Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve TEKPA iş birliğinde düzenlenen 'Afetlere Dayanıklı Tekirdağ Çalıştayı' kentin deprem direncini artırmak adına önemli adımlar attı. İki gün süren kapsamlı çalışmada, kentsel dönüşümün planlama, çevresel, finansal ve hukuki boyutları derinlemesine incelendi. Alanında uzman akademisyenler ve şehir plancıları, geleceğin güvenli şehirleri için bilimsel veriler ışığında çözüm önerilerini paylaştı. Bu kritik buluşma, sadece Tekirdağ için değil, tüm deprem riski taşıyan bölgeler için yol gösterici nitelikteydi. Şehrin geleceğini şekillendirecek bu kararların ve stratejilerin detayları, haberimizde sizleri bekliyor.
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Tekirdağ Planlama Ajansı (TEKPA) işbirliğinde düzenlenen Afetlere Dayanıklı Tekirdağ-Deprem Güvenliği ve Toplum Odaklı Çözümler Çalıştayı, ikinci gününün ardından tamamlandı.
TEKİRDAĞ (İGFA) - Büyükşehir Belediyesi Yılmaz İçöz Sahnesi’nde gerçekleştirilen çalıştayda kentsel dönüşüm, planlama, çevresel, finansal, hukuki ve uygulama boyutlarıyla dört oturumda ele alındı. Oturumun ilk gününde ele alınan bilimsel bilgilerin değerlendirilmesi doğrultusunda, çalıştayın ikinci gününde bu bilgilerin sürdürülebilir politikalara dönüştürülmesine yönelik yapılabilecekler ele alındı.
KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN PLANLAMA BOYUTU
Çalıştayın birinci oturumunda, Şehir Plancısı ve TEKPA Koordinatörü Dr. Ömer Selvi moderatörlüğünde “Kentsel Dönüşümün Planlama Boyutu” konuşuldu. İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pelin Pınar Giritlioğlu, “Dirençli Kentler İçin Nasıl Bir Kentsel Dönüşüm?” başlıklı sunumunda, kentsel dönüşüm planlamasının kentleri afete dirençli hâle getirmedeki rolüne ilişkin katılımcılara önemli bilgiler aktardı. Yine aynı oturumda Şehir Plancısı ve Gaziemir Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ekici tarafından “Ulaşılamayan Konut: Türkiye’de Barınma Hakkı” başlıklı sunum yapıldı.
KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN FİZİKSEL VE ÇEVRESEL BOYUTU
“Kentsel Dönüşümün Fiziksel ve Çevresel Boyutu” temalı ikinci oturumun moderatörlüğünü TEKPA Genel Müdürü Mehmet Akyürek üstlendi. İkinci oturumda, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi İpek Sakarya, “Orta Ölçekli Kentlerde Kentsel Dönüşümün Fiziksel Çevre Üzerindeki Etkileri: Çanakkale Örneği” başlıklı sunumunda, orta ölçekli kentlerde kentsel dönüşüm adı altında ortaya çıkan sorunları masaya yatırdı. Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Ünlü ise “Kentsel Dönüşüm, Mimarlık ve Çevresel Stres” konulu sunumuyla, kentsel dönüşüm kapsamında mimari yapıların toplumsal yaşamla uyumlu şekilde ele alınması gerektiğinin altını çizerek, insanı odağına almayan bir kent estetiğinin hayata geçirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN FİNANSAL VE HUKUKİ BOYUTU
Çalıştayın üçüncü oturumu “Kentsel Dönüşümün Finansal ve Hukuki Boyutu” başlığı altında ele alındı. İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, “Kentsel Dönüşümün Finansmanı: Doğrular ve Yanlışlar” sunumuyla, finansal kaynaklı çözümler üzerinde durdu. Çankaya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ezgi Orhan, dönüşüm mevzuatı ve risk azaltma uygulamalarını aktarırken, 2023 yılı sonrası mevzuatına da konuşmasında geniş yer verdi. Oturumun son konuşmacısı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. İdil Akyol Koçhan ise 6306 sayılı Kanun’un ne vaat ettiği, nasıl bir kentsel dönüşüm yapılabileceği, sosyal konut ve barınma hakkının benimsenmesi gibi birbirinden önemli soruları kentsel dönüşüm açısından ele aldı.
