Adalet Bakanı Akın Gürlek, teröristbaşı Abdullah Öcalan için statü ve umut hakkı konusunda konuştu. Bakan Gürlek, Meclis'te yapılacak düzenlemelere dikkat çekti. Gürlek, "Terör suçlarında şartlı salıverme hükümleri yok. O konu da Meclisimizin takdiri. Eğer ceza güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunda bir değişiklik yaparsa elbette farklı olur" dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Medya Temsilcileri İftar Buluşması'nda hem gündeme ilişkin açıklama yaptı hem de gazetecilerin sorularını cevapladı.
Bakan Gürlek'e Terörsüz Türkiye süreci, İmralı'daki teröristbaşı Abdullah Öcalan için statü ve umut hakkı söylemleri, Suça sürüklenen çocuklar, İBB davası, Anayasa Değişikliği, 12. yargı paketi gibi birçok konuya ilişkin soru yöneltildi.
ABDULLAH ÖCALAN İÇİN UMUT HAKKI
İmralı'daki teröristbaşı Abdullah Öcalan için yapılan umut hakkı çağrısına değinen Bakan Gürlek, "Şimdi bizde terör suçlarında şartlı salıverme hükümleri yok. Ne demek o ? Ağırlaştırılmış müebbet hapis cihazı almışsa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak infazı yapılıyor. Terör suçları dışında cezaların infazı farklı. 30 yıl olabiliyor, 36 yıl olabiliyor. O konuda meclisimizin takdiri eğer ceza güvenlik tedbirlerin infazı hakkında kanunda bir değişiklik yaparsa elbette farklı olur. Ama şu anki uygulamada terör suçlarını ağırlaştırılmış müebbet hapis cihazı alan aynen infaz ediyor. Herhangi bir erken sürede dışarı çıkmıyor. O meclisimizin takdiri" ifadelerini kullandı.
İMRALI STATÜ SORUNU
Öcalan için statü meselesiyle ilgili konuşan Bakan Gürlek, "Orada Yüce Meclisimiz ne tür düzenleme yapacak bilmiyoruz. Statü sorunu ile ilgili ben de basından takip ediyorum. Onu bilmiyorum yani. Artık o Meclis’in takdiri. Biz sadece şu an heyetlerin İmralı'ya gitmesine izin veriyoruz. Adalet ve kanun olarak onu şey yapıyoruz" dedi.
MAĞDUR AİLELERİN TEHDİT ALMASI
Yaşanan cinayet ve saldırı olaylarının ardından adalet arayan mağdur ailelerin tehdit edilmesiyle ilgili Bakan Gürlek, "Elbette sizin dediğinize katılıyorum. Bu oldu zaten biliyorsunuz Minguzzi'nin ailesinin tehdit olayları oldu yargılama sürecinde. Burada ayrı bir düzenlemeye gerek yok. Savcı arkadaşlarımız zaten dikkat ediyor. Hepsi tutuklandı. Ayrı bir düzenlemeye de gerek yok ama mağdur ve suçtan doğan bir yani suç mağdurunun elbette korunması gerekiyor. Bunda kanunlarımızla zaten ilgili düzenlemeler var. Hassasiyet göstermemiz gerekiyor. Bu konuda ben de sizin gibi düşünüyorum. Maalesef çirkin bir şekilde cenazesine saldırdılar, mezarlığına saldırdılar, ailesini tehdit ettiler ama savcılık olarak da biz gereğini yaptık" dedi.
ÇOCUKLARIN KULLANDIĞI UYGULAMALAR VE İZLEDİĞİ VİDEOLARIN CEZAİ KISMI
Çocukların sosyal medya kullanımı ve bazı platformlarda suç unsuru içeren videolarla ilgili Bakan Gürlek, "Aile Bakanlığımız kanun teklifi olarak sundu. Onlar Aile Bakanlığımız 16 yaşını tamamlamamış kişiler için sosyal medyayla ilgili. Biz şu an henüz çalışıyoruz. 12. pakete de inşallah koymayı düşünüyoruz. Bizde de aynı şekilde 16 yaşı ve üzerindeki kişilerin sosyal medyaya girmesi işte bu konuda doğrulama kodu cep telefonundan gelen onay koduyla girmesi konusunda çalışmalarımız var. Aynı zamanda bu kapsamdaki çalışmalarda da çocukları şiddete cinsiyetsizliğe ya da sapkın akımlara sevk eden sosyal medya hesapları; Youtuberlar, Influencer vs. onlarla ilgili de çalışmalarımız var. Onlarla ilgili ceza kanununa şu an bir boşluk var. O boşluğu da inşallah 12. Yargı Paketi'nde doldurmaya düşünüyoruz" diye konuştu.
