İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında açılan davanın ikinci gününde Silivri’de avukat krizi yaşandı. Duruşma salonuna alınmayan avukatlar protesto ederken, baro başkanlarının görüşmesinin ardından kimlik kontrolü tartışması çözüldü.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında açılan ve Ekrem İmamoğlu’nun da sanıkları arasında bulunduğu 402 kişilik davada ikinci gün oturumu öncesi Silivri’de avukat krizi yaşandı.
Duruşma salonuna alınmayan avukatlar kapıya vurarak durumu protesto etti.
Yaşanan gerginliğin ardından baro başkanları mahkeme başkanıyla görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından kimlik kontrolü konusundaki tartışma çözüldü ve avukatlar duruşma salonuna alındı.
Saat 10.00’da başlaması beklenen duruşma, salon çevresindeki yoğunluk ve sabah saatlerinde yaşanan avukat krizinin ardından henüz başlayamadı.
Tutuklu belediye başkanları salonda
Tutuklu bulunan Resul Emrah Şahan ile Murat Çalık duruşma salonuna getirildi.
İBB soruşturmasına ilişkin davada yargı süreci devam ediyor.
Duruşma salonu önünde sabah saatlerinde yaşanan kimlik kontrolü krizi kısa süre sonra çözüldü. Yaşanan tartışmaların ardından avukatlar duruşma salonuna alınmaya başlandı.
Avukatların salona girişine izin verilmesiyle birlikte, duruşma öncesi kapı önünde yaşanan gerginlik de geçici olarak son buldu.
Davanın ikinci günü öncesinde yaşanan hareketlilik sırasında, dosyada sanık olarak yer alan Hasan İmamoğlu da Silivri’ye geldi. Hasan İmamoğlu’nu, dışarı çıkan Selim İmamoğlu karşıladı.
Silivri’de görülen İBB davasının ikinci gününde avukatlarla ilgili kriz derinleşti. Avukatların duruşma salonuna alınmaması üzerine İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ile Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ile görüşmek üzere harekete geçti.
Duruşma salonuna henüz hiç kimse alınmazken, salon önünde bekleyen avukatlar ve izleyiciler “Aç, aç” sloganları attı. Yaşanan gerginlik nedeniyle salon çevresindeki bekleyiş sürdü.
Öte yandan içeri yalnızca davada vekâleti bulunan avukatların alınacağı öğrenildi. Bu uygulama, duruşma öncesinde savunma tarafının tepkisini daha da artırdı.
Silivri’de görülen İBB davasının ikinci gününde avukatlarla görevliler arasındaki gerginlik duruşma salonu kapısına da yansıdı. İçeri alınmadıklarını belirten bazı avukatlar, duruşma salonu kapısına vurarak uygulamayı protesto etti.
Halk TV Muhabiri Gamze Altunay’ın aktardığına göre avukatlar, hem bina girişinde hem de duruşma salonu girişinde kart ibraz etmelerinin istenmesine tepki gösterdi. Avukatlar, söz konusu uygulamanın savunma görevini zorlaştırdığını belirterek itirazlarını sürdürdü.
Öte yandan davada yargılanan tutuksuz sanıkların duruşma salonunda bekletildiği öğrenildi. Duruşma öncesinde Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu ile oğlu Selim İmamoğlu da salon önünde görüntülendi.
Davanın ikinci gününde daha duruşma başlamadan yaşanan bu gelişmeler, salon çevresindeki gerginliği artırdı.
Duruşma salonu önünde yaşanan tartışmada taraf avukatları, kendilerinden kimlik ibraz etmelerinin istenmesine karşı çıktı. Avukatlar, uygulamanın Avukatlık Kanunu’na aykırı olduğunu savunarak görevlilere itiraz etti.
Mübaşirin ise uygulamayı, “mahkeme başkanının talimatı” sözleriyle açıklamaya çalıştığı aktarıldı. Bu sırada salonda tansiyon yükselirken, avukatlar yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu dile getirdi.
Tartışma sırasında CHP’li hukukçu milletvekilleri Sibel Suiçmez ile Mahmut Tanal da uygulamaya tepki gösterdi. Taraf avukatları, “Yaptığınız Avukatlık Kanunu’na aykırı” diyerek kimlik kontrolüne karşı çıktı.
İlk gün “söz hakkı” gerilimi, mahkeme heyetinin salonu terk etmesi ve reddi hâkim taleplerinin reddiyle dikkat çeken davada, ikinci gün de daha duruşma başlamadan yeni bir kriz yaşandı.
Davanın ilk gününde sanık avukatlarının usule ilişkin talepleri alındı. İlk celseye, Ekrem İmamoğlu’nun söz alma talebine izin verilmemesi nedeniyle mahkeme başkanı, duruşma savcısı ve İmamoğlu arasında yaşanan gerilim damga vurdu.
Duruşmada avukatlar, savunmalara Ekrem İmamoğlu’ndan başlanmasını talep etti. Mahkeme başkanı ise, İmamoğlu ile birlikte örgüt yöneticiliği suçlaması yöneltilen isimlerin savunmalarının en sona bırakılacak şekilde planlandığını açıkladı.
Savunma sıralamasına ilişkin itirazlar sürerken, bir avukatın listeye ulaşamadığını söylemesi ve bu sözlerin izleyiciler tarafından alkışlanması üzerine mahkeme başkanı, salon düzeninin bozulduğunu belirterek izleyici bölümünün boşaltılmasını istedi. Yaşanan gerginliğin ardından mahkeme heyeti, izleyici bölümü boşaltılana kadar salondan ayrıldı. Aileler ve izleyiciler ise bu karara tepki gösterdi.
Verilen aranın ardından yapılan görüşmeler sonrası, izleyici bölümünde slogan ve alkış olmayacağı yönünde güvence verilmesiyle duruşmanın izleyicili şekilde sürmesine karar verildi. Aranın ardından yeniden başlayan oturumda avukatlar, reddi hâkim ve tefrik taleplerini mahkemeye sundu. Mahkeme heyeti ise ara kararında, bu taleplerin “duruşmayı uzatmaya yönelik olduğu” gerekçesiyle reddine hükmetti.
Günün sonunda salondaki tansiyon yeniden yükseldi. Duruşmanın bitimi sırasında Ekrem İmamoğlu, söz hakkı verilmemesine tepki göstererek mahkeme heyetine seslendi. Bu sırada duruşma savcısının da İmamoğlu’na “Haddini bil” diyerek çıkıştığı öne sürüldü. Mahkeme heyetine tepki gösteren İmamoğlu, “Yazıktır bu millete, yazıktır bu memlekete. İşte böyle kaçarak gidersiniz” dedi.