KENTSEL DÖNÜŞÜM UYGULAMALARI
Günün son oturumunda “Kentsel Dönüşüm Uygulamaları” başlığı altında İstanbul ve Tekirdağ örnekleri paylaşıldı. İBB Kentsel Dönüşüm Planlama Şube Müdür Yardımcısı Dr. Gökçer Okumuş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüm uygulamalarını aktarırken, Namık Kemal Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suat Çabuk, İstanbul’dan iki örnek üzerinden kentsel dönüşüm süreçlerini değerlendirdi. Tekirdağ Kentsel Dönüşüm A.Ş. Genel Müdürü Özer Akay ise Tekirdağ’daki kentsel dönüşüm süreçlerinde uygulanan modelleri anlattı.
“KENTLERİMİZ İÇİN HEP BİRLİKTE HAREKET EDECEĞİZ”
Çalıştayın kapanış konuşmasında TEKPA Genel Müdürü Mehmet Akyürek, çalıştay sürecinde ortaya konan ortak yaklaşım ve temel çıktılara dikkat çekti. Akyürek, “Geride bıraktığımız oturumlar bir kez daha gösterdi ki afetlere karşı dirençli kentler oluşturmak yalnızca mühendislik ve planlama meselesi değil, bilim, kamu yönetimi, yerel yönetimler, meslek odaları ve toplumun birlikte hareket etmesini gerektiren bütüncül bir sorumluluktur. Bu çalıştayın en değerli çıktılarından biri, kentsel dönüşümün yalnızca yapı yenileme değil, aynı zamanda risk azaltma odaklı bir politika olarak ele alınması gerektiği konusunda herkesin hemfikir olmasıdır. Tüm bu değerlendirmelerin Tekirdağ için yol gösterici bir çerçeve sunacağına inanıyorum. Bilgi ve deneyimlerini bizlerle paylaşan tüm konuşmacılara, katkı sağlayan kurumlara, meslek odalarına ve emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkür ederim.” dedi.
Çalıştayda büyükşehir belediyesi daire başkanları, kurum ve kuruluşların amirleri, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar da katıldı.
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Tekirdağ Planlama Ajansı (TEKPA) tarafından düzenlenen 'Afetlere Dayanıklı Tekirdağ-Deprem Güvenliği ve Toplum Odaklı Çözümler Çalıştayı', deprem riskine karşı bütüncül yaklaşımlar geliştirme hedefiyle başarıyla tamamlandı. Kentsel dönüşümün planlama, fiziksel, çevresel, finansal, hukuki ve uygulama boyutlarının dört ayrı oturumda ele alındığı çalıştayda, akademisyenler ve uzmanlar önemli sunumlar gerçekleştirdi. Şehir Plancısı Dr. Ömer Selvi moderatörlüğünde 'Kentsel Dönüşümün Planlama Boyutu', Mehmet Akyürek moderatörlüğünde 'Kentsel Dönüşümün Fiziksel ve Çevresel Boyutu' ile Prof. Dr. Ali Hepşen'in finansal ve hukuki boyutları ele aldığı oturumlar yoğun ilgi gördü. İstanbul ve Tekirdağ'daki kentsel dönüşüm uygulamalarının da paylaşıldığı çalıştayın kapanışında TEKPA Genel Müdürü Mehmet Akyürek, dirençli kentler oluşturmanın bilim, kamu ve yerel yönetimler ile toplumun ortak sorumluluğu olduğuna vurgu yaptı. Çalıştay, kentsel dönüşümün sadece yapı yenileme değil, aynı zamanda risk azaltma odaklı bir politika olarak benimsenmesi gerektiği konusunda ortak bir görüşle sona erdi ve Tekirdağ için önemli bir yol haritası çizildi.