Siber güvenlik dünyasında dengeler değişiyor! Şirketler, güvenlik çözümleri seçerken teknolojiden çok daha fazlasına odaklanıyor. WatchGuard'ın son raporu, bu değişimin şaşırtıcı detaylarını gözler önüne serdi: artık insan faktörü, en gelişmiş araçların bile önüne geçiyor. Güvenlik sağlayıcınızla kriz anında iletişim kurabilmek, hızlı ve erişilebilir destek almak, sanılandan çok daha değerli. Peki, sizin şirketiniz bu yeni gerçeğe ne kadar hazır? Detaylar haberimizde...
Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, 2026'ya doğru hızla konsolide olan Yönetilen Servis Sağlayıcıları (MSP) pazarını mercek altına aldı.
Sektörde kartların yeniden dağıtıldığını belirten WatchGuard, sadece güvenlik araçlarını kurmanın artık yeterli olmadığını vurguluyor. WatchGuard’ın "Real Security for the Real World 2025" raporuna göre, şirketlerin %60'ı güvenlik sağlayıcısı seçerken "teknolojiden" önce "erişilebilir desteğe" bakıyor.
Siber güvenlik pazarında yaşanan konsolidasyon, hizmet sağlayıcıların sunduğu değer teklifini kökten değiştiriyor. WatchGuard’ın "Real Security for the Real World 2025" raporunda yer alan analizler, MDR, XDR ve uyumluluk raporlaması gibi hizmetlerin sadece gelir artışı sağlamadığını, aynı zamanda bir MSP’nin operasyonel olgunluğunu ve müdahale yeteneğini kanıtlayan temel unsurlar olduğunu ortaya koyuyor. Ancak raporun en çarpıcı sonucu, müşteri sadakatini belirleyen asıl faktörün "insan unsuru" olduğunu gösteriyor. Verilere göre şirketlerin yaklaşık %60’ı, güvenlik sağlayıcısı seçerken destek kalitesini kilit bir faktör olarak görüyor. Daha da önemlisi, yöneticilerin %55'i sadece yetersiz destek ve yavaş yanıt süreleri nedeniyle hizmet sağlayıcılarını değiştiriyor.
“Yöneticilerin %55’i 'Muhatap Bulamadığı' İçin Sağlayıcı Değiştiriyor”
Rekabet avantajının artık teknolojiyi samimi insan ilişkileriyle birleştirmekten geçtiğini belirten WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, “Siber güvenlikte teknoloji kritik bir temeldir, ancak tek başına bir farklılaştırıcı değildir. Gerçek fark, bir sorun yaşandığında karşınızda 'gerçek bir insan' bulabilmektir. Raporumuz gösteriyor ki, şirketlerin %60'ı için destek kalitesi, kullanılan araçlardan daha öncelikli. Yöneticilerin yarısından fazlası (%55), kriz anında ulaşılabilir bir muhatap bulamadığı için hizmet sağlayıcısını değiştiriyor. Bu nedenle 2026 vizyonumuzda, yapılandırılmış operasyonları ve bütünleşik güvenliği 'insan odaklı' bir yaklaşımla sunan MSP'ler kazanacak. Yatırımcılar ve müşteriler artık sadece 'koruyan' değil, süreçleri şeffaf yöneten ve her an 'yanında olan' iş ortaklarına güven duyuyor.” dedi.
Sürdürülebilir Büyüme İçin "Bütünleşik ve İnsani" Yaklaşım
WatchGuard, MSP’lerin uzun vadeli başarısı ve yatırımcı ilgisini canlı tutabilmesi için teknoloji ve insanı birleştiren bir yol haritası çiziyor. Buna göre; izleme, müdahale ve uyumluluğu tek bir çatı altında toplayan bütünleşik platformlar, destek kalitesinden ödün vermeden güvenliğin ölçeklendirilmesine olanak tanıyor. Ancak bu teknolojik gücün, teknolojinin arkasına saklanmayan ve müşterinin gerçek ihtiyaçlarına anında yanıt veren erişilebilir uzman ekiplerle desteklenmesi gerekiyor. Hızlı olay müdahalesi ve kesintisiz operasyon sürekliliği sağlayan bu model, müşteriyle olan diyaloğu ticari bir işlemden öteye taşıyarak, "güven temelli" ve sarsılmaz bir iş ortaklığına dönüştürüyor.
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
WatchGuard'ın 'Real Security for the Real World 2025' raporu, siber güvenlik pazarında konsolidasyon yaşanırken, şirketlerin güvenlik sağlayıcısı seçiminde önemli bir paradigma değişimini ortaya koydu. Rapora göre, firmaların %60'ı teknolojik altyapıdan önce erişilebilir ve kaliteli desteği tercih ediyor. Dahası, yöneticilerin %55'i yetersiz destek ve yavaş yanıt süreleri nedeniyle mevcut sağlayıcılarını değiştirdiğini belirtiyor. Bu durum, Yönetilen Servis Sağlayıcıları (MSP) için sadece teknik çözümler sunmanın yeterli olmadığını, insan odaklı bir yaklaşımın kritik önem taşıdığını gösteriyor. WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez de bu bulguları destekleyerek, rekabet avantajının artık teknolojiyi samimi insan ilişkileriyle birleştirmekten geçtiğini vurguladı. MDR, XDR gibi hizmetlerin yanı sıra, müşteri sadakatinin temelini oluşturan hızlı olay müdahalesi ve şeffaf iletişim, sürdürülebilir büyüme için bütünleşik ve insani bir modelin zorunluluğunu pekiştiriyor. Gelecekte, yatırımcılar ve müşteriler, teknoloji ve insanı birleştiren, her an yanlarında olan iş ortaklarına yönelecek.