Mutfakta hız ve pratiklik arayanların vazgeçilmezi hazır çorbalar, masum gibi görünse de uzmanlardan gelen uyarılar dikkat çekiyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, sık tüketilen bu ürünlerin yüksek sodyum içeriğiyle günlük tuz alımımızı farkında olmadan artırabildiğini belirtiyor. Peki, bu durum sadece su tutulumuna mı yol açıyor yoksa daha derin sağlık sorunlarına mı zemin hazırlıyor? Özellikle kilo kontrolü yapanlar ve sağlıklı beslenmeyi önemseyenler için hazır çorba seçiminde dikkat edilmesi gereken kritik detaylar var. İçeriğindeki rafine un, nişasta ve katkı maddeleriyle besin değerleri sorgulanan hazır çorbaları nasıl daha bilinçli tüketebiliriz? Bu haberimizde tüm bilinmeyenleri mercek altına alıyor, etiket okuma alışkanlığının önemini vurguluyoruz.
Pratikliği dolayısıyla hazır çorbaların sıkça tercih edildiğini belirten uzmanlar, yüksek sodyum içerikleriyle farkında olmadan günlük tuz alımını artırabildiklerini söyledi.
İSTANBUL (İGFA) - Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, hazır çorbaların sık ve kontrolsüz tüketiminin yüksek tuz alımına yol açabileceğini, ana öğün olarak tüketildiğinde ise proteinle desteklenmesi gerektiğini açıkladı.
Hazır çorbaların pratik olmasına rağmen içeriklerine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Yiğit, “Hazır çorbaların büyük bölümü rafine un, nişasta, bitkisel yağ ve tuz içeriyor. Sebze oranı sınırlı, bazı ürünlerde aroma vericiler ve lezzet artırıcı katkı maddeleri bulunabiliyor” dedi. Yiğit, özellikle yüksek sodyum içeriğine dikkat çekerek, “Birçok hazır çorba tek porsiyonda günlük tuz ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayabiliyor. Fazla tuz alımı su tutulmasına ve kısa vadede geçici kilo artışına yol açabilir. Kilo kontrolü veya kilo verme hedefi olanlar için bu durum süreci zorlaştırabilir” uyarısında bulundu.

Hazır çorbaların çoğunlukla karbonhidrat ağırlıklı olduğunu, protein içeriklerinin düşük kaldığını belirten Yiğit, ana öğün olarak tüketildiklerinde yanına yoğurt, ayran veya kefir gibi protein kaynaklarının eklenmesinin faydalı olacağını söyledi.
Seçim yaparken etiket okuma alışkanlığı kazanmanın önemine de değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “İçindekiler listesinin kısa olması, tuzun ilk sıralarda yer almaması ve katkı maddelerinin sınırlı olması daha sağlıklı bir tercih için yol gösterir. Hazır çorbalar tamamen kaçınılması gereken besinler değil; doğru ürün seçildiğinde ve dengeli tüketildiğinde beslenme düzeninde yer alabilir” ifadelerini kullandı.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit'in uyarısıyla, günlük beslenmemizde sıklıkla yer verdiğimiz hazır çorbaların aslında göründüğünden daha fazla risk taşıdığı ortaya çıktı. Özellikle yüksek sodyum içerikleri nedeniyle farkında olmadan günlük tuz alımını artırabilen bu ürünler, kısa vadede su tutulumu ve kilo kontrolü zorluklarına yol açabiliyor. Haberde vurgulandığı üzere, ana öğün olarak tüketildiğinde protein açısından yetersiz kalmaları da önemli bir eksiklik olarak öne çıkıyor; bu nedenle yoğurt, ayran gibi protein kaynaklarıyla desteklenmeleri öneriliyor. Tüketicilerin etiket okuma alışkanlığı edinerek, içeriğinde rafine un, nişasta ve katkı maddelerinin az olduğu, tuzun ise ilk sıralarda yer almadığı ürünleri tercih etmesi büyük önem taşıyor. Özetle, hazır çorbalar tamamen hayatımızdan çıkarılması gereken besinler olmasa da, doğru seçimler ve dengeli tüketim alışkanlıkları ile sağlıklı bir beslenme düzenine entegre edilebilir; ancak bilinçli tercihler her zaman öncelikli olmalı.