İsrail’in Filistin, Lübnan ve Suriye’nin ardından İran’ı da hedef alan hamleleri, küresel piyasalarda güvenli liman talebini artırdı. Artan jeopolitik riskler altın ve gümüş fiyatlarını yukarı taşırken, ülkelerin rezerv verileri de dikkat çekti.
Ortadoğu’da artan askeri gerilim, küresel ekonomide savaş ekonomisi hazırlıklarını hızlandırdı. Özellikle merkez bankaları, olası bir küresel krize karşı altın ve gümüş rezervlerini güçlendirmeye devam ediyor.
Jeopolitik risk dalgasıyla birlikte kıymetli maden fiyatlarında sert yükselişler kaydedilirken, açıklanan son veriler ülkelerin stratejik stoklarını da ortaya koydu.
Dünya genelinde en yüksek altın rezervine sahip ülkeler şu şekilde sıralanıyor:
Amerika Birleşik Devletleri – 8.133 ton
Almanya – 3.350 ton
İtalya – 2.452 ton
Fransa – 2.437 ton
Rusya – 2.327 ton
Çin – 2.306 ton
İsviçre – 1.040 ton
Hindistan – 880 ton
Japonya – 846 ton
Türkiye – 614 ton
Hollanda – 612 ton
Polonya – 550 ton
Euro Bölgesi – 507 ton
Suudi Arabistan – 323 ton
Birleşik Krallık – 310 ton
Lübnan – 287 ton
İspanya – 282 ton
Alt sıralarda ise Bosna-Hersek, Arnavutluk, İzlanda ve El Salvador gibi ülkeler birkaç tonluk rezervlerle yer aldı.
Gümüş rezervlerinde ise tablo farklılık gösteriyor. Öne çıkan ülkeler şöyle:
Peru – 140.000 ton (%22)
Avustralya – 94.000 ton (%15)
Rusya – 92.000 ton (%14)
Çin – 70.000 ton (%11)
Polonya – 61.000 ton (%10)
Meksika – 37.000 ton (%6)
Şili – 26.000 ton (%4)
Amerika Birleşik Devletleri – 23.000 ton (%4)
Merkez bankalarının altın ve gümüş rezervleri, ekonomik krizlere karşı güvence olarak görülüyor. Küresel belirsizlik dönemlerinde bu kıymetli madenler, para birimlerine olan güveni destekleyen stratejik varlıklar arasında yer alıyor.
Artan jeopolitik tansiyonun sürmesi halinde, güvenli liman talebinin önümüzdeki dönemde de güçlü kalması bekleniyor.