Türkiye'de ev sahibi olma hayali, son yıllarda artan konut fiyatları ve inşaat maliyetleri nedeniyle giderek zorlaşıyor. Konut, artık sadece bir yatırım aracı değil, temel bir barınma ihtiyacı olarak görülse de, bu temel hakka erişim, özellikle orta gelir grubu için neredeyse imkansız hale geldi. İnşaat Maliyet Endeksi ve Konut Fiyat Endeksi'ndeki çarpıcı artışlar, piyasadaki baskının boyutlarını gözler önüne seriyor. Ancak bu karamsar tabloya rağmen, sektör temsilcileri konutta erişilebilirliğin yeniden sağlanabileceğine dair umut ışığı yakıyor. Uzmanlar, maliyetleri düşürecek yapısal adımlar, sürdürülebilir finansman modelleri ve üretimi artıracak planlamaların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguluyor. Kamu-özel sektör iş birliklerinden yeni nesil kredi mekanizmalarına kadar pek çok çözüm masada. Bu kritik dönüşüm, sadece ekonomiyi değil, şehirlerin geleceğini ve toplumsal refahı da derinden etkileyecek potansiyele sahip.
Konut artık yalnızca bir yatırım aracı değil, temel bir yaşam ihtiyacı. Ancak artan inşaat maliyetleri ve finansman koşulları, konuta erişimi her geçen gün daha da zorlaştırıyor.
Türkiye’de konut fiyatları ve inşaat maliyetlerindeki yükseliş, barınmayı daha geniş kesimler için önemli bir gündem maddesine dönüştürürken; sektör temsilcileri, konuta erişimin yeniden mümkün hale gelmesi için maliyetleri düşürecek yapısal adımların, finansman modellerinin ve üretimi artıracak planlamanın birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor…
Türkiye’de konut piyasasında fiyat artışı ve erişilebilirlik sorunu giderek derinleşirken, resmi veriler de maliyet baskısının sürdüğüne işaret ediyor. TÜİK verilerine göre İnşaat Maliyet Endeksi 2024 yılında yıllık bazda yüzde 67’nin üzerinde artış gösterirken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın açıkladığı Konut Fiyat Endeksi aynı dönemde Türkiye genelinde yıllık yüzde 75’e yaklaşan bir yükseliş kaydetti. Sektör temsilcileri, bu tabloyla birlikte hem üretim maliyetlerinin hem de satış fiyatlarının hızla yükseldiğini; bunun da konuta erişimi özellikle orta gelir grubu açısından daha da zorlaştırdığını belirtiyor.
SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, konut piyasasında yaşanan yükselişin yalnızca fiyat artışıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda ciddi bir erişilebilirlik sorunu yarattığını vurgulayarak, “İnşaat maliyetlerindeki artış, konut fiyatlarına doğrudan yansıyor. Arsa, işçilik, malzeme ve finansman maliyetleri bir araya geldiğinde konut üretimi ciddi bir mali baskı altında gerçekleşiyor. Bu tablo fiyatları yukarı taşırken, konutun geniş kesimler için erişilebilirliğini her geçen gün azaltıyor. Konut fiyat endeksindeki artış, piyasadaki baskının devam ettiğini gösteriyor ancak bence asıl sorun fiyatların yükselmesi değil; konutun orta gelir grubunun dahi erişemeyeceği noktaya gelmesi. Buna rağmen doğru adımlar atıldığında konutun yeniden erişilebilir hale gelebileceğini düşünüyorum. Bu nedenle uzun vadeli, sürdürülebilir ve daha ulaşılabilir finansman modellerine ihtiyaç var. Kamu-özel sektör iş birlikleri, uygun vadeli kredi mekanizmaları ve yeni nesil finansman çözümleri, orta gelir grubunun konuta erişimini yeniden güçlendirebilir. Öte yandan konut arzı artmadığı sürece fiyatlarda kalıcı bir denge sağlanmasının mümkün olmadığını da görüyoruz. Üretimi hızlandıracak planlama süreçleri, ruhsat aşamalarında sadeleşme ve şeffaflık sektörün önünü açacaktır. Türkiye’de konutun yeniden erişilebilir hale gelmesi için maliyetleri düşüren, üretimi artıran, finansmana erişimi kolaylaştıran ve planlamayı güçlendiren bütüncül bir modele ihtiyaç var. Bu dönüşümün sadece sektör için değil; şehirlerin daha sağlıklı büyümesi, yaşam kalitesinin artması ve toplumsal refahın güçlenmesi açısından da önemli bir fırsat sunduğuna inanıyorum” ifadelerinde bulundu.
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
Bu haber metni, Türkiye'de giderek derinleşen konutta erişilebilirlik sorununu ve bu soruna yönelik çözüm arayışlarını detaylı bir şekilde ele almaktadır. Artan inşaat maliyetleri ve konut fiyatları, özellikle orta gelir grubunun ev sahibi olma umutlarını sekteye uğratmaktadır. TÜİK ve TCMB verileriyle desteklenen analizlere göre, inşaat maliyetlerinde ve konut fiyat endeksinde yıllık bazda görülen yüksek artışlar, piyasadaki baskının ciddiyetini ortaya koymaktadır. SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu'nun vurguladığı gibi, asıl sorun fiyat artışından ziyade konutun geniş kesimler için ulaşılamaz hale gelmesidir. Makale, bu zorlu tabloya karşı atılması gereken adımları sıralamaktadır: Uzun vadeli ve sürdürülebilir finansman modelleri, kamu-özel sektör iş birlikleri, uygun vadeli kredi mekanizmaları ve yeni nesil finansman çözümleri öne çıkmaktadır. Ayrıca, konut arzını artıracak üretim planlamaları, ruhsat süreçlerinde sadeleşme ve şeffaflık gibi yapısal iyileştirmelerin önemi de vurgulanmaktadır. Haberde, konutun yeniden erişilebilir hale gelmesinin sadece sektör için değil, şehirlerin sağlıklı gelişimi ve toplumsal refahın artırılması açısından da kritik bir fırsat olduğu belirtilmiştir. Bu bütüncül yaklaşım, konut piyasasındaki sorunların kalıcı olarak çözülmesine yardımcı olabilir ve ev sahibi olma hayali kuran milyonlarca kişiye umut vaat edebilir.