12. YARGI PAKETİ
12. Yargı Paketi'ne ilişkin detaylara yer veren Bakan Gürlek, "11. Yargı Paketi yasalaştı, 25 Aralık'ta yürürlüğe girdi. 12. Yargı Paketi Meclisteydi Ben Adalet Bakanı olarak atandıktan sonra bu paketi geri çektik çünkü bir kısım eksiklikler olduğunu hissettim. Özellikle toplumdaki beklentiler, talepler önemli. Yani şimdi şöyle genel olarak toplumda özellikle vatandaşlarımızda adalete güven eksikliği var. Biz bunun araştırmasını da yapıyoruz. Adalete güven neden eksik deyince ilk soru şu ortaya çıkıyor. Yargılamanın uzun süre sürmesi yani vatandaşlarımızın bu konuda bir memnuniyetsizliği var. Bunun temeline indik. Yani yargılamalar neden uzuyor?
Ben uygulamadan geliyorum bu konuda bilgi sahibiyim. Bilgi sahibi olduğum için hemen icraata geçmek istiyorum. Yani burada bir alışma aşaması olmadan direkt icraata geçmek istiyorum. Burada çeşitli arkadaşlarla birlikte formüller üzerinde çalıştık. Yani ne yapabilirsek vatandaşlara dokunabiliriz. Özellikle oluşan mağduriyetler en az seviyeye indirilebilir diye çalıştık." ifadelerine yer verdi.
“TİCARET MAHKEMELERİNİ, İSTANBUL'DA TEK BİR ÇATI ALTINDA TOPLADIK”
"Bir başka somut örnek vermek gerekirse yine aynı şekilde ticaret mahkemeleriyle ilgili bir hemen zaten Resmi Gazetede yayınlandı." diyen Bakan Gürlek, "Ticaret mahkemelerini, İstanbul'da tek bir çatı altında topladık. Biliyorsunuz İstanbul'a ticaret mahkemeleri, Küçükçekmece, Bakırköy, Çağlayan ve Anadolu adliyelerinde var. Toplam 35 tane ticaret mahkemesi var. Her bir farklı yerde, her bir ticaret mahkemesinin farklı uygulamaları var." dedi.
Bakan Akın Gürlek'in konuşmasının tamamı şu şekilde:
“ŞU AN BİZİM 2025 YILINDA 12,5 MİLYON DOSYAMIZ VAR”
Şunu unutmamamız gerekiyor. Şu an bizim 2025 yılında 12,5 milyon dosyamız var. Yani bu dosya sayısı çok fazla. Yani biz bunu mutlaka altını çizmemiz lazım. 12,5 milyon dosya dünyada hiçbir yerde yok. Yani bizde çok fazla maalesef dosya yargının önüne gidiyor. Öncelikli olarak her dosyanın, her uyuşmazlığın yargının önüne gitmemesi için bizim gerekli adımlar atmamız gerekiyor.
“UZLAŞMA VE ARABULUCULUK KAPSAMINI GENİŞLETMEK İSTİYORUZ”
Biliyorsunuz daha önce çeşitli adımlar atıldı. Uzlaştırma müessesi genişletildi arabuluculuk müessesi genişletildi ama vatandaşımız mutlaka hakim savcının yüzünü görmek istiyor, bir adliyeye gelmek istiyor. Bu konu da yeni düzenleyeceğimiz pakette de tekrardan uzlaşma ve arabuluculuk kapsamını genişletmek istiyoruz.
BOŞANMA DAVALARI
Özellikle boşanma davaları biliyorsunuz çok uzun süreçler devam ediyor. 8 yıl, 10 yıl bu davalar sürüyor. Bu süreçte vatandaşlarımız nafaka ödüyor. Kendine yeni bir hayat kuramıyor. Bu konuda 12. Yargı Paketinde özellikle çekişmeli boşanma davalarında eğer taraflar aralarında her iki tarafta davacı ve davalı taraf evet biz boşanma konusunda anlaşıyoruz dedikleri an hakim bir tutanak tutup bunu arabuluculuğa gönderecek.
