DOLAR 49.96 ₺
EURO 55.81 ₺
STERLIN 67.01 ₺
G.ALTIN 6,222.90 ₺
ATA 42,478.68 ₺
BİLEZİK 5,730.85 ₺
BTC 77,694.07 $
ETH 2,263.92 $
BİST 0.00

    İslam ülkeleriyle ticarette yeni eşik! Türkiye'nin ihracatı 55 milyar dolara ulaştı

    Gündem
    Yayınlama: Kaynak: Haber Merkezi

    İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi'nin 42. Toplantısı İstanbul'da yapıldı. Türkiye'nin İİT ülkeleriyle ihracatı 55 milyar dolara ulaşırken, hedefler ve potansiyel değerlendirildi.

    İslam ülkeleriyle ticarette yeni eşik! Türkiye'nin ihracatı 55 milyar dolara ulaştı

    İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi'nin (İSEDAK) 42. Toplantısı, B57+ İİT Liderleri Zirvesi'nin ikincisi olarak İstanbul'da düzenlenmektedir. Bu zirve, bakanları, üst düzey politika yapıcıları, ulusal kurumları, ticaret odalarını, yatırımcıları, çok uluslu şirketleri ve iş dünyası temsilcilerini bir araya getirerek yatırım, ticaret ve sınır ötesi işbirliği imkanlarını değerlendirmektedir.

    Küresel Dönüşüm ve İİT'in Potansiyeli

    Bolat, zirvenin ikinci gününün açılışında yaptığı konuşmada, küresel ekonomi ve siyasetin geniş kapsamlı bir dönüşümden geçtiğini belirterek, jeopolitik gerilimler, savaşlar, iklim değişikliği, gıda ve enerji güvenliğine yönelik zorluklar, tedarik zincirleri ve lojistik hatlarındaki aksaklıklar, finansmana erişimdeki güçlükler, küresel tedarik zincirindeki kırılganlıklar ve artan ticari korumacılığın tamamının İslam dünyasını doğrudan etkilediğini ifade etti. Sürdürülebilir kalkınma ve refahın yalnızca ulusal kaynaklarla değil, aynı zamanda bu kaynakların ortak hedefler doğrultusunda bir araya getirilerek elde edildiğini söyleyen Bolat, 57 ülkeden oluşan İİT üyesi devletlerin genç ve dinamik nüfusları, doğal kaynakları, stratejik coğrafi konumları, genişleyen üretim kapasiteleri ve büyüyen pazarlarıyla küresel ekonomide kayda değer bir potansiyele sahip olduğunu belirtti.

    İİT'in Ekonomik Büyüklüğü ve Hedefler

    İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi'nin (SESRIC) 2026 Ekonomik Görünüm Raporu'na göre, İİT üyesi ülkelerin toplamda 2 milyar artı bir nüfusa sahip olduğu kaydedildi. Bu nüfus, dünya nüfusunun yaklaşık 4'te 1'ini oluşturmakta olup, toplam ekonomik büyüklükleri 10 trilyon dolara, toplam ticaret hacimleri ise yaklaşık 5 trilyon dolara ulaşmıştır. 2025 yılında ülkeler, küresel dünya ortalamasını aşarak ortalama yüzde 4,1 gibi rekor bir ekonomik büyüme kaydetmiştir. Bolat, bu rakamların İİT bölgesinin küresel ekonomideki ağırlığını ve birlikte hareket edildiğinde ortaya çıkabilecek fırsatları açıkça gösterdiğini belirterek, İİT bünyesindeki ekonomik işbirliğini, ülkelerin küresel değer zincirlerindeki konumlarını güçlendirmeyi, üretim kapasitesini artırmayı ve ekonomik dayanıklılığı yükseltmeyi amaçlayan stratejik bir süreç olarak görmemiz gerektiğini vurguladı.

    İİT İçi Ticaret ve Türkiye'nin Katkısı

    İslam Ticareti Geliştirme Merkezi (ICDT) verilerine göre, İİT ülkeleri arasındaki toplam ticaretin geçen yıl yaklaşık 979 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Bolat, İİT içi ticaretin, üye ülkelerin yaklaşık 5 trilyon dolarlık toplam dış ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sini oluşturduğunu dile getirdi. Bakan Bolat, Türkiye olarak İİT çatısı altındaki ekonomik ve ticari işbirliğinin güçlendirilmesine büyük önem verdiklerini belirterek, üye ülkeler arasındaki ticaretin teşvik edilmesi, yatırımların özendirilmesi, ticaretin kolaylaştırılması ve özel sektörler arasındaki ilişkilerin derinleştirilmesini temel öncelikler arasında değerlendirdiklerini söyledi. Son yıllarda Türkiye'nin İİT ülkeleriyle olan ticareti kayda değer ölçüde artmıştır; Türkiye'nin İİT ülkeleriyle olan toplam ticaret hacmi 2013 yılında 87,5 milyar dolar seviyesindeyken, geçen yıl neredeyse 120 milyar dolara yükselmiştir. Yılın dokuz ayında Türkiye'nin İİT ülkeleriyle olan ticaret hacmi 108 milyar dolara ulaşmış olup, bu, 2025'in aynı dönemine kıyasla yüzde 8,2'lik bir artışa tekabül etmektedir. Aynı dönemde, İİT ülkelerine gerçekleştirilen ihracat 55 milyar dolara çıkmıştır. Toplam ticaret hacmi içinde İİT ülkelerinin payını 2028 yılına kadar yüzde 27'den yüzde 30'a çıkarmayı hedeflediklerini belirten Bolat, amacın sadece ticaret hacmini artırmak değil, aynı zamanda daha dengeli, çeşitlendirilmiş ve sürdürülebilir ticari ilişkiler tesis etmek olduğunu ekledi.

