ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı sonrası altın ve gümüş fiyatları hızla yükseldi. Spot piyasa kapalı olmasına rağmen Kapalıçarşı’da gram altın 8 bin TL’yi, gram gümüş ise 151 TL’yi aşarak tarihi seviyelere ulaştı.
ABD ve İsrail, bugün sabah saatlerinde İran’ın başkenti Tahran başta olmak üzere birçok kritik noktaya saldırı başlattı. İran dini lideri Hamaney’in evi ve üst düzey diğer isimler hedef alındı. Tahran yönetimi ise Körfez’deki ABD üslerine karşılık verdi.
Orta Doğu’da tansiyon yükselirken, altın ve gümüş fiyatları sert artış gösterdi. Ons altın haftayı 5 bin 263 dolardan, gram altın ise 7 bin 450 TL’den kapattı. Ancak savaşın etkisiyle Kapalıçarşı’da altın fiyatları tarihi yükseliş kaydetti.
Cumartesi sabahı kuyumcularda 7 bin 600 TL’den satılan gram altın, gün içinde yüzde 5,84 artışla 8 bin 17 TL’ye kadar çıktı. Bu, ocak ayında görülen 8 bin 81 TL’lik rekorun ardından en yüksek seviyeyi temsil ediyor. Altının gramı böylece 500 TL birden artış kaydetmiş oldu.
Çeyrek altın: 13 bin 89 TL
Yarım altın: 26 bin 162 TL
Tam altın: 52 bin 77 TL
Ata altın: 51 bin 638 TL
14 ayar altın: 5 bin 685 TL
Sabah saatlerinde kuyumcularda 137 TL’den satılan gram gümüş, yüzde 9,95’lik yükselişle 151 TL’yi geçti. Böylece gram gümüş, 187 TL’lik rekorun ardından en yüksek seviyesini kaydetmiş oldu.
ABD ve İsrail, bugün sabah saatlerinde İran'ın başkenti Tahran başta olmak üzere birçok kritik noktaya saldırı başlattı. İran dini lideri Hamaney'in evi başta olmak üzere üst düzey birçok kritik ismin hedef alındığı saldırıya Tarhan yönetimi Körfez'deki ABD üslerine saldırı ile karşılık verdi.
Orta Doğu'da tansiyon giderek tırmanırken, altın ve gümüş fiyatları sert yükselişe geçti.
Ons altın haftayı 5.263 dolardan, gram altın ise 7.450 TL'den kapattı. Ekranın aksine savaşın etkisiyle Kapalıçarşı'da altın fiyatları tarihi yükseliş kaydetti.
Kuyumcularda Cumartesi günü sabah saatlerinde 7.600 TL'den satılan gram altın, savaşın giderek kızışmasıyla yükselişe geçti. Altının gramı gün içinde yüzde 5.84 artış işle 8.017 TL'ye kadar çıktı.
Bu Ocak ayında görülen 8.081 TL'lik tarihi rekorun ardından en yüksek rakam olarak kayıtlara geçti. Altının gramı bu yükseliş ile 500 TL birden artış kaydetmiş oldu.
Çeyrek altın, 13.089 TL'ye, yarım altın 26.162 TL'ye, tam altın 52.077 TL'ye, ata altın 51.638 TL'ye ve 14 ayar altın 5.685 TL'ye yükseldi.
Sabah saatlerinde kuyumcularda 137 TL'den satılan gram gümüş ise yüzde 9,95'lik bir yükseliş ile 151 TL'yi aştı. Gram gümüş böylelikle 187 TL'lik rekorun ardınan en yüksek seviyesini kaydetti.
