Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un davetine icabetle gerçekleştireceği Seul ziyareti öncesinde Yonhap'a verdiği mülakatta Türkiye-Güney Kore ilişkilerini değerlendirdi. Erdoğan, iki ülke arasındaki dostluğun sağlam tarihi temellere dayandığını vurguladı. Bu dostluğun Kore Savaşı'nın zor günlerinde filizlendiğini ve on yıllara rağmen değerinden hiçbir şey kaybetmediğini belirtti. İlişkilerin temelinde kardeşlik ve karşılıklı güvenin bulunduğunu ve bu mirası gelecek nesillere taşımak görevleri olduğunu kaydetti.
Siyasi ve Ekonomik Hedefler
Seul ziyaretimizde önceliğimiz, iki ülke arasındaki siyasi diyaloğu güçlendirmek ve ekonomik ilişkilerimize ivme kazandırmaktır. Savunma sanayii, nükleer enerji, yüksek teknoloji, yapay zeka ve yenilenebilir enerji alanlarında önemli fırsatlar görüyoruz. Bu fırsatları somut projelere dönüştürmek, şirketlerimizin önünü açmak ve karşılıklı yatırımları artırmak istiyoruz. İkili ticarette 15 milyar dolarlık hacim hedefimiz vardı. Bu hedefe ulaşırken ticaretimizi daha dengeli bir yapıya kavuşturmayı, yatırımları artırmayı ve üretim alanında daha yakın çalışmayı önemsiyoruz.
Sinop Nükleer Güç Santrali Projesi Görüşmeleri
Sinop Nükleer Güç Santrali Projesi'ne ilişkin müzakerelerde gelinen son aşamayla ilgili Erdoğan, bu konularda Güney Kore ile yürütülen görüşmelerin önemli olduğunu çizdi. Erdoğan, Koreli dostlarının nükleer enerji alanındaki tecrübesini bildiklerini belirterek, geçtiğimiz yıl imzaladıkları mutabakat zaptının ardından KEPCO ile ön fizibilite kapsamında önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti. Projenin teknik ve ekonomik şartları ile yatırım modeli üzerinde değerlendirmelerini sürdürdüklerini, elektriğin hangi maliyetle üretileceği, yatırımın nasıl finanse edileceği ve projenin Türkiye ekonomisine kazandıracakları nihai kararda belirleyici olacağını söyledi.
Ticaret Dengesi ve Fırsatlar
Diğer ülkelerle yürütülen temasların da dikkate alındığını belirten Erdoğan, bütün seçeneklerin Türkiye'nin menfaatleri doğrultusunda değerlendirildiğini anlattı. Türkiye ile Güney Kore arasındaki ticari ilişkilere değinen Erdoğan, ikili ticaret hacminin dağılımında ciddi bir dengesizlik olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılında Kore'ye ihracatlarının yaklaşık 1,14 milyar dolar olurken ithalatlarının 10,26 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirterek, bu farkın azaltılmasını, ticaretin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını istediklerini değerlendirdi.
Ortak Başarılar ve Sektörel İş Birlikleri
Türkiye'nin güçlü üretim altyapısının, nitelikli iş gücünün ve stratejik konumunun Koreli yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Erdoğan, Kore Cumhuriyeti'nin teknoloji ve inovasyon alanındaki birikimiyle Türkiye'nin üretim gücünü birleştirdiğinde çok daha büyük başarılara ulaşılabileceğini kaydetti. Hyundai'nin ülkemizdeki köklü otomotiv üretim faaliyetleri ve POSCO'nun çelik sektöründeki yatırımları bu ortaklığın somut örnekleridir. Hyundai'nin İzmit'teki tesislerinde elektrikli araç üretimine başlamasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Erdoğan, elektronik, yarı iletken teknolojileri, makine ve endüstriyel otomasyon, robotik sistemler, biyoteknoloji, ilaç ve tıbbi cihazlar ile yenilenebilir enerji alanlarında önemli imkanlar olduğunu belirterek, Koreli yatırımcıları yatırımlarını artırmaya ve Türk şirketleriyle güçlü ortaklıklar kurmaya davet etti.
Lojistik ve Güvenlik Odaklı Yaklaşım
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TUSAŞ bünyesindeki TEI tarafından geliştirilen PD170 motoruna Güney Kore tarafından yoğun ilgi gösterilmesini memnuniyetle karşıladığını belirtti. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan ciddi güvenlik sorunları ve gemi trafiğine yönelik kısıtlamaların küresel enerji piyasalarını ve uluslararası ticareti doğrudan etkilediğine dikkat çeken Erdoğan, yaşanan krizin uluslararası ticarette güvenilir alternatif güzergahlar geliştirmenin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyledi. Türkiye olarak Asya ile Avrupa arasındaki stratejik konumlarını güçlü bir ulaştırma ve lojistik altyapısıyla desteklediklerini ifade etti. Erdoğan, Türkiye'nin bölgesel ulaştırma ve lojistik yatırımlarında Koreli şirketlerin daha fazla yer almasını arzu ettiğini, yatırım yapacak, üretim ve istihdam sağlayacak Koreli şirketlere gereken desteğin verilmeye hazır olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı, özellikle demir yolu altyapısı, lojistik merkezleri ve akıllı ulaştırma sistemlerinde ortak yatırımlar geliştirebileceklerini ekledi.
tags_list
source_url_in_body