Orman niteliğini yıllar önce kaybetmesine rağmen mevzuat gereği hâlâ ormanlık alan görünen, 2B statüsünde de yer almayan arazilerdeki tapu sorunlarının çözümü için yeni bir yasal düzenleme hazırlanıyor. Teklifle bu alanların hukuki statüsünün netleştirilmesi planlanıyor.
Orman vasfını uzun yıllar önce yitirmesine rağmen mevzuat gereği hâlâ “ormanlık alan” olarak görünen fakat 2B statüsünde de olmayan arazilerde yaşanan tapu sorunlarının çözümü için yeni bir düzenleme hazırlanıyor.
Söz konusu araziler orman kadastrosundan çıkarılıp genel kadastroya alınacak.
Sabah gazetesinden Burcu Şen’in haberine göre AK Parti tarafından hazırlanan kanun teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulmak üzere milletvekillerinin imzasına açıldı.
Teklifin yasalaşması hâlinde hem yurttaşların hem de ilgili kamu kurumlarının uzun süredir karşı karşıya kaldığı tapu ve devir sorunlarının ortadan kalkması öngörülüyor.
Orman vasfını yitirdiği için zamanla yerleşim alanına dönüşen, üzerinde konut ve çeşitli yapılar bulunan ancak 2B kapsamında da sayılmadığından hukuki statüsü netleşmeyen yaylak, mera ya da kent ve orman sınırları arasında kalan bölgelerdeki mülkiyet anlaşmazlıklarının giderilmesi amaçlanıyor.
Düzenlemeden en yoğun etkilenmesi beklenen iller arasında Ankara, Aydın, İzmir, Manisa, Antalya, Samsun, Adana ve Mersin yer alıyor.
Edinilen bilgilere göre düzenleme, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki kadastro işlemleri kapsamında, Orman Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki orman arazilerini ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü kontrolünde bulunan ancak kentlerin genişlemesi nedeniyle kullanım niteliğini kaybeden su yapıları ile çevresindeki alanları da kapsayacak.
Teklifle, kentleşmenin genişlemesiyle birlikte fiilen yerleşime açılmış ancak resmi kayıtlarda hâlâ orman ya da su yapısı alanı olarak görünen arazilerin hukuki statüsünün netleştirilmesi hedefleniyor. Geçmişte orman vasfını kaybetmesine rağmen mevzuatta orman sayılmaya devam eden taşınmazlarda, vatandaşların inşa ettiği konut ve diğer yapıların tapularından kaynaklanan sorunların çözülmesi planlanıyor.
Teklif yalnızca eski orman arazilerini değil; gölet, baraj, göl ve akarsu yatağı gibi alanları da kapsıyor. DSİ kontrolünde bulunmasına rağmen zamanla kentleşme baskısıyla kullanım niteliğini kaybeden alanlarda tapu ve devir işlemlerine ilişkin belirsizliklerin giderilmesi öngörülüyor.
Bu kapsamda taşınmaz sınırlarına ilişkin ihtilafların ele alınması, fiili durum ile resmi kayıtlar arasındaki uyumsuzlukların giderilmesi ve yurttaşların mülkiyet hakkına ilişkin yaşadığı belirsizliklerin ortadan kaldırılması hedefleniyor.
Düzenlemenin, 2B uygulamasının yürürlüğe alındığı dönem esas alınarak 31 Aralık 1981 sonrasında orman niteliğini kaybettiği iddia edilen alanları kapsaması bekleniyor. Bu tarihten sonra vasfını kaybeden yerler kural olarak orman sayılmaya devam ediyor.
Kadastro hatasıyla ormanlık alanda gösterilen yerleşim yerleri, önceki tespitlerde yanlışlıkla orman alanına dâhil edilen parseller, üzerinde yerleşim bulunan ancak tapuda orman görünen yerler ile imar planına alınmış fakat orman şerhi bulunan alanlardaki yapıların tapularındaki belirsizliklerin giderilmesi öngörülüyor.