İstanbul Şişli’de 5 Haziran 2000’de evinde öldürülen 15 yaşındaki lise öğrencisi Çağla Tuğaltay cinayetinde, 26 yıl sonra dikkat çeken bir gelişme yaşandı.
Uzun yıllardır faili meçhul olarak kalan dosyada, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in aile ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından soruşturma süreci yeniden hız kazandı.
Soruşturma kapsamında başsavcılık tarafından yürütülen çalışmalarda, olay yerinde ilk kez geniş kapsamlı keşif gerçekleştirildi.
Çalışmaya başsavcı vekili, olaya bakan savcı, adli tıp uzmanları ve cinayet büro ekipleri katıldı.
Olay günü yaşananların yeniden canlandırıldığı incelemelerde, Çağla Tuğaltay’ın eve geliş güzergâhı, apartman içindeki seslerin duyulup duyulmadığı ve tanık ifadelerinin teknik olarak mümkün olup olmadığı yerinde değerlendirildi.
Keşif sırasında, olaydan yıllar sonra ortaya çıkan bazı tanıkların ifadeleri doğrultusunda da inceleme yapıldı. Tuğaltay'ların dairesinin karşısında oturan Melin Kazancı'nın, olay günü apartmanın dışında gördüğünü iddia ettiği kan lekelerinin bulunduğu noktalar tek tek gösterildi.
Ayrıca Reyhan Hanım'ın, "Nedim Bey'i gördüm" dediği daireden, Nedim Bey'in balkonuna doğrudan görüş açısı bulunup bulunmadığı da yerinde incelendi. Gördüğü iddia ettiği mutfakta yeniden keşif yapıldı.
Canlandırmada Tuğaltay'ların balkonuna elinde bıçakla konulan bir görevliye söz konusu pencereden görülüp görülmediğine bakılıp incelendi.Ayrıca bağırış ve kaçış seslerine ilişkin iddialar da alt kattaki dairede yapılan canlandırma ile test edildi.
Dosyada en dikkat çeken unsurlardan biri ise olay yerinde elde edilen deliller oldu.
Çağla Tuğaltay’ın tırnaklarında tespit edilen DNA örneği ile mutfakta bulunan yabancı parmak izlerinin hâlâ eşleşmediği belirtildi.
Bu izlerin sahibinin tespiti için yeni karşılaştırma sürecinin başlatılacağı öğrenildi.
Soruşturma kapsamında DNA ve parmak izi kaydı bulunmayan bazı kişilere yönelik araştırma yapılacağı, ayrıca hayatını kaybetmiş bazı şüpheliler için fethi kabir işleminin gündeme gelebileceği ifade edildi.
Öte yandan, dosyanın yeniden ele alınması için farklı uzmanlardan oluşan yeni bir ekibin görevlendirildiği, mevcut delillerin Türkiye genelindeki arşiv sistemlerinde yeniden taranacağı bildirildi.