İngiltere Finansal Yürütme Otoritesi (FCA), Şükrü Kasım Garipoğlu’nun şirketine kara para aklama ve uyuşturucu ticareti finansmanı şüphesiyle operasyon düzenledi. Yöneticiler gözaltına alındı.
İngiltere Finansal Yürütme Otoritesi (FCA), hazırladığı 105 sayfalık raporda Garipoğlu’nun şirketine yönelik suçlamalara geniş yer verdi.
Raporda şirket yöneticileri ile yapılan yazışmalar da detaylandırıldı.
İngiltere Finansal Yürütme Otoritesi (FCA), uyuşturucu ticaretinin finansmanı şüphesiyle tüm mal varlığına el konulan firari işadamı Şükrü Kasım Garipoğlu'nun şirketine, 13 Mart'ta kara para aklama suçlamasıyla operasyon düzenleyerek yöneticilerini tutukladı.
FCA, hazırladığı 105 sayfalık suç raporunda Garipoğlu'nun İngiltere'deki şirketinin yöneticisiyle yaptığı yazışmalara detaylı şekilde yer verdi.
Yazışmalarda Garipoğlu'nun yöneticisine açıkça rüşvet vermeye, sahte belgelerle hareket etmeye zorladığı vurgulandı.
Sabah'ın haberine göre işte yazışmalardan bazıları:
İngiliz yöneticinin uyarısına rağmen Garipoğlu, "Benim DNA'm böyle, bu fikrimden beni vazgeçiremezsiniz... İnsanlar kâr görünce doğruya yanlışa bakmaz" dedi. (Sayfa 20)
Yönetici, Garipoğlu'nu şiddetle uyarıyor: "Hapis ve para cezası konusunda fetişiniz yoksa bundan vazgeçin!" (Sayfa 23)
Yönetici, "El Kaide'nin parasını aklıyor olabiliriz" diyerek ödeme sistemi hakkında Garipoğlu'nu bir kez daha uyarıyor. Garipoğlu, "Bana bunları söylemeyin, işimi bozuyorsunuz, moralimi bozuyorsunuz, kafa yapımı bozuyorsunuz!" diye karşılık verdi. Sayfa 27).
Garipoğlu, yöneticisine şöyle yazıyor: "Biz temkinli bir İngiliz broker değiliz, biz agresif bir İsrailli broker'ız... Bu benim için psikolojik bir mesele... Kimse sizden temkinli hareket etmenizi istemiyor!" (Sayfa 28).
Yönetici, yine Garipoğlu'nu ikaz ediyor: "Bu işin her noktası kara para aklama kokuyor!" (Sayfa 30'da İngiliz yöneticinin Dubai'den gelen paralar hakkında yaptığı uyarı yer alıyor.)
İngiliz yönetici, kimlik tespiti yapmadan para kabul etmeye karşı çıkıyor ama Garipoğlu "Türkiye'dekiler size Usame Bin Ladin'e para gönderin dese, benim adımı yazıp göndereceksiniz! Riski ve cezayı ben kabul ediyorum" diyor. (Sayfa 33).
İngiliz yöneticinin kimlik kontrolü yapılmamasına karşı itirazı: "Ya bu kimliği belirsiz kişiye gönderiyoruz diye El Kaide'ye para gönderirsek?" (Sayfa 34) Buna karşılık Garipoğlu; "Eğer muhasebe olarak sorun yoksa her ay El Kaide'ye para gönderin, sorun yok" diyor.
Raporun 35 ve 36'ıncı sayfalarında Şili'de sahte şirket kurmakla ilgili yazışmalar var. Şili'den para alabilmek için çalışanlara sahte belge düzenleterek gölge şube açmaları isteniyor.
Raporun 38'inci sayfasında; Garipoğlu, "Önce iş yapalım, sonra rüşvet verelim", "Yaptığımız iş hukuka uygun mu diye sorup durma" diyor. Buna karşılık İngiliz yönetici, 'Lütfen böyle şeyler yazarken dikkatli ol!" diye kendisini uyarıyor.
Yönetici, "Fotoşopla sahte adres belgeleri düzenlenip hesaplar açılmış. Paraların nereden geliyor belli değil" diyor. Garipoğlu, "Bu muhabbetlerle vakit harcama! Enerjini paraya harca! Bir şey olursa sorumluluğu alırım! Paralar lütfen!" diyor.
Suç raporunda Kasım Garipoğlu'nun İngiltere'deki yöneticisini, rüşvete ve sahte belgelerle hareket etmeye zorladığı görülüyor.