28 ŞUBAT KAPALIÇARŞI ALTIN FİYATLARI
GRAM ALTIN
Alış: 7.742,32 TL
Satış: 8.017,98 TL
Yükseliş: %5,85
HAS ALTIN
Alış: 7.781,23 TL
Satış: 7.978,09 TL
Yükseliş: %5,85
22 AYAR ALTIN
Alış: 7.078,92 TL
Satış: 7.559,19 TL
Yükseliş: %5,87
YENİ ÇEYREK ALTIN
Alış: 12.683 TL
Satış: 13.089 TL
Yükseliş: %5,85
ESKİ ÇEYREK ALTIN
Alış: 12.528 TL
Satış: 12.969 TL
Yükseliş: %5,85
YENİ YARIM ALTIN
Alış: 25.367 TL
Satış: 26.162 TL
Yükseliş: %5,85
ESKİ YARIM ALTIN
Alış: 25.056 TL
Satış: 25.939 TL
Yükseliş: %5,85
YENİ TAM ALTIN
Alış: 50.578 TL
Satış: 52.077 TL
Yükseliş: %5,85
YENİ ATA ALTIN
Alış: 51.940 TL
Satış: 53.473 TL
Yükseliş: %5,85
ESKİ ATA ALTIN
Alış: 51.901 TL
Satış: 53.393 TL
Yükseliş: %5,93
ESKİ TAM ALTIN
Alış: 49.994 TL
Satış: 51.638 TL
Yükseliş: %5,85
YENİ ATA5
Alış: 259.115 TL
Satış: 266.917 TL
Yükseliş: %5,85
14 AYAR ALTIN
Alış: 4.267,49 TL
Satış: 5.685,76 TL
Yükseliş: %5,31
GÜMÜŞ (TL)
Alış: 131,980 TL
Satış: 151,115 TL
Yükseliş: %9,98
Küresel piyasaların kapandığı cumartesi sabahı altın fiyatları 93 dolar birden yükselerek ons başına 5 bin 278 dolara ulaştı. Gümüş fiyatları da son ayın zirvesini görürdü. Uzmanlar güvenli liman arayışının devam edeceğini öngörüyor.
Küresel siyasi belirsizlikler ve ekonomik dalgalanmalar, değerli metallere olan talebi zirveye taşıdı.
Haftalık kapanışta ons altın 5 bin 278 dolara yükselirken, ABD merkezli finans kuruluşları altının kısa vadede 6 bin dolar bandını zorlayabileceğini belirtiyor.
Şubat ayı başından bu yana altın fiyatları ons başına 445 dolar (yüzde 8,5) değer kazandı.
Sadece son bir hafta içindeki yükseliş ise 170 doları buldu.
Yatırımcıların borsadan çekilerek altına yönelmesinin arkasında yatan temel neden, tırmanan jeopolitik riskler olarak gösteriliyor.
Altındaki bu yükselişin en büyük tetikleyicisi, Washington ve Tahran arasındaki askeri gerilim oldu.
ABD’nin Ortadoğu’ya ek savaş gemileri göndermesi ve nükleer anlaşma şartları kabul edilmezse "askeri seçenek" vurgusu yapması, piyasalarda savaş korkusunu körükledi.
Her ne kadar iki ülke arasındaki dolaylı görüşmeler sürse de, kesin bir anlaşmaya varılamaması altını "tek güvenli liman" haline getirdi.
ABD Yüksek Mahkemesi'nin, Başkan Donald Trump’ın daha önce koyduğu gümrük tarifelerini iptal etmesi piyasaları hareketlendirdi. Trump’ın bu karara yanıt olarak yüzde 15 oranında yeni vergiler getirme tehdidi, ekonomik belirsizliği artırdı.
Öte yandan, bir süredir hızla yükselen Yapay Zeka (AI) şirketlerinin hisselerinde yaşanan düşüş, büyük fonların teknoloji pazarından çıkarak emtialara geçmesine neden oldu.
Dünya Altın Konseyi Stratejisti Joseph Cavatoni, "Hisse piyasalarında risk görüldüğünde insanlar hemen altına sığınıyor. Bu eğilimi şu an hem ABD hem de Asya piyasalarında net bir şekilde görüyoruz" dedi.
