22 Şubat 2026 Pazar
DOLAR 43.84 ₺
EURO 51.70 ₺
STERLIN 59.18 ₺
G.ALTIN 7,183.04 ₺
ATA 49,638.44 ₺
BİLEZİK 6,696.78 ₺
BTC 67,944.37 $
ETH 1,972.10 $
BİST 0.00

    Made in Europe Hamlesi Türkiye Sanayisini Nasıl Etkileyecek? Ömer Karadeniz'den Kritik Değerlendirme

    Ekonomi
    Yayınlama: 22 Şubat 2026 Pazar 10:02 Kaynak: Kapsül Haber Ajansı

    Avrupa'nın 'Made in Europe' stratejisi Türkiye sanayisi için büyük bir dönüm noktası. Ömer Karadeniz, hem fırsatları hem de riskleri değerlendirerek, Türkiye'nin bu yeni rekabet döneminde nasıl konumlanması gerektiğini açıkladı!

    Made in Europe Hamlesi Türkiye Sanayisini Nasıl Etkileyecek? Ömer Karadeniz'den Kritik Değerlendirme

    Avrupa Birliği'nin yeni 'Made in Europe' vizyonu, dünya ekonomisinde kartları yeniden dağıtıyor. Bu kapsamlı dönüşüm, üretimden enerji kullanımına, tedarik zincirlerinden kamu alımlarına kadar her alanı derinden etkileyecek. Peki, Türkiye sanayisi bu devasa değişimin neresinde duruyor? Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkanı Ömer Karadeniz, söz konusu sürecin Türkiye için hem riskleri hem de kaçırılmaması gereken fırsatları aynı anda barındırdığını vurguluyor. Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin stratejik öneminden, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme gibi anahtar alanlara kadar tüm detaylar, bu yeni rekabet döneminde Türkiye'nin yol haritasını çizecek.

    Avrupa’nın “Made in Europe” kriterleri, üretimden enerji kullanımına kadar geniş kapsamlı bir dönüşümü zorunlu kılıyor. Türkiye açısından bu süreç, bir yandan yeni ihracat fırsatları sunarken diğer yandan uyum sağlanmadığı takdirde artabilecek maliyet risklerini de beraberinde getiriyor. Plastik Sanayicileri Federasyonu Başkanı Ömer Karadeniz, söz konusu dönüşümün Türkiye için hem riskleri hem de önemli fırsatları aynı anda barındıran yeni bir rekabet dönemine işaret ettiğini belirtti. 

    Avrupa sanayi politikalarının merkezine yerleşen “Made in Europe” yaklaşımı, üretimden enerji kullanımına, tedarik zincirlerinden kamu alımlarına kadar geniş kapsamlı bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Avrupa içinde üretimi güçlendirmeyi hedefleyen bu yeni çerçevenin, Türkiye’nin ihracat yapısı ve sanayi rekabeti açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor. Bu nedenle süreç, Türkiye sanayisi açısından hem dikkatle izlenmesi gereken bir risk alanı hem de stratejik fırsatlar barındıran yeni bir dönem olarak değerlendiriliyor.

    Plastik Sanayicileri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği’nin sanayide yerli üretimi güçlendirmeyi hedefleyen “Made in Europe” yaklaşımının, üretim koşullarından enerji kullanımına ve tedarik zincirlerine kadar geniş bir etki alanı oluşturduğunu belirtti. Karadeniz, Avrupa içinde üretimi güçlendirmeyi hedefleyen bu yeni çerçevenin Türkiye’nin ihracat yapısı ve sanayi rekabeti açısından önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti.

    “Doğru strateji Türkiye için yeni fırsatlar yaratabilir”

    Avrupa pazarına erişimin giderek daha fazla sürdürülebilirlik, yerelleşme ve üretim standartlarına uyumla ilişkilendirildiğini vurgulayan Karadeniz, “Uyum sağlayan firmalar rekabet avantajı elde edecek, uyum sağlayamayanlar ise maliyet artışı ve pazar kaybı riskiyle karşılaşacak” dedi.

    Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve esnek sanayi yapısıyla bu dönüşüme uyum sağlayabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Karadeniz, kamu ve özel sektörün eşgüdüm içinde hareket etmesinin kritik önem taşıdığını kaydetti. Doğru strateji ve zamanında atılacak adımlarla sürecin Türkiye için yeni ihracat fırsatları yaratabileceğini söyledi.

    “Türkiye’siz Avrupa sanayisi eksik kalır”

    Türkiye’nin Avrupa değer zincirleri içindeki rolünün stratejik nitelik taşıdığına dikkat çeken Karadeniz, üretim ağlarının bütünlüğünün korunmasının hem bölgesel rekabet hem de tedarik güvenliği açısından hayati olduğunu ifade etti. Türkiye’nin dışarıda kalmasının yalnızca ticari değil, bölgesel ekonomik istikrar açısından da olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

    “Gümrük Birliği güncellenmeli”

    Çatı kuruluş PLASFED Başkanı bu süreçte en kritik başlıklardan birinin Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi olduğunu söyledi. Mevcut iş birliği mekanizmalarının günümüz sanayi politikalarıyla uyumlu hale getirilmesinin önemine dikkat çeken Karadeniz, özellikle Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin bu açıdan belirleyici olabileceğini ifade etti. Başkan Karadeniz, şu açıklamalarda bulundu:

    “Ekonomik entegrasyonun derinleştirilmemesi ve Türkiye’nin yeni sanayi politikalarıyla yeterince bütünleşememesi, üretim ağlarında zayıflamalara yol açabilir. Bu durum hem Avrupa’nın rekabet gücünü hem de bölgesel ekonomik uyumu etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye’nin yeni sanayi mekanizmalarına daha fazla dahil edilmesi ve ekonomik iş birliğinin ticaret, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarındaki güncel koşullara uygun şekilde modernize edilmesi önem taşıyor.”

    Avrupa’daki dönüşümün yalnızca üretim politikalarıyla sınırlı olmadığını; yeşil dönüşüm, dijitalleşme, teknoloji yatırımları ve tedarik güvenliği gibi stratejik alanları da kapsadığını belirten Karadeniz, Türkiye’nin bu sürecin dışında değil, aktif bir parçası olarak konumlanmasının kritik olduğunu vurguladı.

    Karadeniz, Türkiye’nin bu dönüşümü yalnızca bir uyum süreci olarak değil, sanayi yapısını güçlendirecek stratejik bir fırsat olarak değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

    Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

    Bu önemli makale, Avrupa Birliği'nin 'Made in Europe' stratejisinin Türkiye sanayisi üzerindeki potansiyel etkilerini derinlemesine inceliyor. Plastik Sanayicileri Federasyonu Başkanı Ömer Karadeniz'in değerlendirmelerine göre, bu yeni yaklaşım, Türkiye için bir yandan ihracat fırsatları sunarken, diğer yandan uyumsuzluk durumunda maliyet artışı gibi ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. Karadeniz, Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı ve esnek sanayi yapısı sayesinde bu dönüşüme uyum sağlayabilecek potansiyele sahip olduğunu, ancak kamu ve özel sektör işbirliğiyle doğru stratejilerin belirlenmesi gerektiğini vurguluyor. Makale, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve Türkiye'nin Avrupa değer zincirlerindeki stratejik rolünün korunmasının önemine dikkat çekiyor. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve teknoloji yatırımları gibi alanlarda Türkiye'nin aktif bir oyuncu olması gerektiği belirtilirken, bu sürecin sadece bir uyum değil, aynı zamanda sanayi yapısını güçlendirme fırsatı olarak görülmesi gerektiği sonucuna varılıyor. Türkiye'nin Avrupa ile ekonomik entegrasyonunu modernize etmesi, her iki taraf için de rekabet gücünü artıracak hayati bir adım olarak öne çıkıyor.

    BENZER HABER