DOLAR 50.16 ₺
EURO 55.95 ₺
STERLIN 67.12 ₺
G.ALTIN 6,528.11 ₺
ATA 44,293.28 ₺
BİLEZİK 5,975.66 ₺
BTC 80,171.47 $
ETH 2,412.44 $
BİST 0.00
    ads

    15 yıllık hasret sona erdi! Komşudaki Osmanlı eseri yeniden ibadete açıldı

    Gündem
    Yayınlama: Kaynak: Haber Merkezi

    Suriye'deki çatışmalar sonrası 15 yıl kapalı kalan tarihi Süleymaniye Külliyesi yeniden ibadete açıldı. Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz ve Suriye Evkaf Bakanı Muhammed Ebu'l Hayr Şükri katıldı.

    15 yıllık hasret sona erdi! Komşudaki Osmanlı eseri yeniden ibadete açıldı

    Suriye'deki çatışma ve savaş süreci nedeniyle uzun yıllar ibadete kapalı kalan tarihi külliyede, 15 yıl sonra kılınan ilk cuma namazına kent sakinleri yoğun ilgi gösterdi. Bu önemli günde Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz da ilk cuma namazına katıldı.

    Büyükelçi Yılmaz, namaz öncesi ve sonrasında camideki cemaatle selamlaşarak özellikle çocuklarla yakından ilgilenmiş ve onlarla bir süre sohbet etmiştir.

    Namazın ardından Suriye Evkaf Bakanı Muhammed Ebu'l Hayr Şükri, Büyükelçi Yılmaz ile bir araya gelerek selamlaşmış; Yılmaz, külliyedeki yapılar ve naaşlarla ilgili ziyarete gelenleri bilgilendirmiştir.

    Bölge halkı, 15 yıllık aranın ardından tarihi ibadethanede yeniden saf tutarak yoğun ilgi göstermiştir.

    Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Yılmaz, uzun bir aradan sonra bu tarihi mekanda namaz kılmanın gururunu yaşadıklarını belirterek, 'Bugün 15 yıldan sonra ilk defa cuma namazını Süleymaniye Camii'nde kılmış olduk. Gerçekten bizim için çok övünç kaynağı ne kadar gururlansak azdır,' demiştir.

    Yılmaz, mekanın mimari ve tarihi değerine dikkat çekerek, 'Bahçesiyle, çevresiyle, hem mimarisiyle gerçekten burası inanılmaz güzel bir yer, Şam halkı da uzun bir savaştan sonra burası açıldıktan sonra geldiler ve burada inanılmaz bir kalabalık var şu anda. Herkes dua ediyor, hem camileri yaptıranlara, hem onları koruyanlara, hem onları gerçekten bu günlere getirenlere ve yeniden imar edip bugün tekrar ibadete açanlara. İnşallah Şam halkı için bu son derece hayırlı olur,' ifadelerini kullanmıştır.

    Külliyenin bahçesi, yanındaki çarşı ve yan tarafında daha sonra imar edilen Selimiye Medresesi ile Şam'ın en önemli kültür merkezlerinden biri olacağını belirten Yılmaz, 'Külliyenin alanı son derece güzel, alan son derece büyük, bahçesiyle, havuzuyla, Sultan Vahdettin'in kabriyle, yine imaretleriyle yani burası her şeyiyle tam bir külliye,' demiştir.

    Külliyenin kökenine ve mimari mirasına değinen Yılmaz, 'Kanuni Sultan Süleyman inşa ettirdi. Mimar Sinan'ın gözetiminde inşa edilmişti. O yüzden de Şam'da böyle bir Türk izinin olması, zaten birçok burada Türk sultanların yaptırdığı camiler, imaretler, medreseler var ama tabii burası İstanbul tarzına benzediği için, bize hep İstanbul'u hatırlattığı için ve Osmanlı'nın gelişme döneminde yapıldığı için daha da gurur verici ve daha da tanıdık. İnşallah tüm Şam halkı için hayırlı uğurlu olur,' şeklinde konuşmuştur.

    Külliyeyi ziyarete gelen Selman el-Haccar, '30 yıl önce ziyaret etmiştim, ailem ile birlikte yeniden ziyarete geldim,' demiştir.

    Osmanlı'nın büyük miraslarından biri olan tekkenin geçmişte harabe halinde olduğunu söyleyen Haccar, kapsamlı restorasyon çalışmaları sayesinde yapının eskisine göre çok daha iyi, bakımlı ve estetik bir görünüme kavuştuğunu belirtmiştir.

    Uzun yıllar kapalı kalan ve restore edildikten sonra yeniden ibadete açılan bu kutsal mekanda, ailesiyle ilk kez cuma namazı kılmanın kendisi için büyüleyici bir deneyim olduğunu vurgulayan Haccar, hissettiği mutluluğun kelimelerle tarif edilemeyecek kadar büyük bir duygu olduğunu dile getirmiştir.

    Yapımına 1554 yılında başlanan yapı kompleksinin cami ve imaret bölümleri 1558-1559 yıllarında tamamlanmış; daha sonra 1566 yılında Sultan II. Selim döneminde eklenen medrese ile külliye tam bir ilim ve ibadet merkezi haline gelmiştir.

    Süleymaniye Külliyesi, kurulduğu günden itibaren sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda İstanbul ve Anadolu'dan yola çıkarak Mekke ve Medine'ye giden Sürre Alayları ile hacı kafilelerinin hayati bir konaklama, iaşe ve ibadet merkezi olarak kullanılmıştır.

    Hilafetin kaldırılmasının ardından sürgüne gönderilen ve 1926 yılında İtalya'nın San Remo kentinde hayatını kaybeden son Osmanlı Padişahı Sultan VI. Mehmed Vahdeddin başta olmak üzere, hanedanın pek çok mensubunun naaşı burada bulunmaktadır.

    BENZER HABER