ABD’li dev finans kuruluşu Bernstein, altın için uzun vadeli tahminlerini güncelledi.
Kurumun analizine göre; merkez bankalarının altın rezervlerini artırma planları ve ABD'deki faiz indirimi beklentileriyle ons altın 2026'da 4 bin 800 dolar, 2030 yılında ise 6 bin 100 dolara ulaşarak tarihi rekor kıracak.
Anketler, dünya genelindeki merkez bankalarının yüzde 95’inin dolar bağımlılığını azaltmak için altın rezervlerini artırmayı planladığını gösteriyor.
Altındaki yükselişe gümüş de eşlik etti. Ons gümüş yüze 6,28 artışla 93,81 dolara çıktı. Bu artışla birlikte uluslararası piyasalarda gümüşün kilogram fiyatı 3 bin 15 dolara yükselmiş oldu.
Gümüşteki bu artışın nedenleri arasında; ABD-İran geriliminin yanı sıra, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın güvenlik gerekçesiyle İsrail elçilik personelinin bir kısmına "ülkeyi terk etme" izni vermesi yer alıyor.
Ayrıca sanayi sektöründeki gümüş arzı eksikliği ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 4’ün altına gerilemesi, gümüşü yatırımcılar için cazip hale getiren diğer unsurlar oldu.
Küresel piyasalar, diplomasi masalarından gelen haberler ve jeopolitik gerilimlerin kıskacında yön bulmaya çalışırken, yatırımcının "güvenli bölge" arayışı somut verilere yansıyor. Özellikle İran eksenli nükleer müzakerelerin belirsizliği ve bölgedeki askeri hareketlilik, risk primlerini (CDS) yılın zirvesine taşırken; teknoloji hisselerindeki momentum kaybı, sermayeyi daha korunaklı varlıklara itiyor. Bu tabloda altın ve gümüş, sadece birer emtia değil, portföylerin sigortası rolünü üstleniyor.
Türkiye özelinde açıklanan son TCMB verileri, hanehalkının finansal reflekslerini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor:
* Altın Aşkı Tescillendi: Hanehalkı Beklenti Anketi’ne göre yatırım tercihlerinde altın %55,5 ile açık ara ilk sırada.
* Dövizdeki Payı Artıyor: Gerçek kişilerin döviz mevduatları içinde kıymetli madenlerin payı %61 seviyesine ulaşmış durumda.
* Sistem Dışı Tercih: Mevduata ilgi %3,3 gibi düşük bir seviyede kalırken, birikimlerin önemli kısmının hâlâ yastık altında kalması, güven arayışının sistem dışına taştığını gösteriyor.
Küresel bazda ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin %4 seviyesinin altına gerilemesi ve jeopolitik risklerin fiyatlanmaya başlaması, değerli metalleri destekleyen ana unsurlar.
* Altın (Ons): 5,200 dolar seviyelerine yakın seyreden altın için 5,187 dolar seviyesi, uzun vadeli pozisyonların korunması adına kritik bir destek bölgesi olarak öne çıkıyor.
* Gümüş: 90 dolar sınırında işlem gören gümüşte ise 89 dolar seviyeleri stratejik bir eşik konumunda. Gümüş, hem endüstriyel talebi hem de altına paralel hareket kabiliyetiyle portföylerde dengeleyici bir unsur olmaya devam ediyor.
1. Portföy Sigortasını İhmal Etmeyin: Jeopolitik risklerin (İran-ABD gerilimi gibi) tırmandığı dönemlerde, portföyün bir kısmının kıymetli metallerde olması, diğer varlıklardaki olası değer kayıplarını amorti eder.
2. Kademeli Birikim ve Sabır: TCMB verilerinin de gösterdiği gibi, altın uzun vadeli bir tasarruf aracıdır. Kısa vadeli spekülatif hareketler yerine, ana trende odaklanmak finansal okuryazarlığın temelidir.
