ABD Başkanı Donald Trump, Küba hakkında yaptığı açıklamalarla uluslararası gündemde tartışma yarattı. Trump, Küba'nın mevcut kriz nedeniyle zayıfladığını savunarak "Küba'yı alma onurunun kendisine ait olacağını" söyledi.
Beyaz Saray'da gazetecilere konuşan Trump, ABD'nin Küba üzerinde istediği her şeyi yapabilecek güce sahip olduğunu ileri sürdü. Trump, "Hayatım boyunca ABD ile Küba arasındaki ilişkiyi duydum. ABD bunu ne zaman yapacak diye sorulurdu. Küba'yı alma onurunun bana ait olacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Trump, Küba'nın şu anda "çok zayıflamış bir ülke" olduğunu iddia ederek, "Onu özgürleştirir miyim, alır mıyım bilmiyorum ama Küba ile istediğim her şeyi yapabileceğimi düşünüyorum" dedi.
Bu açıklamalar, Küba'nın ciddi bir enerji krizi yaşadığı ve ülke genelinde büyük elektrik kesintilerinin meydana geldiği bir dönemde geldi. ABD'nin Venezuela'dan Küba'ya giden petrol sevkiyatlarını durdurması ve enerji üzerindeki baskıyı artırması, adadaki ekonomik ve enerji krizini derinleştirdi.
ABD ile Küba arasında son dönemde diplomatik temasların sürdüğü de ortaya çıktı. Basına yansıyan bilgilere göre Washington yönetimi, müzakerelerde Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel'in görevden ayrılmasını gündeme getirdi.
2018'de göreve gelen Díaz-Canel ise ABD ile görüşmelerin ancak "egemenlik, eşitlik ve karşılıklı saygı" ilkeleri çerçevesinde yürütülebileceğini söyledi ve ülkenin iç işlerine müdahaleyi kabul etmeyeceklerini vurguladı. Trump yönetimi son aylarda Küba üzerindeki ekonomik baskıyı artırırken, Washington'da bazı yetkililer Havana'da rejim değişikliği çağrısı yapmaya devam ediyor.