Dijital çağın hızla dönüştürdüğü medya sektöründe, yapay zekâ ve algoritma okuryazarlığı artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürlüğü ve Mersin Üniversitesi'nin ortaklaşa düzenlediği özel eğitim programları, bu dönüşüme ışık tuttu. Bölgedeki basın mensupları, kamu kurumlarının iletişim uzmanları ve iletişim öğrencileri, geleceğin medya dinamiklerini şekillendirecek kritik bilgilerle donatıldı. 'Algoritma Okuryazarlığı' ve 'Yapay Zekâ Çağında Sesin ve Görüntünün Geleceği' başlıklı oturumlar, katılımcılara hem teorik bilgi hem de pratik bakış açıları sunarak büyük ilgi gördü. Bu önemli adım, medyanın dijital geleceğe adapte olma yolculuğunda çığır açıcı bir nitelik taşıyor.
İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürlüğü ile Mersin Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Algoritma Okuryazarlığı” ve “Yapay Zekâ Çağında Sesin ve Görüntünün Geleceği” eğitimleri, basın mensupları ve iletişim öğrencilerini bir araya getirdi.
MERSİN (İGFA) - İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürlüğü ile Mersin Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen iki ayrı eğitim programı, Mersin Üniversitesi Gençlik Bilim Sanat Uygulama ve Araştırma Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
“Algoritma Okuryazarlığı” ve “Yapay Zekâ Çağında Sesin ve Görüntünün Geleceği” başlıklı programlara bölgede görev yapan basın mensupları, kamu kurumlarının basın ve halkla ilişkiler personeli ile iletişim alanında öğrenim gören öğrenciler katıldı. Eğitimler, dijitalleşmenin medya sektöründe oluşturduğu dönüşümü anlamaya ve mesleki farkındalığı artırmaya yönelik önemli katkılar sundu.
Programın açılışında konuşan İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürü Mustafa Yalınız, yapay zekâ teknolojilerinin iletişim alanında çok boyutlu bir dönüşüm başlattığını belirtti. Yalınız, “Yapay zekâ; içerik üretiminden analiz süreçlerine, ses ve görüntü teknolojilerinden haber yazımına kadar geniş bir etki alanına sahip. Algoritmaların işleyişini anlamak ve bu teknolojileri doğru değerlendirmek günümüz medya dünyasında vazgeçilmez bir gereklilik” dedi.

Yapay zekâ destekli ses ve görüntü üretiminde yaşanan gelişmelere de dikkat çeken Yalınız, bu teknolojilerin medya alanında yeni fırsatlar sunduğunu ifade etti. Yalınız ayrıca, iş birliği dolayısıyla Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar’a teşekkür ederek üniversite ile ortak çalışmaların süreceğini belirtti.
Eğitimin ilk oturumunda Doç. Dr. Ahmet Taylan tarafından “Algoritma Okuryazarlığı” konusu ele alınırken, ikinci oturumda Prof. Dr. Recep Ünal “Yapay Zekâ Çağında Sesin ve Görüntünün Geleceği” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Oturumlarda algoritmaların içerik dolaşımı ve kamuoyu üzerindeki etkileri ile yapay zekâ destekli ses ve görüntü teknolojilerinin sunduğu fırsat ve riskler kapsamlı şekilde değerlendirildi.
Programda ayrıca yapay zekânın ekonomik, psikolojik, kültürel ve toplumsal etkilerine dikkat çekildi. İş gücü dönüşümü, dijital bağımlılık, kültürel üretim süreçlerindeki değişim ve günlük yaşamda yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşması gibi başlıkların önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağı vurgulandı. Soru-cevap bölümüyle interaktif şekilde tamamlanan program sonunda katılımcılara sertifika verildi.
İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürü Mustafa Yalınız'ın da belirttiği gibi, yapay zekâ iletişim alanında içerik üretiminden haber yazımına dek çok boyutlu bir dönüşüm başlatmıştır. Programda Doç. Dr. Ahmet Taylan'ın 'Algoritma Okuryazarlığı' ve Prof. Dr. Recep Ünal'ın 'Yapay Zekâ Çağında Sesin ve Görüntünün Geleceği' başlıklı sunumları, medya profesyonellerine algoritmaların işleyişini ve yapay zekânın sunduğu fırsatları ve riskleri kapsamlı bir şekilde analiz etme imkanı tanıdı. Katılımcılar, yapay zekânın ekonomik, psikolojik, kültürel ve toplumsal etkilerini derinlemesine ele alırken, iş gücü dönüşümü, dijital bağımlılık ve kültürel üretimdeki değişim gibi konuların gelecekteki önemini idrak etti. Soru-cevap bölümüyle interaktif bir ortamda tamamlanan ve sertifika töreniyle taçlandırılan bu eğitimler, medya sektörünün dijital okuryazarlık ve yapay zekâya adaptasyon sürecinde kritik bir mihenk taşı olma özelliği taşıyor.