3. Sisteme Dahil Olma Avantajı: Yastık altındaki varlıkların finansal sisteme (altın hesapları veya fonlar üzerinden) dahil edilmesi, hem bu varlıkların ekonomiye çarpan etkisi yaratmasını sağlar hem de hırsızlık/kayıp gibi bireysel riskleri minimize eder.
Sonuç olarak dünya ekonomisi, teknoloji devlerinin sarsıldığı ve sınır hatlarının ısındığı bir evreden geçiyor. Böyle zamanlarda "en güvenli varlık, en az borç yükü olan ve fiziksel karşılığı olandır" mantığı piyasaya hakim olur. Adnan Salih’in de vurguladığı gibi, altın ve gümüşte uzun pozisyonları korumak, bu belirsiz denizde gemiyi limana sağ salim ulaştırmanın anahtarı olabilir. Finansal özgürlük, sadece kâr etmek değil, zor zamanlarda kârı ve sermayeyi koruyabilmektir.
Analistler, altın ve gümüşteki bu atak için en önemli tetikleyici olarak küresel risk iştahındaki daralmayı gösteriyor. Başta Orta Doğu ve Asya’daki bölgesel gerilimler olmak üzere, jeopolitik belirsizliklerin tırmanması yatırımcıları “güvenli liman” arayışına itti. Riskten kaçış eğilimindeki bu artış, dolar endeksindeki dalgalanmalara rağmen değerli metallere yönelimi güçlendirdi.
Piyasa oyuncuları, belirsizlik sürdüğü sürece değerli metallerdeki talebin yüksek kalacağını ifade ediyor. Küresel yatırımların riskten arındırılmasıyla birlikte altın ve gümüşte kısa vadeli pozitif momentumun güçlü olduğu vurgulanıyor.
Verilere göre gram altında son fiyat hareketleri, teknik göstergelerin al sinyalleri verdiği bir bölgeyi işaret ediyor. Orta vadeli grafiklerde yükselen trend çizgisi korunuyor ve analistlere göre bu çizgi kırılmadıkça alıcılar avantajlı konumda kalacak. Teknik hedefler, mevcut fiyat seviyelerinin üzerinde yeni direnç noktaları olarak 7 500–8 300 TL aralığını gösteriyor.
Gümüş piyasasında ise daha dinamik bir fiyatlama dikkat çekiyor. Son dönemde artan hacimle birlikte gümüşte 130 TL üzeri seviyeler test edildi ve yeni hedeflerde 150 TL civarının gündeme gelmesi bekleniyor. Bu seviyeler, yatırımcıların riskten kaçış davranışının devam etmesi durumunda daha da yukarı taşınabilir.
Piyasa katılımcıları bu yükselişin portföy stratejileri üzerindeki etkilerini tartışırken, risk yönetimi yaklaşımına vurgu yapılıyor. Yatırım danışmanları, belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmadığı koşullarda altın ve gümüşün hâlâ güvenli liman fonksiyonu gördüğünü belirtiyor. Buna karşın doların seyri, küresel faiz kararları ve ekonomik veri akışlarının değerli metal fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği de ifade ediliyor.
Risk iştahının yeniden artması halinde yatırımcıların riskli varlıklara dönüş yapabileceği, ancak mevcut jeopolitik ve makroekonomik konjonktürde değerli metallerin cazibesinin kolay kolay düşmeyeceği vurgulanıyor.
Piyasa uzmanları, altın ve gümüşteki yükseliş trendinin devam etmesi halinde bunun sadece kısa vadeli bir hareket olmaktan çıkabileceğini söylüyor. Özellikle teknik göstergeler, mevcut momentum korunduğu sürece trendin orta vadede de destek bulacağını gösteriyor. Bu bağlamda yatırımcılara, belirlenen kritik direnç ve destek seviyelerini izlemeleri ve pozisyonlarını risk toleranslarına göre düzenlemeleri öneriliyor.