Biliyorsunuz arabuluculuğu da eğer boşanmayı kabul ediyorsa arabuluculuk tutanağı düzenleyip, bunu kesinleştirip nüfusa gönderdiği an boşanma hükümleri kesinleşecek. Ama tabi diğer hükümler yani fer'i hükümler dediğimiz nafaka, maddi manevi tazminat ya da velayet hükümleri devam edecek. Ama en azından boşanma yönünden dosyanın bir an önce kesinleşmesi kişinin hayatını idame ettirmesi için ya da geleceğine yön vermesi için önemli bir süreç. Bunu inşallah 12. Yargı Paketinde çekişmeli boşanma davalarında arabuluculuk hükümlerinin uygulanması olarak getirmek istiyoruz. Birinci konumuz bu.
“BÜTÜN ADLİYELERDE İZDÜŞÜM OFİSLERİNİ KURACAĞIZ”
Şimdi ben daha önceki katılmış olduğum televizyon programlarında da söyledim yargının hızlandırılması için. Şimdi HSK'da Yargının Etkinliği ve Verimliliği Bürosu var. Şimdi bu ne demek? Bu 2022 yılında bir büro kuruldu. Yani hakimlerin vermiş olduğu kararların denetlenmesi, gecikmenin ortaya çıkmaması ya da bölgesel olarak gecikme varsa bunun hangi sebepten dolayı ortaya çıktığının tespiti konusunda bir büro kuruldu. Tabii şu an bu büro işliyor. Bizim getirmek istediğimiz aslında yasal düzenleme yapmadan bu büronun şu an 3 tane pilot bölge seçtik. İstanbul, İzmir ve Ankara. Birer irtibat ofislerini yani bütün adliyelerde izdüşüm ofislerini kuracağız. “Alo Adalet” hattını da zaten buraya entegre edeceğiz.
“HEDEF SÜREYE RİAYET EDİLMESİNİ DENETLEYECEĞİZ”
Şimdi ne demek şu? Şu demek. Bir kira tespit davası ya da tahliye davası aslında bunların ne kadar sürede bitirileceği bizde belli. Kira tespit davası 9 aylık sürede bitirilmesi gerekiyor. Bu yargıda hedef süre var. Yani hakim-savcı UYAP’tan dosyaya girdiği zaman kira tespit davasının 9 ayda bitirileceğini biliyor. Yani bu belli. Ama tabii şimdi şöyle oluyor genelde, bu süreye riayet edilmiyor. Yani neden riayet edilmiyor? İşte taraflar yeni delil sunuyor, avukatlar tanık getiriyor ya da işte bilirkişi incelemesi yapılması gerekiyor. Bu 9 aylık süre bir bakıyoruz 4 yıl olmuş bir bakıyoruz 5 yıl olmuş.
Şimdi burada biz artık bu süreye riayet edilmesini denetleyeceğiz. Nasıl denetleyeceğiz? Vatandaş başvurdu dedi ki benim şu davamda 9 aylık sürede kira tespit davam sonuçlanmadı. Biz hemen burada Yargının Etkinliği ve Verimliliği Bürosu’nda hukukçulardan oluşan bir ekibimiz olacak bütün adliyelerde. Hemen irtibata geçeceğiz. Komisyon Başkanımız da biliyorsunuz hakimlerin idari amiri Komisyon Başkanı. Hakim arkadaşımıza, Komisyon Başkanımız soracak ya diyecek burada 9 ayda bitirilmesi gereken dava 4 yıl oldu. Neden devam ediyor? Burada tabii hakim arkadaşımız şunu diyebilir. Yani burada İstanbul'da iş yoğunluğu çok fazla. Tabii burada yapay zeka da kullanacağız. Eğer iş yoğunluğu fazlaysa biz bunu otomatik olarak HSK'dan gördüğümüz için hemen oraya yeni bir mahkeme açacağız. Yeni bir sulh mahkemesi ya da yeni bir aile mahkemesi. Ya da şunu da diyebilir. İşte benim personel sayım az. Hemen bunu yapay zekayla göreceğiz. Oraya katip takviyesi yapacağız. Ya da şu da olabilir Hakim beyin ya da Hakime hanımın şahsından kaynaklanan bir sorunu olabilir. Yani onu demeyelim ama yetersizliği olabilir.
