizmet kalitesi, hekim başına düşen hasta sayısı, randevu süreleri ve sağlık çalışanlarının artan iş yükü açısından yeni bir tartışma başlatmış durumda.

    Sahim-Sen Genel Başkanı Özlem Akarken, muayene sayısındaki artışın tek başına başarı göstergesi olarak sunulamayacağını belirterek, “Bu sayı, sağlık çalışanlarının olağanüstü fedakârlığının göstergesidir. Ancak aynı zamanda sistemin üzerindeki baskının da açık bir göstergesidir.” Dedi.

    Dakikalarla Sınırlanan Muayeneler

    Artan başvuru sayıları nedeniyle hekim başına düşen hasta sayısının yükseldiğine dikkat çeken Özlem Akarken, randevu sürelerinin daralmasının hizmet kalitesini doğrudan etkilediğini ifade ederek, “Bir hastaya ayrılan sürenin 5-10 dakikaya sıkıştığı bir düzende; detaylı değerlendirme, koruyucu hekimlik ve nitelikli iletişim zarar görür. Bu durum hem hasta memnuniyetini hem de çalışan sağlığını etkiler.” Açıklamasını yaptı.

    İş Yükü Artıyor, Tükenmişlik Derinleşiyor

    Yüksek muayene sayılarının yalnızca hekimleri değil; hemşireleri, teknikerleri, sosyal hizmet uzmanlarını ve tüm sağlık kurum çalışanlarını etkilediğini vurgulayan Akarken, sistemin ekip yükü üzerine kurulu olduğunu belirterek, “Sağlık hizmeti bir bütündür.” Dedi.

    Aynı zamanda artan yoğunluğun tüm meslek gruplarına yansıdığına dikkat çekerek, tükenmişlik sendromu, mesleki motivasyon kaybı ve hata risklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

    “Sağlıkta Artık Nitelik Konuşulmalı”

    Sağlık sisteminde artan muayene sayıları ve yoğunluk tartışmaları sürerken, Sahim-Sen yapısal dönüşüm çağrısında bulundu. Sendikaya göre “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi yalnızca erişimi değil, aynı zamanda artan iş yükünü ve kalite üzerindeki baskıyı da gösteriyor. Bu nedenle sistemin nicelik odaklı değil, sürdürülebilirlik ve hizmet kalitesi merkezli yeniden ele alınması gerektiği vurgulanıyor.

    Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, randevu planlamasının bilimsel kriterlerle düzenlenmesi, hekim ve sağlık kurum çalışanı sayısının artırılması ile iş yükünü azaltacak organizasyonel iyileştirmelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Özlem Akarken, “1 milyar 200 milyon muayene bir sayı olabilir; ancak asıl mesele bu hizmetin ne kadar nitelikli, güvenli ve sürdürülebilir olduğudur. Sağlıkta artık nicelik değil, nitelik konuşulmalıdır.” Dedi.

    Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

    Türkiye'de yıllık 1 milyar 200 milyon muayene rakamına ulaşılması, ilk bakışta sağlık hizmetlerine erişimin ne kadar yaygın olduğunu gösterse de, derinlemesine incelendiğinde sistemin üzerindeki devasa baskıyı ve sağlık çalışanlarının tükenmişliğini gözler önüne seriyor. Sahim-Sen Genel Başkanı Özlem Akarken'in vurguladığı gibi, bu sayı tek başına bir başarı göstergesi olmaktan ziyade, hekim başına düşen hasta sayısının artması, muayene sürelerinin kısalması ve dolayısıyla hizmet kalitesinin düşmesi gibi ciddi sorunlara işaret ediyor. Yazı boyunca ele alınan başlıklar, yüksek iş yükünün sadece hekimleri değil, tüm sağlık personeli gruplarını etkilediğini ve tükenmişlik sendromu riskini artırdığını ortaya koyuyor. Makale, sağlık sisteminin nicelik odaklı yaklaşımdan uzaklaşarak, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, bilimsel randevu planlaması ve personel artışı gibi nitelikli çözümlere odaklanması gerektiğini güçlü bir şekilde belirtiyor. 'Sağlıkta artık nicelik değil, nitelik konuşulmalı' çağrısı, Türk sağlık sisteminin geleceği için kritik bir yol haritası sunuyor.

    BENZER HABER