DOLAR 43.61 ₺
EURO 51.60 ₺
STERLIN 59.46 ₺
G.ALTIN 6,943.53 ₺
ATA 49,410.64 ₺
BİLEZİK 6,666.05 ₺
BTC 70,335.63 $
ETH 2,055.72 $
BİST 0.00

    Diri fay sayısı 600’ü aşacak: Deprem tehlikesi artıyor! İşte tüm illerin fay hatları...

    Genel
    Yayınlama: 7 Şubat 2026 Cumartesi 11:44 Kaynak: Haber Merkezi

    Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Türkiye’de diri fay sayısının 600’ün üzerine çıkacağını açıkladı. Güncellenecek diri fay haritasıyla deprem tehlikesinin arttığı belirtildi.

    Diri fay sayısı 600’ü aşacak: Deprem tehlikesi artıyor! İşte tüm illerin fay hatları...

    DEÜ DAUM Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 6 Şubat depremlerinin 3’üncü yıl dönümünde önemli açıklamalar yaptı. Türkiye diri fay haritasının güncellendiğini belirten Sözbilir, diri fay sayısının 600’ün üzerine çıkacağını söyledi.

    Yeni diri fay haritası yolda

    Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Türkiye diri fay haritasında değişiklik olacağını belirterek, “Türkiye’de özellikle 2023’teki büyük depremden sonra faylar sıfırdan ele alındı. Haritamızda yer almayan diri faylar var mı diye güncelleniyor. Türkiye yeni diri fay haritası, önümüzdeki aylarda açıklanacak. Buna göre Türkiye’deki diri fay sayısında artış olduğunu söyleyebiliriz. Yani 485 tane olan diri fayımız 600’ün üzerine çıkmış olacak. Bu durumda Türkiye’deki deprem tehlikemiz artmış oluyor” dedi.

    6 Şubat depremlerinin bilançosu

    Türkiye’nin Doğu, Güneydoğu, Akdeniz, İç Anadolu ve Karadeniz bölgeleri, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli, 10 ili etkileyen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerle sarsıldı. Depremler büyük yıkımlara, can kayıplarına ve yaralanmalara yol açtı.
    Depremin 3’üncü yıl dönümünde konuşan Sözbilir, “6 Şubat 2023 tarihinde dünyanın en büyük depremlerinden birini yaşadık. Birkaç saniye içinde Hatay’dan Adıyaman’a ve Kahramanmaraş’a kadar olan fay parçaları arka arkaya kırıldı. 350 kilometreyi aşan bir kırılma gerçekleşti. 7.7 büyüklüğünde bir deprem oldu. 9 saat sonra insanlar daha toparlanmadan, biraz daha kuzeyde en az 150 kilometrelik bir fayın kırılması şeklinde ikinci bir deprem meydana geldi. Dolayısıyla iki depremi birlikte düşündüğümüzde, dünyada ender rastlanan bir deprem olayı gerçekleşmiş oldu. 50 binleri aşan bir can kaybından bahsediyoruz. Ciddi bir maddi hasar ve kayıp oluştu. Bu büyük depremlerden sonra hâlâ yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz. Bizim için de büyük bir ders oldu. 99 depremi ile başlayan son 25 yıldaki deprem aktivitesi böylece en üst seviyeye ulaşmış oldu” diye konuştu.

    Yaklaşık 100 bin deprem oldu

    Bölgede iyileştirme planlarının sürdüğünü belirten Sözbilir, “İnsanları normal hayata döndürme çalışmaları yapılıyor. Bunlar hem devletin katkısı hem orada yaşayan halkın katkısı hem de Türkiye’deki pek çok insanın katkısıyla yürütülüyor. Bunun dışında yurt dışından Türk ya da yabancı birçok kurum, kuruluş ve birey deprem bölgesindeki insanlara yardımcı oluyor. Bir taraftan da risk azaltma çalışmalarının devreye girmesi gerekiyor. Çünkü bölge deprem tehlikesi yüksek bir bölge. Dolayısıyla başka bir deprem olduğunda riski yine yüksek düzeyde hissedeceğiz. Özellikle kırılan faylara komşu olan faylarda stres yüklenmesi söz konusu. Şu anda 3 yılda bölgede yaklaşık 100 bin deprem oldu. Bu çok ciddi bir sayı. Oradaki insanların psikolojisinin bir şekilde düzelememesi demek. İnsanlar normal hayata dönemiyor. Orta ve küçük büyüklükte de olsa depremler hissediliyor” ifadelerini kullandı.

    7 civarında deprem üretme potansiyeli

    Bölgede büyük artçıların yaşanabileceğini söyleyen Sözbilir, “Bölgede 6 civarına yaklaşan artçılar gerçekleşebilir. Ana mekanizmanın içinde Kahramanmaraş, Hatay ve Gaziantep var. Bunlara en yakın seviyede etkilenen illerden biri Adıyaman. Ancak kırılan fayların komşu fayları da var. Adana ve Malatya tarafında ciddi faylarımız bulunuyor. Adıyaman tarafında, Doğu Anadolu Fayı’na bağlı bazı fay kollarında henüz kırılmayan parçalar var.
    Ayrıca Göksun tarafında, ikinci depremin güneybatı ucunda Savrun Fayı bulunuyor. Üzerinde çok sayıda deprem oldu ama henüz kırılma gerçekleşmedi. Belki ileride bununla ilgili bir problem yaşayabiliriz. 7 civarında bir deprem üretme potansiyeli var. Kırılması yıllarca sürebilir. Şu anda ciddi bir direnç göstermiş durumda. Bunun dışında batıda Ecemiş Fayı var. Kayseri’den Pozantı’ya, Adana’ya kadar uzanan önemli bir fay. O da uzun süredir suskun. Kayseri tarafında Erciyes Fayı gibi faylar da uzun dönemde deprem üretmedi. Bu büyük depremler, bu faylar üzerinde stres biriktiriyor” dedi.

    Eski yapıların terk edilmesi önemli

    Deprem sonrası yeni yapıları da değerlendiren Sözbilir, “Bölgede birçok kentte yapılar büyük hasar gördü. Sıfırdan şehir yaratılması söz konusu. Yeni şehirleşme modern teknolojiyle yapıldığı için yeni yapılan binaların yıkılma şansı yok. Devletin başlattığı çok önemli bir proje var; 100 yılın konut projesi kapsamında 500 bin konut. Bu, Türkiye ölçeğinde başlatılan en büyük projelerden biri. Bu sayı 1 milyon, 2 milyon konuta çıkarılabilir. Çünkü eski yapıların terk edilmesi çok önemli. Sayıyı biraz daha yükseltmemiz gerekiyor” diye konuştu.

    Risk azaltmada iki kat önem vurgusu

    Sözbilir, “Farklı illerimizde farklı faylar ortaya çıkacak. Onlarla ilgili yeniden bir düzenleme yapmak gerekiyor. Dolayısıyla risk azaltma çalışmalarına şu an verdiğimiz önemin iki katı önem vermemiz gerekecek” ifadelerini kullandı.

    BENZER HABER