Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki bir tüp bebek kliniğine yönelik soruşturmada, Danimarkalı donör vaadiyle ailelere sunulan yumurta hücrelerinin Türkiye'den yasa dışı yollarla temin edildiği iddiası gündeme geldi. İngiltere'deki ailelerin de etkilendiği olayda, DNA testleri yaptıran 30 çocuğun genetik kökenine ilişkin bulgular ortaya çıktı.
İnsan bedeni üzerinden yasa dışı yollarla haksız kazanç sağladığı iddia edilen örgüte yönelik soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Katalogdan seçim yapan ailelerin, sarışın ve Danimarkalı donör vaadiyle binlerce sterlin ödeyerek satın aldıkları yumurta hücrelerinin Türk kadınlarına ait olduğu, yapılan genetik testlerle belirlendi.
Ailelerin, söz konusu durumu çocukları büyüdükten sonra fark edebildiği öğrenildi.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kadın üreme hücrelerini yasa dışı yollarla sattığı iddia edilen Hacer T. liderliğindeki örgüte yönelik yürütülen soruşturmada ulaşılan yeni bilgiler, olayın İngiltere'ye kadar uzandığını ortaya koydu.
Sabah'ta yer alan habere göre, Türkiye'deki kadınlardan yasa dışı yollarla yumurta hücreleri temin eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki bir şirket, bu hücrelerin Danimarka'da bulunan dünyanın en büyük donör bankası Cryos International'dan ithal edildiğini iddia etti.
Ancak yürütülen adli soruşturma ve yapılan genetik testlerin, yumurta hücrelerinin Türkiye'de Hacer T. liderliğindeki yasa dışı örgüt tarafından temin edildiğini ortaya koyduğu belirtildi.

İddiaya göre, yıllarca anne olma hayali kuran ve bu süreçte binlerce sterlin harcayan 39 yaşındaki Rachel isimli İngiliz kadın, son çare olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki söz konusu tüp bebek merkezine başvurdu.
İngiliz çift, merkez tarafından kendilerine sunulan kataloğu inceleyerek donörlerin tıbbi geçmişlerini, eğitim durumlarını, zekâ seviyelerini ve özellikle saç ile göz rengi gibi fiziksel özelliklerini değerlendirdi. Çift, doğacak çocuklarının Danimarka genine sahip olmasını isteyerek bu yönde bir tercih yaptı.
Uygulamanın ardından hamile kalan kadın, doğum yaparak Jonah adını verdikleri bebeğini dünyaya getirdi. Büyük bir sevinç yaşayan aile, çocukları büyüdükçe şüphe duymaya başladı.
Çocuğun, seçtikleri katalogdaki fiziksel özelliklere uygun şekilde sarışın olmaması üzerine anne, genetik laboratuvarına başvurarak DNA testi yaptırdı.
Haberde aktarılan bilgilere göre, laboratuvardan gelen raporda Danimarkalı donöre ait hücrelerin kullanılmadığı belirtildi.
Dolandırıldıklarını düşünen aile, Danimarka merkezli donör bankası Cryos International ile iletişime geçti. Aile, kendilerine verilen yumurta kodlarını kuruma sorgulattı.
Donör bankasının kayıtlarını inceleyerek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki söz konusu kliniğe daha önce hiçbir zaman yumurta teslimatı yapılmadığını bildirdiği aktarıldı.
Olayın basına yansıması ve hukuki sürecin başlamasının ardından aynı klinikte benzer vaatlerle tedavi gören yabancı ailelerin de çocukları için genetik test talebinde bulunduğu belirtildi.
Danimarkalı veya İskandinav donör vaadiyle yüksek fiyatlarla ailelere sunulan yumurta hücrelerine ilişkin yapılan testler sonucunda en az 30 çocuğun biyolojik kökeninin Türkiye olduğu öne sürüldü.