    Bölgesel Entegrasyon ve Yatırım Verileri

    Bolat, İİT Üyesi Devletler Arasında Tercihli Ticaret Sistemi (TPS-OIC) gibi girişimler aracılığıyla İİT üyesi ülkeler arasındaki bölgesel ekonomik entegrasyonu derinleştirdiklerini; sistemin kapsamının daha da genişletilmesinin ülkeler arasındaki ticareti artıracağını, yeni yatırım imkanları oluşturacağını ve bölgesel üretim ağlarını güçlendireceğini ifade etti. 2021-2025 arasında İİT ülkelerine yönelik doğrudan yabancı yatırım girişlerinin arttığını belirten Bolat, 2021'de 148 milyar dolar seviyesinde olan yatırım girişlerinin geçen yıl 220 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Ancak, doğrudan yabancı yatırımlar geçtiğimiz yıl 2024'e kıyasla yaklaşık yüzde 0,6 artış göstermiştir. Küresel doğrudan yabancı yatırımlar daha güçlü bir büyüme kaydederken, İİT'nin küresel doğrudan yabancı yatırımlardaki payı yüzde 13,5 seviyesindedir.

    Türkiye'den İİT'e Yönelik Yatırım ve Anlaşmalar

    Ülkeler arasındaki yatırımların artması, sınır ötesi sermaye akışlarının kolaylaştırılması ve özel sektörün uzun vadeli kalkınma projelerine daha etkin katılımının sağlanması gerektiğine dikkat çeken Bolat, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, geçtiğimiz yıl İİT üyesi ülkelerden Türkiye'ye 1 milyar 622 milyon dolarlık doğrudan yabancı yatırım geldiğini, bu yılın sekiz ayında ise yaklaşık 600 milyon dolar giriş kaydedildiğini bildirdi. 1981 tarihli İİT Yatırımlarının Teviki, Korunması ve Garanti Edilmesi Anlaşması'nın modernize edilmesinin gerekli olduğuna inandıklarını ve bu doğrultuda müzakerelerin geçtiğimiz yıl başladığını belirterek, bu anlaşmanın yenilenmesinin bu yönde atılmış önemli bir adım teşkil ettiğini söyledi. Bakan Bolat, küresel yatırımların giderek daha seçici hale geldiğini ve özellikle dijital altyapı, yapay zeka, temiz enerji, yenilenebilir enerji ve ileri üretim sistemleri gibi stratejik sektörlerde yoğunlaştığı bir dönemden geçildiğini ifade etti.

    Ortak Kalkınma ve Dijital Dönüşümün Önemi

    Bolat, bu dönüşümün ülkeler için hem kayda değer fırsatlar hem de yeni sorumluluklar getirdiğini belirterek, başta yenilenebilir enerji, altyapı, tarım, gıda güvenliği, sağlık, imalat ve teknoloji alanlarındaki ortak yatırımların ülkelerin ekonomik dayanıklılığına uzun vadeli katkılar sağlayacağını söyledi. Ortak girişimler, teknoloji transferi, araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile nitelikli beşeri sermayeye yapılacak yatırımların, üye ülkeler arasındaki kalıcı ekonomik ortaklıkların temellerini atacağını belirtti. Ekonomik işbirliğini güçlendirmede dijital dönüşümün sunduğu imkanlardan daha fazla yararlanılması gerektiğine dikkat çeken Bolat, gümrük prosedürlerinin basitleştirilmesi, ticaret belgelerinin elektronik ortamda düzenlenmesi, sınır ötesi ticaret süreçlerinin hızlandırılması ve dijital ticaret altyapısının geliştirilmesinin işletmelerin uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracağını ifade etti. Özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin finansmana ve yeni pazarlara erişiminin desteklenmesinin ekonomik işbirliğini daha kapsayıcı kılmak adına zaruri olduğunu vurguladı. Genç girişimcilerin, kadınların ve yeni girişimlerin ekonomik hayata daha aktif katılımını sağlayacak finansal ve destek mekanizmalarının geliştirilmesinin ortak kalkınma hedeflerinin ayrılmaz bir parçası olacağını ekledi.

