CHP’nin 23 Mart'ta gerçekleştireceği Cumhurbaşkanı aday belirleme ön seçimi için düzenlenen toplantıda, Özel ve İmamoğlu’nun açıklamaları dikkat çekti. Özel, özellikle hükümete ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sert eleştiriler yönelterek, CHP’nin tarihi misyonuna vurgu yaptı.
"CHP 47 yıl sonra yeniden birinci parti oldu"
Özgür Özel konuşmasına, CHP’nin yerel seçimlerde birinci parti olmasının önemine değinerek başladı:
"Biraz önce söylenirken gırtlaklar düğümlendi, gözler buğulandı. Partimiz, 47 yıl sonra bir kez daha kurulduğu gün gibi Türkiye’nin birinci partisi oldu ve o gün bu salonda, bu kürsüden verdiğimiz ilk sözü tutmanın, Gazi’nin partisini girdiği ilk yerel seçimde birinci parti yapmanın gururuyla milletimize hitap etmiştim. Türkiye’yi değiştirecek sürecin o önemli adımından sonra, bugün en nihai adım için çıkılan bir yolculukta, yeniden tarihi bir günde karşınızdayım."
Bu başarının bir zafer olmadığını, aksine önemli bir sorumluluk yüklediğini belirten Özel, "Bu bir zafer değil, bir ödevdir. Bir son değil, bir başlangıçtır. Bu yürüyüşte kibre, kazanmanın verdiği hislere değil, sorumluluğun yüklediği duygulara ihtiyacımız var” dedi.
"Millet devleti sever ama devletin kendisi için olduğunu unutmaz"
Konuşmasının devamında, Türkiye’de devletin milletin karşısına dikildiği her süreçte, halkın iradesinin galip geldiğini ifade eden Özel, şunları söyledi:
"Bu millet devleti sever ama bir gün birileri ellerindeki yetkiyle -bu bazen askeri bir darbedir, bazen denetimsizce hor kullanılan yetkilerdir- devleti milletin karşısına dikerse, orada devletle milleti yarıştırmaya kalkarsa, her zaman olduğu gibi yine millet kazanır. 12 Eylül’de Kenan Evren’in ‘seç’ dediğine karşı sivil bir adayı seçerken de, 15 Temmuz’da Meclis bombalanırken, milletin üstüne yürürken çıplak elleriyle direnirken de, milletin karşısına devlet dikildiğinde, millet kararlılığından geri adım atmamış, gerçek belirleyicinin kendisi olduğunu asla unutmamıştır."
Özel, 31 Mart seçim sürecinde de devletin, iktidarın yönlendirmesiyle milletin karşısına çıkarıldığını ancak halkın iradesinin galip geldiğini belirtti:
"Savaş meydanlarından doğru haber versin diye kurulan Anadolu Ajansı, bir ittifakın ajansı; hepimizin vergileriyle kamu yayıncılığı yapması gereken TRT’miz, bir partinin televizyonu haline getirilmişti. Kaymakamlardan ilçe başkanı, valilerden il başkanı performansı istenmişti. O gün devletle millet karşı karşıya getirildi. Yine o gün millet kazandı. Biz, tarihin tüm dönemeçlerinde olduğu gibi, CHP olarak doğru yerdeydik, milletin yanındaydık, milletimizle beraberdik. Bugün de aynı sürecin bir devamındayız."
"Muhalefeti sindirmek için her yolu deniyorlar"
Özel, hükümetin, CHP’li belediyeler üzerinde baskı kurmak için çeşitli yöntemlere başvurduğunu iddia ederek, Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in sabah saatlerinde evine düzenlenen polis baskınıyla gözaltına alınmasını hatırlattı:
"Kayyum atayarak, sabahın 4’ünde gözaltına alarak, belediye başkanlarımızı itibarsızlaştırarak, belediye meclis üyelerimizi kriminalize ederek, tüm bunlarla bir adaydan, bir rakipten kurtulmaya çalışıyorlar. Amaçları, seçim sürecinde işi sıkı tutup rakiplerini bertaraf etmek. Bu planı görüyoruz ve buna itirazımızı bugünden yükseltiyoruz.”
Özel, CHP’nin karşı karşıya kaldığı baskıların devam edeceğini belirterek, "Her yönden, her şekilde saldırıyorlar, saldırmaya devam edecekler" dedi.
"Atatürk’ün partisini kimse korkutamaz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Özel, CHP’nin tehdit edilemeyeceğini belirtti:
"Bize diyor ki ‘Ayağını denk al, yoksa biz denk aldırmasını biliriz’. Ben kendisine soruyorum; ne yapacaksın? Partinin önüne tank mı yollayacaksın, bize topla, tüfekle mi saldıracaksın, yoksa ilişki içinde olduğun mafyaları mı üzerimize salacaksın? Beyefendi, ikimiz de birer koltukta oturuyoruz. Oturduğunuz koltuk, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı koltuğudur. Değerlidir. Ama bir diğer koltuk, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partinin genel başkanlığı koltuğudur, onun koltuğudur. Tanktan, toptan değil; hakkında verilen idam fermanından korkmadan tek başına yola çıkan, bir memleketi kurtaran, bu Cumhuriyeti kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinin genel başkanını da, bir tane üyesini de korkutamazsın. Hodri meydan!"
"Türkiye’nin aydınlık yarınları için 23 Mart’ta sandığa gidiyoruz"
CHP’nin Cumhurbaşkanlığı adayını belirlemek için 23 Mart’ta gerçekleştireceği ön seçimin önemine dikkat çeken Özel, Türkiye’nin değişim sürecine CHP’nin öncülük ettiğini söyledi:
"Bugün kurduğumuz sandık, Türkiye'nin ihtiyacı olan o büyük sandığın öncüsüdür. Ama o sandığı getirecek olan da, o sonucu doğuracak olan da bizlerin kararlılığıdır. Bu yolculukta ben de tüm milletimize bir kez daha seslenmek istiyorum: Türkiye’nin aydınlık yarınları için 23 Mart’ta gel, seç, sen de tarihe geç!”
CHP’nin cumhurbaşkanlığı adayını belirleme süreci, parti içi demokrasi açısından bir dönüm noktası olarak görülüyor. Özel ve İmamoğlu’nun açıklamaları, partinin seçim sürecine yönelik kararlılığını ortaya koyarken, CHP’nin ön seçim modeli, Türk siyaseti açısından da önemli bir deneyim olarak değerlendiriliyor.
Kaynak : PHA