İstanbul’da taksi plakaları için vergilendirme sistemi değişti. Mali cihaz zorunluluğu ve gerçek usulde vergilendirme uygulamalarıyla gelirler kayıt altına alınırken, plaka piyasasında düşüş dikkat çekiyor.
İstanbul’da yıllardır “basit usul” vergi ödeyen taksi plaka sahipleri için yeni dönem başladı. Mehmet Şimşek yönetiminde yürürlüğe giren yeni vergi düzenlemesiyle gelirlerin kayıt altına alınması amacıyla mali cihaz zorunluluğu ve gerçek usulde vergilendirme uygulamaya alındı. Düzenlemelerin ardından plaka piyasasında hareketlilik yaşandı.
İstanbul ulaşımının en tartışmalı başlıklarından biri olan taksi plakalarında vergilendirme sıkı takibe alındı. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından kayıt dışılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar doğrultusunda taksilerde mali cihaz zorunluluğu getirildi. Bu sistemle taksilerdeki gelirler anlık olarak izlenmeye başlandı.
Yeni uygulama, sektörde vergi hesaplarını değiştirirken taksi plakasını yatırım aracı olarak görenlerin ilgisini de azalttı. NTV’de yer alan habere göre, taksimetre ücretlerine yapılan zamlara rağmen plaka değerlerinde yaklaşık 2 milyon liralık düşüş görüldü.
Yeni sistemde taksiler yüzde 20 KDV ile işlem yapıyor. Bin liralık bir yolculuk ücretinin 200 lirası KDV olarak devlete aktarılıyor. Gelir Vergisi, Geçici Vergi ve stopaj kalemleri de eklendiğinde toplam vergi yükü kazancın yüzde 45’ine kadar çıkabiliyor. Yakıt alımlarındaki KDV mahsuplaşmasının sınırlı kalması da maliyetleri artırıyor.
Plaka satışları da gerçek bedel üzerinden vergilendiriliyor. 10 milyon liralık bir plaka satışında yaklaşık 1 milyon 666 bin lira KDV ödeniyor. Noter harçları ve diğer giderlerle birlikte satıcının eline geçen net tutar azalıyor. Güncel durumda plaka fiyatları 10,7–11,2 milyon lira bandında, aylık kiralar ise yaklaşık 60 bin lira seviyesinde bulunuyor.
Sektörde vergiyi kimin üstleneceği konusu da tartışma yaratıyor. İstanbul’daki taksilerin yaklaşık yüzde 5’i plaka sahibi tarafından işletilirken, büyük bölümünde kiralama ve yevmiye sistemi bulunuyor. Yeni vergi yükünün plaka sahibi, kiracı ya da şoför arasında nasıl paylaşılacağı belirsizliğini koruyor.
Uzun yıllar emlak ve altına alternatif yatırım aracı olarak görülen taksi plakaları, vergi avantajlarının azalmasıyla eski cazibesini kaybediyor. Gerçek usule geçişle birlikte talepte düşüş ve piyasada geri çekilme eğilimi gözleniyor.