Bu sorunda da artık yani normalde ilke kararları var. Hakimler ve savcıların tabi olduğu disiplin hükümleri var. Yer değiştirme, terfi, atama bunlarla ilgili süreci başlatacağız. Sonuçta sen 9 ayda bitmesi gereken bir davayı 4 yılda bitirememişim. Yani kusura bakma sonuçlarına katlanacaksın. Bunu söyleyeceğiz, bunu sert işleteceğiz. Ben bu sürecin faydalı olacağını düşünüyorum.
“VATANDAŞ YAPMIŞ OLDUĞU BAŞVURUDAN ANLIK OLARAK DÖNÜŞ ALACAK”
Vatandaş açısından da “Alo Adalet” hattıyla hem cep telefonundan hem de mail ya da bizzat büroya giderek yapmış olduğu başvurudan anlık olarak vatandaş bir dönüş alacak. Yani vatandaşımızın da bu konuda bilgisi olacak. Vatandaşın başlamış olduğu numarayla kendisine biz tekrar geri dönüş yapacağız. Diyeceğiz ki senin boşanma davan henüz hedef süre içerisinde. Yani burada süreci beklemek lazım diyeceğiz. Ya da hedef süre aşılmışsa işte diyeceğiz ki hedef süre aşıldı. Bu konuda gerekli hassasiyet gösterilecek.
Yani vatandaşımız davasının neden uzadığını anlık olarak bilgi alacak. Yani bu da bence vatandaşımız açısından bir kale alındığı için bir memnuniyet oluşturacak. Bu konuda çok kısa sürede uygulamaya geçmek istiyoruz. Bir kanun değişikliği yok. İrtibat büroları kurarak uygulamaya geçeceğiz. Bu sürecin ben özellikle hakimler açısından sürecin bir an önce kısa olması için faydalı olacağını düşünüyorum.
“TİCARET MAHKEMELERİNİ, İSTANBUL'DA TEK BİR ÇATI ALTINDA TOPLADIK”
Bir başka somut örnek vermek gerekirse yine aynı şekilde ticaret mahkemeleriyle ilgili bir hemen zaten Resmi Gazetede yayınlandı. Ticaret mahkemelerini, İstanbul'da tek bir çatı altında topladık. Biliyorsunuz İstanbul'a ticaret mahkemeleri, Küçükçekmece, Bakırköy, Çağlayan ve Anadolu adliyelerinde var. Toplam 35 tane ticaret mahkemesi var. Her bir farklı yerde, her bir ticaret mahkemesinin farklı uygulamaları var.
“KARARLARDA YEKNESAKLIĞI GETİRMEK İSTİYORUZ”
Yani burada avukat muhtemelen vardır, hepiniz gazetecisiniz ama bazı davalarda biliyorsunuz ihtiyati hacizler Anadolu Adliyesinden alınamıyor, gidiyor Çağlayan'dan alıyor ya da konkordato işte iflas davaları, şirket merkezi Çağlayan oradan alamıyor kararı, şube Anadolu'ya gidiyor. Yani kararlarda bir yeknesaklık yok. Özellikle ticaret mahkemelerini aynı çatı altına toplayarak biz uygulama birliğini getirmek istiyoruz.
Kararlarda yeknesaklığı getirmek istiyoruz ve şunu kesinlikle yapacağız. Ticaret Mahkemesi'ne görev yapacak olan başkan arkadaşlarımız en az 10 yıl ticaret hakimliği yapmış olacak. Yani ticaret üyeliğinden başlayacak. Daha sonra ehliyete ve liyakate uymuşsa ticaret mahkemesi başkanı olacak. Çünkü ticari davalar şu an gündelik hayatın en önemli davaları. Yani İstanbul biliyorsunuz ticaret şehri, ticaret merkezi. Çok büyük şirketlerimiz var.
Yatırımcılarımızın bize ilk başta yani gelirken işte sizin ticaret mahkemelerinize biz güvenmiyoruz davalar uzun sürüyor. Hukuki güvence hakkı yok diyorlar. Bu konuda kısa bir sürede adıma geçtik şimdi sadece fiziki olarak yer sağlayıp bütün mahkemeleri bir araya getireceğiz. Bu bir anlamda da hukuki güvence hakkı olmuş oluyor.
