Bakan Uraloğlu, Yol-İş Sendikası'nın başkentte bir otelde düzenlenen 13. Olağan Genel Kurul Toplantısı'na katıldı. Bu toplantıda küreselleşme ve dünya çapında artan rekabetin sendikaları hem kendi durumlarını gözden geçirmeye hem de gelecek için stratejiler belirlemeye yönlendirdiğini belirtti.
Klasik ücrete dayalı sendikacılık anlayışının yerini sosyal taleplerin yoğun olduğu hizmet sendikacılığına bıraktığını dile getiren Uraloğlu, Yol-İş Sendikası'nın bu dönüşümü gerçekleştirerek büyük başarı yakalayan güçlü bir sendika olduğunu ve yol ve inşaat iççilerinin hak mücadelesinde ve sosyal diyalogda önemli bir mihenk taşı olduğunu ifade etti.
Bakan Uraloğlu, Yol-İş'in köklü geleneği ve sorumluluk bilinciyle çalışma hayatının gelişimine önemli katkılar sağladığını ve kendilerinin de sosyal diyalog yoluyla işçi ve işveren arasındaki hak ve hukuku her daim gözetme gayretinde olduklarını söyledi.
Yol-İş Başkanı Ramazan Adar ile kısa süre önce görüştüğünü belirten Uraloğlu, çalışma hayatına ilişkin konuları, karşılaşılan sorunları ve çözüm önerilerini ele aldıklarını, ulaşım ve altyapı hizmetlerinin sahadaki en önemli paydaşlarından olan işçi kardeşleriyle işbirliği ve koordinasyon içinde çalışmaya devam edeceklerini teyit etti.
Kara yollarındaki yol kenarlarındaki denetim istasyonları konusunu kongreye yetiştirmeye gayret ettik ancak olmadı; inşallah çok geç kalmadan çıkarılacağını ve bu diyalog ortamını güçlendirmeye devam edeceklerini vurguladı.
Bakan Uraloğlu, ülkenin dört bir yanını yollarla, köprülerle, viyadüklerle ve tünellerle donatarak Türkiye'nin her bölgesini erişilebilir kıldıklarını belirterek, bu yıl başında 30 bin kilometre bölünmüş yol ehiğini aşarak bölünmüş yol adayımızı 30 bin 278 kilometreye çıkardıklarını açıkladı.
Sadece 6 ilin bölünmüş yollarla bağlı olduğu bir dönemden, bugün 77 ilin bölünmüş yollarla birbirine bağlandığını söyledi.
Ortalama hızın 40 kilometre saat olduğu ve araç sayısının sadece 8,5 milyon olduğu bir dönemden, bugün araç sayısının 35 milyona ulaştığını ve ortalama hızın şehirler arasında 90 kilometreye çıktığını belirtti.
Kuzey Marmara, İstanbul-İzmir, Ankara-Niğde ve Aydın-Denizli otoyolları ile 19 Ekim'de hizmete açılan Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu gibi projelerle otoyol uzunluğunu 3 bin 848 kilometreye yükselttiklerini ifade etti.
Ankara-Kırıkkale-Delice ve Antalya-Alanya otoyollarının yapımına devam edildiğini ekledi.
Köprü ve viyadük uzunluğunun 311 kilometreden 837 kilometreye, tünel uzunluğunun ise 50 kilometreden 898 kilometreye çıktığını belirten Uraloğlu, teknoloji ve mühendislik harikası köprülerle yolculukların çok daha güvenli ve konforlu hale geldiğini söyledi.
Bu çalışmalarla insanların sevdiklerine daha kısa sürede ulaştığını, üretimden ticarete, turizmden lojistiğe kadar tüm sektörlerin daha hızlı, daha düşük maliyetle ve daha rekabetçi faaliyet gösterdiğini ifade etti.
Sanayi üretiminin hızlanması, tarım ürünlerinin pazarlara daha hızlı ulaşması ve turizm faaliyetlerinin artması gibi sonuçlar doğduğunu söyleyen Uraloğlu, yol güvenliğinin geleceği, iklim değişikliği, sürdürülebilir ulaşım ve yeni hareketlilik trendlerini yakından takip ederek uygulanabilir ölçüde hayata geçirmek için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi uluslararası stratejik projeleri kararlılıkla ilerlettiklerini, kara yollarıyla farklı ulaşım modlarını entegre ederek üretim, pazar ve tüketim noktaları arasındaki erişimi hızlandıracaklarını ve lojistik imkanları çeşitlendirerek ülkeyi küresel ölçekte daha etkin ve rekabetçi konuma taşıyacaklarını dile getirdi.
TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, sendikacılığın hak terazisini iyi tutması gereken zor bir iş olduğunu ifade etti.
Soylu, Türkiye'nin katettiği ilerlemeyle Batı ile arasındaki mesafeyi kapattığını ve sadece Batı'nın prangasından kurtulmadıklarını, kendi merkezlerine doğru ilerlediklerini, bu merkezin Türk dünyası, Müslüman dünyası ve Balkan dünyası olduğunu söyledi.
Soylu, sendikacıların sadece kendi emek hakkını savunmadığını, aynı zamanda memleketin, fakirin, fukaranın, okuyan çocuğun, kimsesizin hakkını savunan ve sadece çalışanın emeğinin değil, yaşayanın da emeğinin hakkını savunan güçlü bir topluluk olduğunu vurguladı.
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, sivil toplum örgütlerinin toplum için önemli olduğunu ve ilk fırsatta taşeron işçilerle ilgili meselenin bir yol haritası çizilerek çözülmesi gerektiğini belirtti.
Atalay, kara yolları denetim istasyonlarına ilişkin düzenlemenin yeni yasama yılında çıkarılmasının önemli olduğunu kaydetti.
Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Adar ise Türkiye'nin dört bir yanında her koşulda çalışan işçilerle Yol-İş'in gücünü üyelerinin ortak iradesinden ve örgütlü mücadelesinden aldığını söyledi.
Kaynak URL: