DOLAR 50.00 ₺
EURO 55.97 ₺
STERLIN 67.11 ₺
G.ALTIN 6,275.34 ₺
ATA 42,606.79 ₺
BİLEZİK 5,748.13 ₺
BTC 78,188.94 $
ETH 2,286.11 $
BİST 0.00

    30 yıl sonra Türk algısı değişti! Türkiye'den Avrupa'da "bilişsel cephe" teması

    Gündem
    Yayınlama: Kaynak: Haber Merkezi

    SSB koordinasyonunda düzenlenen çalıştayda, yurt dışından dönen nitelikli profesyonellerle 'Beyin Göçünden Beyin Gücüne' geçiş ele alındı. Hakan Karataş, savaşın fizikselden zihinsel cephelere kaydığını vurguladı.

    30 yıl sonra Türk algısı değişti! Türkiye'den Avrupa'da "bilişsel cephe" teması

    Savunma Sanayii Başkanlığı'nın (SSB) Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamında, Savunma Sanayii Akademi koordinasyonunda ASELSAN Çelik Kubbe Konferans Salonu'nda "Beyin Göçünden Beyin Gücüne Çalıştayı" düzenlendi. Bu program, 2025-2026 yıllarında yurt dışından Türkiye'ye dönen nitelikli profesyoneller ile savunma sanayii kuruluşlarının insan kaynakları yöneticilerinden oluşan 105 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayda, yurt dışında kazanılan bilgi ve deneyimlerin sektöre kazandırılması, Türkiye'ye dönüşte karşılaşılan fırsatlar ve uyum süreçleri ele alındı. Kaynak URL:

    Milli Yetkinlik Hamlesi'nin Hedefleri

    Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Hakan Karataş, 2024 yılında gerçekleştirilen Savunma Sanayii Yürütme Komitesi (SSYK) kararlarıyla başlatılan Milli Yetkinlik Hamlesi'nin, lise düzeyinden üst düzey yöneticiye kadar her seviyedeki Türk vatandaşının yetkinlik setlerini geliştirmeyi hedeflediğini belirtti. Karataş, "Milli Yetkinlik Hamlesi, savunma sanayimize katkı sağlayacak lise öğrencisi, üniversite öğrencisi, mezunlar, savunma sanayisi profesyonelleri, ekip liderleri ya da üst düzey yöneticilere kadar yetkinlik setlerini geliştirmeyle ilgili bir hamle. Hedef, katkı sağlayacak her seviyedeki Türk vatandaşının yetkinlik setlerini doğru bir şekilde yapılandırmak. İnsan dediğince her şeyin dediğini biliyoruz. Genelde bu başlamda başlatılan bir proje." ifadelerini kullandı.

    Savaş Ortamının Değişimi ve Bilişsel Cephe

    Hakan Karataş, dünya savaş ortamının artık fiziksel cephelerin ötesine geçtiğini vurgulayarak, "Savaş ortamı diyor. Biz eskiden hep fiziksel cephelerden bahsederdik. Fiziksel cephelerde savaş kazanılırdı. Daha sonra siber cephelerden bahsedildi. Şimdi belki baktığınızda diplomasi de bir cephe. Ekonomi de bir cephe. Strateji de bir cephe. İstihbarat da bir cephe. Aslında toplumların sosyoloji ve psikolojisi de bir cephe. Eğer böyle baktığımızda gerçekten savunma anlayışındaki cephenin artık fiziksel durumlardan biraz daha zihinsel durumlara dönüştüğünü çok yakından şahitlik ediyoruz. Eğer bu ortamı okumadığımızda bir şeyin de eksik kaldığımızı görüyoruz." dedi. Kinetik savaşlardan gri bölge savaşlarına doğru bir kayma yaşandığını belirten Karataş, dünyada bu yıl tartışılmaya başlanan en önemli kavramın "bilişsel cephe" olduğunu aktardı.

    Yeni Nesil Savunma Anlayışının Dört Sütunu

    Karataş, yeni nesil savunma anlayışının dört temel sütun üzerinde yükseldiğini belirterek şunları söyledi: "Birincisi, aciliyet duygusu. Yüksek teknoloji, yüksek hızda ve kapasitede üretim ihtiyacı kültürünü etkiliyor. İkincisi, sürdürülebilirlik. Sanayinizin, ekonominizin ve yeteneğinizin hem bilişsel hem duyusal olarak dayanıklı olması lazım. Üçüncü sütun ise yumuşak güçtür. Savaşın kazananı yoktur, az kaybedeni ya da çok kaybedeni vardır. Savaşmaktan daha önemli olan şey savaşmamak, çevrenizdeki olası savaş ihtimallerini engelleyebilmektir. Dördüncü sütun ise entegre çözümler üretmektir. Bu dört sütun birlikte hareket etmediği sürece bir kazanım elde etme şansımız yok."

