31 Ekim 2026 Cumartesi
DOLAR 49.96 ₺
EURO 55.81 ₺
STERLIN 67.01 ₺
G.ALTIN 6,222.90 ₺
ATA 42,478.68 ₺
BİLEZİK 5,730.85 ₺
BTC 78,349.56 $
ETH 2,243.31 $
BİST 0.00

    Levent Ersin Orallı yazdı: Türk dünyasının küresel güç iddiası!

    Gündem
    Yayınlama: Kaynak: Haber Merkezi

    Ankara'da gerçekleşen Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi, 'Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik' temasıyla önemli bir dönüm noktası oldu. 163 maddelik Ankara Bildirisi, somut siyasi ve ekonomik işbirliklerini hedefliyor.

    Levent Ersin Orallı yazdı: Türk dünyasının küresel güç iddiası!

    Ankara'da gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi, Türk dünyasının geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur. 'Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik' temasıyla gerçekleştirilen zirve ve sonrasında yayımlanan 163 maddelik Ankara Bildirisi, ortak tarih ve kültür bağlarının artık somut siyasi, ekonomik ve stratejik işbirliklerine dönüştürülmek istendiğini göstermektedir.](

    Ekopolitik açıdan bakıldığında bu zirvenin en önemli özelliği, Türk dünyasının uluslararası sistemdeki konumunu yeniden tanımlama iradesidir. Dünya düzeni ciddi bir dönüşüm içerisindedir; küresel güç rekabeti, ticaret savaşları, enerji güvenliği, tedarik zincirlerinin yeniden yapılması ve bölgesel çatışmalar, devletleri yeni ekonomik ve siyasi ortaklıklar kurmaya zorlamaktadır. Tek başına hareket eden ülkelerin etkisinin azaldığı, ekonomik ve siyasi kapasitesini birleştiren bölgesel yapıların öne çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Türk Devletleri Teşkilatı da bu yeni dönemin yükselen aktörlerinden biri olma potansiyeline sahiptir.

    Ankara Bildirisi'nin en dikkat çekici yönlerinden biri, ekonomik bütünleşme iradesidir. Gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması, ticaret engellerinin azaltılması, yatırımların teşvik edilmesi, dijital ticaret platformlarının kurulması ve ortak ulaştırma politikalarının geliştirilmesi, gelecekte daha bütünleşmiş bir ekonomik alanın altyapısını oluşturmaktadır.

    Rakamlar bu potansiyelin büyüklüğünü ortaya koyuyor. Türk dünyasının üye ve gözlemci ülkelerini kapsayan geniş ekonomik coğrafyanın 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 2,25 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe ve 200 milyonluk nüfusa sahip olduğu hesaplanmaktadır. Bu, dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 2'sine, dünya nüfusunun ise yüzde 3'üne karşılık gelmektedir; dolayısıyla burada kültürel yakınlığın yanında, ciddi bir ekonomik ölçekten söz edilmektedir.

    İktisat teorisinde bölgesel ekonomik bütünleşme; ölçek ekonomileri, ticaret maliyetlerinin azaltılması, sermaye hareketliliği ve üretim faktörlerinin daha verimli kullanılması üzerinden açıklanır. Türk devletleri arasında bu mekanizmaların işlerlik kazanması, ülkelerin ayrı ayrı sahip oldukları ekonomik avantajları ortak bir kalkınma modeline dönüştürebilir. Orta Koridor, Zengezur Koridoru, Çin-Kırgızistan-Özbekistan Demiryolu ve Trans-Hazar bağlantıları bu açıdan hayati önemdedir.

    Hazar'ı aşarak Kafkasya üzerinden Türkiye'ye ve Avrupa'ya uzanan ulaşım yolu, Türk dünyasını, Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin önemli merkezlerinden biri haline getirecektir. Enerji, kritik mineraller, yeşil dönüşüm, dijital altyapı ve savunma sanayii işbirliği de bu ekonomik modelin diğer ayaklarıdır. Özellikle ortak uzay teknolojileri, TDT-SAT projesi ve savunma sanayii alanında kurulması öngörülen eğitim ve işbirliği mekanizmaları, Türk dünyasının teknolojik kapasitesini artırabilecek gelişmelerdir.

    Siyasi açıdan, Ankara Bildirisi'nin stratejik ortaklık, ebedi dostluk ve kardeşlik antlaşmasına yönelik ilerlemeyi desteklemesi son derece önemlidir. Uluslararası kuruluşlarda karşılıklı destek, ortak diplomatik girişimler ve bölgesel meselelerde istişare mekanizmaları, Türk devletlerinin küresel siyasetteki görünürlüğünü ve pazarlık gücünü artıracaktır. Elbette TDT'yi bir askeri ittifak olarak değerlendirmek doğru değildir; ancak ekonomik, teknolojik ve diplomatik koordinasyonun güçlenmesi de başlı başına önemli bir jeopolitik kapasite yaratacaktır.

    Türkiye'nin yeni dönem başkanlığını üstlenmesi bu bakımdan ayrı bir önem taşımaktadır. Ankara, Avrupa ile Asya arasında bir köprü olmanın ötesinde, Türk dünyasının ekonomik ve siyasi bütünleşmesinde merkezi bir koordinasyon rolü üstlenebilir. Ankara Zirvesi'nin ortaya koyduğu temel mesaj açıktır: Türk dünyası artık yalnızca geçmişin ortak mirası üzerinden tanımlanmak istemiyor; geleceğin ekonomik ve siyasi düzeninde de söz sahibi olmayı hedefliyor. 21. yüzyılda güç, sahip olduğunuz kaynakları ne ölçüde ortak bir stratejiye dönüştürebildiğinizle ölçülecektir. Türk Devletleri Teşkilatı bu dönüşümü başarabilirse, önümüzdeki yıllarda küresel ölçekte de dikkate alınması gereken yeni bir ekonomik ve siyasi güç merkezinin doğuşuna tanıklık edebiliriz.](

    BENZER HABER