Mekke İttifakı Anlaşması, üç ülkeyi "Çekirdek Taraflar" kategorisinde değerlendirmekte ve egemenliğe, uluslararası hukuka ve toprak bütünlüğüne sadık kalınarak taraflara müşterek savunma sorumluluğu yüklemektedir. Bu metnin en kritik düzenlemelerinden biri olan 2. Maddeye göre, taraflardan herhangi birinin maruz kalacağı dış kaynaklı silahlı ya da askeri saldırılar, tüm üyelere yöneltilmiş sayılacaktır.
Birleşmiş Milletler (BM) Sözleşmesi'nin 51. maddesindeki "meşru müdafaa" hakkı çerçevesinde hazırlanan bu madde doğrultusunda, saldırıya uğrayan devlete askeri imkanlar da dahil olmak üzere tüm karşılıklı yardım olanakları derhal seferber edilecektir.
SAVUNMA DESTEĞİ ŞARTA VE TALEBE BAĞLI olarak, söz konusu hüküm saldırı anında kendiliğinden (otomatik) ve koşulsuz bir yardımı öngörmemektedir. Askeri destek verilebilmesi için öncelikle hedef alınan ülkenin resmi başvuruda bulunması gerekmektedir. Tarafların yapacağı tarafsız bir incelemenin ardından yardımın niteliğine ve sınırlarına karar verilecek; bu kararların alınmasında oy birliği (oydaşma) kuralı aranacak ve oy birliği sağlanamazsa karar çıkmayacaktır. Olası askeri birlik görevlendirmeleri ise Anayasa'nın 92. maddesindeki esaslara bağlı kalınarak gerçekleştirilecektir.
Askeri ortaklığın ötesinde savunma sanayiinde de kapsamlı bir iş birliği öngören anlaşma kapsamında taraflar; ortak savunma sanayii üretimi yapmak, ileri teknoloji gerektiren alanlarda ortak Ar-Ge ve inovasyon çalışmaları yürütmek, uzman personel aracılığıyla ilgili ülkelerin topraklarında beşeri sermaye yetiştirip askeri endüstriyi güçlendirmek ve barış, savaş ve olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yedek parça ve yakıt tedarikini kapsayan güçlü bir lojistik destek ağı kuracaktır.
KURUMSAL YAPILANMA kapsamında, Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanlarından oluşan bir "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi" kurulacaktır. Bu komite, sırayla üye ülkelerin ev sahipliğinde yılda en az iki kez toplanacak olup, liderler de ihtiyaç duydukça yılda bir defa bir araya gelebilecektir. Anlaşma çerçevesinde kurulacak daimi sekreteryaya Suudi Arabistan ev sahipliği yapacak; sekreteryayı üç yıllık dönemler halinde dönüşümlü bir Genel Sekreter yönetecek ve bu görevi ilk olarak bir Pakistan vatandaşı üstlenecektir.
İttifaka ilerleyen süreçte yeni ülkelerin katılımı, yalnızca "Çekirdek Tarafların" oy birliğiyle onaylanmasıyla mümkün olacaktır.
GÜVENLİ KANALLAR ÜZERİNDEN İSTİHBARAT PAYLAŞIMI, anlaşmanın 9. ve 13. maddeleri ile terörizmle mücadele ve istihbarat alanındaki iş birliği esaslarını belirlemektedir. Üyeler, mutabık kaldıkları güvenli hatlar üzerinden bilgi ve istihbarat alışverişinde bulunacak; gizlilik içeren bu belgeler "bilmesi gereken" kuralına göre korunacak ve üçüncü taraflarla ya da şirketlerle paylaşılmayacaktır.
SÜRESİZ YÜRÜRLÜK VE 10 YILLIK BAĞLILIK KURALI gereği, anlaşma onay belgelerinin sekretaryaya teslim edilmesinin ardından yürürlüğe girecek ve süresiz geçerliliğini koruyacaktır. Taraflar, yürürlük tarihinden itibaren ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan ayrılmama taahhüdünde bulunmakta olup, bu sürenin dolmasının ardından en az üç ay evvel yazılı bildirim yapmak şartıyla çekilme hakkı kullanılabilecektir. Anlaşma dışarıdan katılımlara açık olmakla birlikte, "isteyen her devlet" doğrudan dahil olamayacak; bunun için öncelikle ittifakın kurumsal yapılanmasını tamamlaması ve belirlenen kriterleri sağlaması gerekecektir. Yeni katılacak ülkelerin egemenliğe, bağımsızlığa, toprak bütünlüğüne ve iç işlerine karışmama gibi uluslararası hukuk normlarına uyması şart koşulurken, aynı zamanda belirli bir savunma sorumluluğunu üstlenebilecek kapasiteye sahip olması aranacaktır. Türkiye, bu ortaklıkla birlikte bugüne kadar tek başına yürüttüğü barış diplomasisi çabalarını taraf ülkelerle birlikte daha geniş bir zemine taşımayı amaçlamaktadır.
source_url_included_in_body_ok