İsrail'de yapılan seçimlerin ardından açıklanan sandık çıkış anketlerine göre, ne Başbakan Binyamin Netanyahu ve ona destek veren partiler ne de muhalif blok, 120 sandalyeli Mecliste koalisyon hükümeti kurmak için gerekli 61 milletvekiline ulaşabilmiş olup, ülkede koalisyon hükümeti belirsizliği ortaya çıkmıştır. Netanyahu ve taraftarlarının kampanyasını Filistin karşıtlığı üzerine kurduğu İsrail'deki genel seçimler dün yapılmıştır. Sandıkların kapanmasının ardından oy sayımına başlanmış ve İsrail devlet televizyonu KAN, sandık çıkış anketlerini kamuoyuyla paylaşmıştır.

KAN'ın sandık çıkış anketine göre, mevcut Mecliste 32 sandalyeye sahip olan Netanyahu'nun partisi Likud oy kaybederek 25 sandalyeye gerilemiş ancak birinci sırada yer almıştır. Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki ve ilk kez seçimlere katılan Yashar Partisi 21 milletvekili ile Likud'un ardından ikinci sırada yer almıştır. İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partiler kilit konumdadır. Sandık çıkış anketlerine göre, eski başbakanlar Naftali Bennett ve Yair Lapid liderliğindeki Beyahad (Birlikte) Partisi 13, eski Genelkurmay Başkanı Yair Golan'ın Demokrat Partisi 10, Avigdor Liberman'ın İsrail Evimiz Partisi ise 8 milletvekili çıkarmıştır.
Mevcut iktidar blokunda yer alan Ultra-Ortodoks Yahudilerin (Haredi) Şas Partisi ve Birleşik Tevrat Yahudiliği 6'şar sandalyeyle seçim yarışını tamamlamıştır. Yine Netanyahu'nun müttefikleri arasında aşırı sağcı bakanlar Itamar Ben-Gvir'in Yahudi Gücü Partisi 7, Bezalel Smotrich'in Dini Siyonizm Partisi 6 milletvekili çıkarmıştır. İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Hadash, Taal ve Balad partilerinin oluşturduğu Ortak Liste 11 milletvekili çıkarırken, Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisi (Birleşik Liste) ise Meclis'te 7 milletvekiliyle temsil edilecektir.
Bu sonuçlara göre, ne Netanyahu bloku ne de muhalif blok hükümet kurmak için gerekli 61 milletvekiline ulaşamamış olup, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partiler 18 milletvekiliyle Mecliste kilit konuma ulaşmıştır. Netanyahu'ya destek veren blok veya muhalif partilerin hükümeti kurmak için gerekli sandalyeye ulaşamaması nedeniyle İsrail'de bir kez daha koalisyon belirsizliği ortaya çıkmıştır. Seçimlerin ardından koalisyon hükümeti senaryoları ülkenin gündemine oturmuştur.
Koalisyon hükümetleriyle yönetilen ve adı sık sık erken seçimlerle anılan İsrail'de dünkü genel seçimlerin ardından 3 senaryo öne çıkmaktadır. Dillendirilen senaryoların başında Yashar Partisi lideri Eisenkot'un liderliğinde kurulacak azınlık hükümeti gelmektedir. Sandık çıkış anketlerine göre, Eisenkot ve ona destek vermesi muhtemel partilerin sandalye sayısı 52 olarak gösterilmekte ve bu sayı koalisyon hükümetini kuracak sayıya ulaşamamaktadır. Bu durumda, bu bloğa dışardan partilerin destek vererek azınlık hükümeti kurulabileceği dile getirilmektedir. Bu senaryoda gözler İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilere çevrilmektedir. Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisi, Netanyahu'yu devirmek için Bennett-Lapid liderliğindeki koalisyona destek vermişti; Abbas'ın dışardan desteğiyle Bennett-Lapid ortaklığında koalisyon hükümeti kurulmuştu. Ancak, Abbas Eisenkot liderliğindeki bloka destek verse bile milletvekili sayısı 59'da kalmakta ve hükümeti kurmaya yetmemektedir. Bu nedenle Eisenkot'un öncülüğündeki blokun azınlık hükümeti kurması için Ortak Liste'nin de desteğine ihtiyacı bulunmaktadır. Ortak Liste'nin böyle bir desteği verip vermeyeceği veya Eisenkot'un Filistin asıllıların desteklediği bir azınlık hükümetini kabul edip etmeyeceği şu an için belirsizliğini korumaktadır.