“ÇED İPTALLERİNE KARŞI HANGİ MAHKEMENİN BAKILACAĞINI BELİRLEDİK”
Biliyorsunuz dünkü Resmi Gazetede de yine bir karar yayınlandı HSK'nın. Bu kararda da idare mahkemelerinde bir ihtisaslaşmaya gittik. Özellikle biliyorsunuz idari yatırımcılar ÇED davaları var biliyorsunuz. Adam çok büyük yatırım yapıyor, geliyor Türkiye'ye. Maalesef bunun da kanun düzenlemesini yapmamız gerekiyor. İşte Martıları Koruma Derneği ya da yandaki bir köylü vatandaş ÇED raporuna karşı dava açıyor. Yani normalde taraf ehliyeti olması lazım ama tabi bu taraf ehliyeti çok geniş yorumlanıyor. Dava açtığı zaman bir ÇED raporuna karşı iptal davası idare mahkemesinin önüne geliyor.
İdare mahkemesi de maalesef yürütmeyi durdurma kararı verdiği an bütün yatırım ortada kalıyor. Yani çok oldu bu. Yani çok büyük yatırımcılar geliyor. İstihdam sağlamak istiyor. Biz dünkü yayınlanan Resmi Gazete’deki kararla idare mahkemelerinde hangi uyuşmazlıklara ÇED iptallerine karşı hangi mahkemenin bakılacağını belirledik. Yani bir anlamda ihtisaslaşma belirledik ve burada bakın ivedi yargılama uygulanacak. Hızlı bir şekilde yargılama yapılacak, hızlı bir şekilde karar verilecek. Bu özellikle iş adamlarının bizden hukuki güvence anlamında istedikleri bir şarttı. Bunu da inşallah yerine getirdik.
“BİR DOSYA HEM İSTİNAFA HEM YARGITAY’A GİTMEYECEK”
Yargılamaların hızlanması konusunda bu konuda faaliyetlerimiz var. İnşallah 12. Yargı Paketi’ne koyacağız. Atlamalı temyiz müessesesi var. Yani bir dosya hem istinafa hem Yargıtay’a gitmeyecek. Bunu da 12. Yargı Paketinde yargının hızlanması için getirmeyi düşünüyoruz. Hakim arkadaşlarımızı biraz zorlayacağız. Atama terfi de belirli bir karar ve o kararın Yargıtay’dan onanmasını artık mutlak kriter olarak arayacağız. Yani hakim belirli bir iş vizesi tutturması gerekecek terfi etmesi için. Vermiş olduğu kararın da doğruluğunun olması gerekecek. Yani o karar hem de Yargıtay’dan onanacak. Bu da bizim artık olmazsa olmazımız. Anlık olarak sahadan bilgi alacağız. İşte bu Yargının Etkinliği ve Verimli Bürosu yapay zeka olduğu için atıyorum mesela İstanbul'da iş davaları ile ilgili çok fazla şikayet var. Hemen biz iş mahkemesi kuracağız. İzmir’de kira tespit davalarıyla ilgili çok fazla şikayet var. Hemen yeni bir kira mahkemesi kuracağız. Anlık olarak yani ihtiyaca cevap vermeye çalışacağız.
“ÇOCUKLARLA İLGİLİ CEZALARI BEN YETERSİZ BULUYORUM”
12. Yargı Paketi’nde bir başka getirmek istediğimiz konu biliyorsunuz maalesef geçenlerde de oldu. Bir öğretmenimiz hayatının baharında 44 yaşında, 17 yaşında bir öğrencisi tarafından hunharca saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti. Gerçekten üzüldük. Ben buradan öğretmenimize, kederli ailesine, öğrencilerine tekrardan başsağlığı diliyorum. Son zamanlarda sizin de dikkatinizi çekmiştir. Özellikle çocukların işlediği bu tür olaylar eylemler arttı.
