DOLAR 49.96 ₺
EURO 55.81 ₺
STERLIN 67.01 ₺
G.ALTIN 6,222.90 ₺
ATA 42,478.68 ₺
BİLEZİK 5,730.85 ₺
BTC 77,694.07 $
ETH 2,263.92 $
BİST 0.00

    Çöp kutunuz aslında bir lif deposu olabilir: Meyve ve sebze artıklarını tüketmenin şaşırtıcı faydaları

    Gündem
    Yayınlama: Kaynak: Haber Merkezi

    Çöpe atılan meyve ve sebze kabukları, çekirdekleri ve sapları yüksek lif içeriyor. Bilim insanları 'kökten uca beslenme' modelini öneriyor. Detaylar haberde.

    Çöp kutunuz aslında bir lif deposu olabilir: Meyve ve sebze artıklarını tüketmenin şaşırtıcı faydaları

    Meyve ve sebzelerin kabuk, çekirdek ve sap gibi genellikle çöpe atılan kısımlarının, günlük beslenmede büyük önem taşıyan diyet lifi açısından zengin olduğu ortaya çıktı. Resmi rakamlar, bağırsak sağlığı için kritik öneme sahip olan lifin günde önerilen 30 gramlık miktarının yalnızca yüzde 4 oranında karşılandığını gösteriyor. Sindirime yardımcı olan, uzun süre tok tutan ve kalp hastalığı ile bağırsak kanseri riskinin düşmesiyle ilişkilendirilen lif eksikliğine karşı bilim insanları "kökten uca beslenme" modelini öneriyor.

    King’s College London’daki araştırmacılar, pancar, dolmalık biber, brokoli, bal kabağı, karnabahar, kereviz, kıvırcık lahana, rezene, kivi, pırasa, ananas ve karpuz olmak üzere 12 çiğ ve taze yiyeceği inceledi. Araştırma sonucunda, çöpe atılan pek çok parçanın insanların genellikle tüketilen kısımlarından daha fazla lif içerdiği tespit edildi.

    Genel kural olarak kabukların iç kısımlardan daha yoğun lif barındırdığı belirtilirken, kivinin kabuğuyla tüketilmesinin soyulmuş kiviye kıyasla yüzde 50 daha fazla lif sağladığı belirlendi.

    Karpuz kabuğunun 100 gramında 2,10 gram lif bulunduğu (bir dilim tam buğday ekmeğine eşdeğer), bal kabağı kabuğu ve çekirdeklerinin 100 gramında ise 9,25 gram lif yer aldığı kaydedildi.

    Ayrıca ananas kabuğu ve iç kısmının meyvenin etli kısmından beş kat daha fazla lif içerdiği ortaya çıktı.

    Proje lideri Dr. Rachel Gibson, bulguların insanların önemli miktarda lifi çöpe attığını gösterdiğini belirterek, bunun yalnızca besinsel değil aynı zamanda finansal bir kayıp olduğuna dikkat çekti.

    Üniversite kantininde yürütülen denemelerde muz kabuğu körisi gibi "kökten uca" yemekler sunulduğunu aktaran Gibson, bu durumun insanları tatsız yiyecekler yemeye zorlamakla ilgili olmadığını, aksine göz ardı edilen bileşenlerdeki besin değerini fark etmek gerektiğini ifade etti.

    Dokuz haftalık deneme süresince bu yemeklerin toplam sıcak menü satışlarının üçte birini oluşturduğu ve tabakların daha az atıldığı gözlemlendi.

    İngiliz Diyetisyenler Derneğinden Diyetisyen Kirsten Jackson, ürünler iyice yıkandığı sürece bu yöntemlerin faydalı olduğunu belirtti.

    Jackson, ananas içlerinin smoothie'lere karıştırılabileceğini, sert sapların ise pişirilerek veya ince doğranarak değerlendirilebileceğini söyleyen, irritabl bağırsak sendromu (İBS) olan kişilerin şişkinliği önlemek için lif alımını kademeli olarak artırması gerektiğini kaydetti.

    İngiliz Beslenme Vakfı ise yeşil patates ve ravent yapraklarının toksik bileşikler içerdiğine dikkat çekerek, sert saplar ve çekirdeklerin küçük çocuklar için uygun olmayabileceği uyarısında bulundu.

    BENZER HABER