Bir başka senaryo ise Netanyahu ve Eisenkot'un dönüşümlü başbakanlık konusunda anlaşarak ulusal birlik hükümeti kurması olarak öne çıkmaktadır. Bu senaryoda, Likud, Yashar, Beyahad (Birlikte) Partisi, Demokrat Parti, Haredilerin Şas ve Birleşik Tevrat Yahudiliği partilerinin bir araya gelerek geniş tabanlı bir ulusal birlik hükümeti kurması dillendirilmektedir. Toplamda 81 sandalye çıkarması beklenen bu partiler koalisyon hükümetini kurmak için gerekli sandalye sayısının üzerinde milletvekiline sahip olmakla birlikte, bu senaryoda da birçok soru işareti bulunmaktadır. Zira Eisenkot, seçimlerden önce yaptığı açıklamalarda sık sık Netanyahu ile koalisyon masasına oturmayacağını dile getirmiştir. Ayrıca Eisenkot, Lapid-Bennett bu ulusal birlik hükümetinde yer alacak Şas ve Birleşik Tevrat Yahudiliği'nin temsil ettiği Haredilerin (Ultra-Ortodoks Yahudiler) zorunlu askerliğe tabi tutulmasını istemektedir. Şas ve Birleşik Tevrat ise bu tasarıya uzun zamandır karşı olduğunu ve bu tasarıyı çıkarmak isteyen bir hükümette yer almayacağını dile getirmektedir.
İran'a olası saldırılar koalisyon hükümetinde belirleyici olabilir. Ulusal birlik hükümeti için söz konusu partilerin bir araya gelmesi zor görünse de, olası İran saldırısının dengeleri değiştirebileceği ifade edilmektedir. Tel Aviv'in ABD ile birlikte İran'a olası saldırıları yeniden başlatması halinde Eisenkot'un hem ABD Başkanı Donald Trump hem de İsrail kamuoyunun baskısıyla Netanyahu ile ulusal birlik hükümetine katılabileceği yorumları yapılmaktadır. İsrail'de dile getirilen üçüncü senaryo ise tarafların koalisyon hükümetini kurma konusunda anlaşmaya varamaması halinde ülkede yeniden erken seçime gidilmesi olarak öne çıkmaktadır. Kesin sonuçların açıklanmasından sonra Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, koalisyon kurmaya en yakın gördüğü adayı hükümeti kurmakla görevlendirecektir. Hükümet kurmak için görevlendirilen isim, sert geçmesi beklenen koalisyon pazarlıkları için 28 günlük bir süreye sahip olacak ve ihtiyaç halinde bu süreye 14 gün daha eklenebilecektir. Cumhurbaşkanının görevlendirdiği isim hükümeti kuramazsa, cumhurbaşkanı yeniden istişare yaparak Meclis içinde başka bir isme hükümet kurması için görev verebilir. Bu ismin 28 gün içinde koalisyon kurması gerekmektedir. Eğer hala hükümet kurulamazsa, İsrail Meclisinin içinden bir kişinin 61 milletvekilinin imzasını toplaması için 21 günlük süre başlayacaktır. Eğer 61 milletvekili sağlanırsa bu kişinin iki hafta içinde hükümeti kurması gerekmektedir. Eğer sağlanamazsa Meclis lağvediliyor ve ülkede 3 ay içinde seçime gidilmesi gerekmektedir. Ülke, benzer koalisyon anlaşmazlıkları sebebiyle 2019 ile 2022 yılları arasında art arda beş kez erken genel seçime gitmiştir.