    Türkiye'nin Stratejik Rolü ve Hedefleri

    Türkiye olarak üretim kapasitesini, girişimcilik tecrübesini, gelişen finansal altyapısını ve stratejik bağlantısallığını, karşılıklı faydaya dayalı ortaklıklar için güçlü bir temel olarak gördüklerini söyleyen Bolat, sermayeyi, üretim kapasitesini, teknolojiyi ve beşeri kaynakları ortak gayeler doğrultusunda bir araya getirebilirse, İİT bünyesinde kendi ekonomilerinin dayanıklılığını daha da artıracaklarını belirtti. Türkiye olarak, İİT üyesi devletler arasındaki ekonomik işbirliğinin daha somut, sonuç odaklı ve sürdürülebilir hale gelmesi yönünde çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Bakan Bolat, açılış töreninin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, B57+ İİT Liderleri Zirvesi'nin gerçekleştirildiğini belirterek, İSEDAK toplantılarının yalnızca siyasiler ve kamu yöneticileri düzeyinde kalmaması, özel sektör mensuplarının da toplantılarda bir araya gelip ticaret, yatırım, enerji, ulaştırma gibi birçok alanda görüş alışverişinde bulunmaları ve bir network oluşturmaları için iki yıl önce İslam Ticaret ve Kalkınma Odası'nın başkanlığında B57 toplantılarının başlamasına karar verildiğini aktardı. Geçen yıl yapılan ilk organizasyonun Ticaret Bakanlığı tarafından da desteklendiğini belirten Bolat, bu yıl ikincisinin yapıldığını ve açılış toplantısının bittiğini, şimdi çalışma toplantılarının başladığını söyledi. Muhtelif ülkelerden iş insanları, ticaret ve sanayi odası başkanları, üyeler, finansçılar, uzmanlar ve akademisyenlerin gün boyunca özellikle küresel güney bölgesinin daha güçlü ve dayanıklı bir ekonomiye sahip olması konusunda yoğun fikir alışverişinde bulunacağını ve sunumlar yapılacağını belirtti. İş insanları arasında B2B görüşmeleri, finans ve reel sektör buluşmaları gerçekleştirileceğini ekledi. Bu vesileyle ülkelerinde yarın başlayacak COMCEC İSEDAK toplantıları için intikal eden kardeş ülke bakanlarıyla ikili görüşmeler yapacaklarını ve ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerde ulaşılan noktaları ve daha yükseğe nasıl çıkılabileceğini, ticaret hacmini ve yatırım ilişkilerini konuşacaklarını söyledi. Bolat, Türkiye'nin İİT ile ekonomik ilişkileri geliştirmeye büyük önem verdiğini belirterek, dünyada son yıllarda baş gösteren korumacılık rüzgarları ve ticaret savaşlarının İslam ülkeleri arasında birbirine daha sık bağlanmamızı ve entegrasyonumuzu ilerletmemizi mecbur kıldığını ifade etti. Gelişmiş ülkelerin pazarlarındaki daralan pazarlar ve yavaş yavaş kapanan kapılar karşısında, ekonomik gelişimlerini sürdürmek ve halklarının refah gücünü artırmak için mutlak surette İslam dünyasıyla ve bölge ülkeleriyle ekonomik işbirliğini artırmamız gerektiğini dile getirdi. Ticareti ve yatırımları artırmak için çalışmaların devam ettiğini belirten Bolat, Cumhurbaşkanlarının liderliğindeki dönemde Türkiye'nin İslam dünyası ile dış ticaretinin toplam dış ticaretindeki payının yüzde 11'den yüzde 27'ye yükseldiğini, hedefinin 2028'de yüzde 30'a ulaşmak ve daha da ileriki yıllarda yükselmek olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanlarının ticaret diplomasisindeki liderliği ve yol göstericiliği sayesinde, hem kamu hem de bakanlıkta ve özel sektörle yapılan yoğun dış diplomasiler ve ticaret diplomasileri sayesinde dış ticarette ve İslam dünyasıyla dış ticarette büyük aşamalar kaydettiklerini söyledi. Bu ilerlemenin sadece ticaret alanında değil, Türkiye'ye çekilen yatırımlar, Türkiye'den yapılan yatırımlar, enerji işbirliği, ulaştırma koridorları ve özellikle müteahhitlik hizmetlerinde de çok büyük ilerlemeler sağladığını belirtti. Birçok İslam ülkesi olmak üzere müteahhitlikte son 24 yılda yaklaşık 520 milyar dolarlık müteahhitlik projeleri kazanıldığını ve bu konudaki çalışmaların yoğun bir şekilde devam edeceğini sözlerine ekledi.

    BENZER HABER