19 Ekim 2026 Pazartesi
DOLAR 49.56 ₺
EURO 55.61 ₺
STERLIN 66.03 ₺
G.ALTIN 6,606.01 ₺
ATA 44,672.29 ₺
BİLEZİK 6,026.79 ₺
BTC 82,387.17 $
ETH 2,418.19 $
BİST 0.00

    Psikolog Gürsoy, unutamadığı seansı anlattı: ‘İnsana yardımcı olmak için mutlaka konuşmak gerekmiyor’

    GenelAdıyaman
    Yayınlama: Kaynak: Perre Haber Ajansı

    ADIYAMAN (PERRE) - (Berfin GÜRBÜZ) - Psikolog Necmettin Gürsoy, kırk yıllık meslek hayatında unutamadığı bir terapi seansını anlatarak, "İnsana yardımcı olmak için mutlaka konuşmak gerekmiyor." dedi. Gürsoy, danışanın konuşmaya zorlanmadan, yargılanmadan ve kendisini açıklamak zorunda hissetmeden dinlenmesinin önemine dikkati çekti.

    Psikolog Gürsoy, unutamadığı seansı anlattı: ‘İnsana yardımcı olmak için mutlaka konuşmak gerekmiyor’

    Uzun yıllar Park Hospital Hastanesinde psikolog olarak görev yapan Necmettin Gürsoy, 'Sessizliği dinleyebilmek: Kırk yıllık meslek hayatımda unutamadığım bir seans' başlıklı yazısında, bir danışanıyla yaşadığı deneyimi paylaştı.

    45 DAKİKA BOYUNCA KONUŞMADAN GEÇEN SEANS

    Gürsoy, meslek hayatında kendisinde iz bırakan görüşmeyi şu sözlerle anlattı:

    "O gün 52 yaşında bir kadın danışanım geldi. Terapi seansı boyunca, tam 45 dakika boyunca tek bir kelime bile konuşmadı. Ben de kendisine hiçbir soru sormadım; sadece onunla aynı odada bulunup suskunluğuna eşlik ettim. Süre dolduğunda 'Seansımız bitti' dedim. Kalktı ve giderken bana dönüp şöyle söyledi: 'Hocam, bana hiç soru sormadınız ya... Bu suskunluk bana o kadar iyi geldi ki...'"

    Danışanıyla aradan geçen yıllara rağmen görüşmeye devam ettiklerini belirten Gürsoy, "O gün yaşadığım tecrübe, meslek hayatımda bana çok önemli bir hakikati öğretti: İnsana yardımcı olmak için mutlaka konuşmak gerekmiyor." ifadelerini kullandı.

    'SÖYLEYEMEDİKLERİ DE DERİNDİR'

    Dinlemenin yalnızca sözcüklerle sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, şunları kaydetti:

    "Bazen insanı dinlemek; onun kelimelerini değil, suskunluğunu ve beden dilini dinleyebilmektir. Bazen hiçbir soru sormadan sadece yanında bulunmak, onunla göz teması kurmak ve kendisini güvende hissedebileceği bir alan oluşturmaktır.

    Anladım ki insanın yalnızca söyledikleri değil, söyleyemedikleri de derindir. Bazen sessizlik, kelimelerin taşıyamadığı duyguları taşır. İnsanın her zaman cevap vermeye, kendisini açıklamaya veya bir şeyleri anlatmaya ihtiyacı yoktur. Bazen sadece anlaşılabileceğini hissetmek, olduğu haliyle kabul edilmek ve yanında birinin durduğunu bilmek yeterlidir."

    DANIŞANIN KENDİ TEMPOSUNA SAYGI VURGUSU

    Gürsoy, yaşadığı deneyimi terapötik sessizlik, terapistin yargılamadan danışanın yanında bulunması, koşulsuz olumlu kabul, sözel olmayan iletişim ve psikolojik güvenlik kavramlarıyla ilişkilendirdi.

    Danışanın konuşmaya zorlanmadan kendi temposunda sessiz kalabilmesine alan tanınmasına işaret eden Gürsoy, bu yaklaşımı Carl Rogers'ın danışan merkezli yaklaşımıyla uyumlu bulduğunu belirtti.

    Manevi rehberliğe ilişkin değerlendirmesinde ise Gürsoy, şu ifadeleri kullandı:

    "İnsana rehberlik etmek her zaman bir şey öğretmek veya nasihat etmek değildir; bazen onun kendi iç dünyasıyla buluşmasına müdahale etmeden eşlik edebilmektir."

    Gürsoy, söz konusu seansı mesleki yolculuğunun en kıymetli derslerinden biri olarak nitelendirerek, "Çünkü öğrendim ki bazen en derin dinleme, hiçbir şey söylemeden gerçekleşir." dedi.

    Kaynak : PERRE

    BENZER HABER