Ürdün Kralı 2. Abdullah, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bölgesel gerilimin azaltılmasına yönelik diplomatik çabaları ve iki ülke arasındaki işbirliğini ele aldı. Kraliyet Divanı açıklamasına göre, Kral 2. Abdullah, resmi temaslar için gelen Katar Başbakanı Al Sani'yi başkent Amman'da kabul etti.
Bölgesel gelişmeler ve kritik konular değerlendirildi
Görüşmede bölgesel gelişmeler, işgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs'teki durum ile iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi konuları değerlendirildi. Kral Abdullah, Arap ülkelerinin güvenliğini sağlayacak ve bölge halklarının istikrara kavuşmasına katkıda bulunacak kapsamlı bir gerilimi azaltma sürecine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Kral Abdullah, İsrail'in Filistinlilere yönelik tek taraflı uygulamalarını sürdürmesinin tehlikelerine dikkat çekti ve Ürdün ile Katar arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesinin önemini belirtti.
Katar'dan taziyeler ve temaslar
Katar Başbakanı Al Sani, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'nin, Ürdün'ün Kerek vilayetindeki bir kiliseyi hedef alan saldırıda hayatını kaybedenler için taziyelerini ve yaralılara acil şifa dileklerini Kral Abdullah'a iletti. Katar Başbakanı Al Sani, Amman'daki temasları kapsamında Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ile de bir araya geldi.
Diplomatik girişimler ve Gazze gündemi
Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede bölgesel gerilimin sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimler, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi ile Gazze'deki gelişmeler değerlendirildi. Taraflar, Gazze'de ateşkesin uygulanmasının önemini vurgularken, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi, uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilkelerine bağlı kalınması gerektiğini belirtti. İki bakan, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün güvence altına alınmasının önemine dikkati çekti.
İşbirliği ve barış vurgusu
Safedi, Katar'ın bölgesel gerilimin azaltılmasına yönelik arabuluculuk çabalarını takdir ettiklerini ifade etti. Görüşmede Al Sani de ülkesinin, deniz ulaşımının serbestisini güvence altına alacak ve bölgede kalıcı barışı sağlayacak kapsamlı bir anlaşmanın önünü açacak tüm diplomatik girişimleri desteklediğini vurguladı.