    Tersine Beyin Göçü ve Avantaj Yaratma

    Sistemleri kuracak unsurun insan olduğuna değinen Karataş, iyi kadroların doğru projelere yönlendirilmesi için sürekli taze kalacak bir yetkinlik mimarisine ihtiyaç duyduklarını ifade etti. Bilişsel cepheyi güçlü tutmak amacıyla yurt dışında yaşayan Türk profesyonellerle bir araya geldiklerini hatırlatarak, Avrupa'nın önemli merkezlerinde 2 bine yakın uzman ve mühendis ile temas kurduklarını bildirdi. Karataş, "Tersine beyin göçü" ifadesini kullanmayı tercih etmediğini belirterek, "Yurt dışında kalan kişilerin oradaki bilgi ve becerisinden faydalanmak için bir yöntem bulmalıyız. 30 yıl önce Avrupa'daki 'Türk' algısı işçi olarak tanımlanırken, şimdi mühendis ve uzman olarak tanımlanıyor. Bu süreci avantaja çevirmeliyiz. Amacımız sadece proaktif iletişim kurmak, onların süreçlerini kolaylaştırmak ve Milli Yetkinlik Hamlesi'nde rol almalarını sağlamaktır." dedi.

    Dönüşenlerin Önerileri ve Uyum Süreçleri

    Türkiye'ye dönüş yapan katılımcıların yer aldığı önceki çalıştaydan elde edilen stratejik ve operasyonel önerilere de değinen Karataş, katılımcıların beyin göçü yerine "beyin sirkülasyonu yaklaşımını" doğal bir kariyer mimarisi olarak görmelerini, küresel yeteneklerin takip edilebileceği bir havuz oluşturulmasını ve şirket içi girişimciliğin desteklenmesini önerdiklerini aktardı. Operasyonel olarak ise katılımcıların sunulan iş ile kişinin yetkinlik uyumunun gözetilmesini istediğini belirten Karataş, yurt dışından dönenlere özel uyum ve tersine mentörlük programlarının açılması, esnek çalışma imkanları ve yetki devri gibi çok değerli geri bildirimler aldıklarını söyledi.

    Airbus'tan Türkiye'ye Dönüş Hikayesi

    Türk Havacılık ve Uzay Sanayii mühendisi Harun Burak Çolak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk Hava Kurumu Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nü birincilikle tamamladığını belirtti. Çolak, mezuniyetinin ardından tasarım mühendisi olarak işe başladığını ve yaklaşık 4 yıl bu görevi başarıyla sürdürdükten sonra Almanya'nın Münih kent yakınlarındaki Airbus firmasına geçtiğini anlattı. Airbus'ta da tasarım mühendisi olarak proje süreçlerinde sorumluluk üstlendiğini aktaran Çolak, Avrupa'daki çalışmalarının ardından yeniden Türkiye'ye dönme kararı aldığını ifade etti. Çolak, "Almanya'da geçirdiğim birkaç yılın ardından yurt dışında kazandıklarımı ülkeme getirebilmek amacıyla yuvaya geri döndüm. Şu anda halen tasarım mühendisi olarak görev yapmaktayım." dedi.

    Gençlere Tavsiye ve Kazanımlar

    Yurt dışında staj yapan, eğitim gören veya çalışan gençlere tavsiyelerde bulunan Çolak, bu süreci oldukça verimli bir deneyim olarak nitelendirdi. Bu çalışmaların kişilere farklı kurumlara ve tecrübelere ulaşma imkanı sunduğuna dikkat çeken Çolak, "Orada değerli kazanımlar ortaya çıkıyor. Kilit nokta olarak arkadaşlarıma şunu söyleyebilirim, mümkün olduğunca kendilerini geliştinsinler. Bu süreçte çaba göstersinler ve sonucunda o bilgileri ülkemize kazandırsınlar." diye konuştu. Çolak, yurt dışı deneyiminin mesleki kariyerine ve kişisel gelişimine sağladığı katkılara da değinerek, "Öncelikle farklı işleyişleri gözlemleme şansım oldu. Süreçlerin farklı yönetimi ve teknik detaylar bakımından, bizimle orası arasında hem bir tecrübe hem de kültür farkı söz konusu. Bu iki noktada bize fayda sağlayabilecek hususları bir araya getirip kendim için derledim. Bu süreçten ülkeme döndüğümde kazanım olarak getirdiğim noktalar, genelde hem iş işleyişi ve teknik detaylarla ilgili olumlu tecrübeler, hem de genel sosyal hayatta oturmuş, bize fayda sağlayabileceğini düşündüğüm hususlar oldu." dedi. Çolak, SSB koordinasyonunda gerçekleştirilen ve herkesin özveriyle çalıştığı programın oldukça verimli geçtiğini belirterek, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen kurumlara ve katılımcı firmalara teşekkür etti. Program kapsamında gerçekleştirilecek masa çalıştaylarında, katılımcıların deneyimlerinden hareketle insan kaynağı ve yetenek yönetimi politikalarına yönelik somut çözüm önerileri geliştirilmeye devam edilecek. (

    BENZER HABER