Şimdi kıymetli basın mensupları bu tabii çok geniş bir alan şöyle burada ailenin sosyal yapısı, eğitim düzeyi, bunların hepsinin incelenmesi gerekiyor. Yani bir çocuk neden şiddete meyleder, neden şiddete bulaşır? Bizim yargı olarak görevimiz aslında biliyorsunuz suç işlendiği andan itibaren görevimiz başlıyor. Burada özellikle ben görüştüm. Aile Bakanımız, Milli Eğitim Bakanımız onlarla bir geniş platform kurup özellikle çocukların aile yapısından itibaren, sosyal yaşamından itibaren, eğitim yaşamından itibaren suça iten nedenlerin öncelikli olarak bir masa yatırılması gerekiyor. Yani neden çocuk, suç örgütlerinin kucağına gidiyor? Neden çocuk şiddete meylediyor?
Bakın bu 17 yaşındaki öğrenci de siz de hepiniz muhtemelen biliyorsunuzdur. Daha önceden bir psikolojik sorunu var. Okulla ilgili bir uzaklaştırma cezası almış. Yani bu çocuğun bir eylem yapacağı aslında belli. Bunları bizim bir gözlemlememiz gerekiyor, süreç göstermemiz gerekiyor. Çok geniş katmanlı bir şekilde bunların sebeplerini araştıracağız.
Tabii çocuklarla ilgili cezaları ben yetersiz buluyorum, bunu daha önce de söylemiştim. Maalesef kanunumuzda şöyle bir düzenleme var 12-15 yaş aralığı ve 15 yaş ve 18 yaş aralığı hakkında ayrı ayrı çocuklara özel indirimler yapılmış. Bir de biliyorsunuz çocukların almış olduğu cezaların infazında özel bir ayrıcalık var. Çocukların cezaevinde kalmış olduğu 1 gün, 2 gün sayılıyor. Çocuklar diğer mahkumlar gibi ayrı bir cezaevinde kalmıyor. Çocuk evi dediğimiz şekilde biraz daha şartları uygun cezaevinde kalıyor. Bu konuda gerekli adımları atacağız.
“AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET GEREKİYORSA ONLARIN ALMASINI SAĞLAYACAĞIZ”
Özellikle çocukların adam öldürme ya da diğer suçlarda yetişkinler gibi ağırlaşmış müebbet hapis cezası gerekiyorsa onların almasını sağlayacağız. Bu düzenlemede mecliste bir komisyon kuruldu. O komisyonda da zaman zaman görüşüyoruz. İnşallah bu düzenlemeyi de hayata geçireceğiz.
Tabii çocukların geleceği bize emanet. Onların hem suç işlemeye ilişkin ortamdan uzaklaştırmamız lazım. Hem de daha sonra da suç işledikten sonra da rehabilite etmemiz gerekiyor. Yani onların tekrardan topluma kazandırılması gerekiyor.
“YENİ NESİL SOKAK ÇETELERİ ÇOCUKLARI KULLANIYOR”
Ben İstanbul'da görev yaparken bu konuda çok gördüm. Maalesef işte bu yeni nesil sokak çeteleri diyorlar. İsim vermek istemiyorum. Çocukları kullanıyorlar, 12-15 yaşındaki çocukları kullanıyorlar. Hatta bakın şunu net söyleyeyim, çocukları ailelerinden kiralıyorlar. Biz bunu tespit etmiştik. Adana’dan, Antep’ten çocukları ailelerinden kiralıyorlar. İstanbul'a getiriyorlar. Daha sonra sırtını sıvazlıyorlar. “Aslansın, kaplansın” deyip çocukları suçta kullanıyorlar. Neden? Çünkü çocukların alacağı cezalar belli. Çocuğun cezaevinde yatacağı süre belli. O çocuk dışarı çıktıktan sonra da tekrar örgütten kurtulamıyor. Daha farklı eylemlere girişiyor.
Biz 11. Yargı Paketinde bununla ilgili düzenlemeler yaptık biliyorsunuz. Özellikle suç örgütlerinin, örgüt yöneticilerinin, örgüt üyelerinin, çocukları suçlarda kullanması durumunda verilecek cezaları arttırdık. 12. Yargı Paketinde bu cezaları tekrar arttırmayı düşünüyoruz. Çünkü çocuklar bize emanet. Geleceğini korumakla yükümlüyüz. Yani devlet sadece suç işlemeyi önlemez. Aynı zamanda kişiye sosyal anlamda bir gelecekte vaat eder. Biz de çocuklarımızın geleceği için bu önlemleri almamız gerekiyor. Çocuklarla ilgili de bu şekilde düzenleme yapmak istiyoruz.