2 Kasım 2026 Pazartesi
DOLAR 49.98 ₺
EURO 56.01 ₺
STERLIN 67.09 ₺
G.ALTIN 6,368.65 ₺
ATA 42,861.02 ₺
BİLEZİK 5,782.43 ₺
BTC 78,231.34 $
ETH 2,287.35 $
BİST 0.00

    Yunanistan'ın müftü atamasına itiraz: Batı Trakya Türklerinden diyalog çağrısı

    Gündem
    Yayınlama: Kaynak: Haber Merkezi

    Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK), Gümülcine ve İskeçe müftülüklerine yapılan atamaları kabul etmedi. Kurul, azınlığın özgür iradesiyle belirlenmesi için diyalog çağrısı yaptı.

    Yunanistan'ın müftü atamasına itiraz: Batı Trakya Türklerinden diyalog çağrısı

    Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK), Yunanistan'da Gümülcine ve İskeçe müftülüklerine yapılan atamaları kabul etmediğini açıkladı. Kurul, müftülerin azınlığın özgür iradesiyle belirlenmesi ve sorunun çözümü için Yunan makamlarıyla diyalog başlatılması çağrısında bulundu. Bu talepler, BTTADK üyeleri tarafından Gümülcine Türk Gençler Birliği'nde düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaşıldı.

    BTTADK Başkanı Mustafa Trampa, azınlığın dini liderlerini kendi özgür iradesiyle belirleme talebinin 1985 yılından bu yana devam ettiğini belirtti. Aradan geçen 40 yılı aşkın süreye rağmen sorunun çözülememesi nedeniyle, azınlığın iradesi dikkate alınmadan devlet tarafından müftü atanmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

    Batı Trakya Türk azınlığının Gümülcine'de İbrahim Terif'i, İskeçe'de ise kendisini seçilmiş müftü olarak kabul ettiğini belirten Trampa, son atamaların azınlığın dini temsil konusundaki iradesini göz ardı ettiğini söyledi. Trampa, "Bir makamı devlet eliyle doldurmak mümkündür ancak o makama toplumsal kabul ve meşruiyet kazandırmak, yalnızca atama yoluyla mümkün değildir." ifadelerini kullandı.

    Müftülerin belirlenme sürecinde oluşturulan seçici kurulu eleştiren Trampa, azınlığın iradesini esas almayan bir mekanizmanın atamalara toplumsal meşruiyet kazandıramayacağına işaret etti. Trampa, müftülük meselesinin sadece idari bir düzenleme olmadığını, azınlığın dini kimliği, inanç özgürlüğü ve kendi dini liderlerini belirleme hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.

    1913 Atina Antlaşması'nın 11. maddesinin müftülerin Müslüman seçmenler tarafından seçilmesini öngördüğünü, 1923 Lozan Barış Antlaşması'nın ise azınlığın dini haklarını güvence altına aldığını hatırlattı. Trampa, Yunanistan'ın müftü atamalarının söz konusu antlaşmaların ruhu ve hükümleriyle bağdaşmadığını belirterek, azınlık kurumları ve temsilcileriyle samimi ve sonuç odaklı bir diyalog süreci başlatılmasını istedi.

    Batı Trakya'da müftülük sorunu, 1985'te Gümülcine Müftüsü Hüseyin Mustafa Efendi'nin vefatının ardından Yunanistan yönetiminin müftüleri atama yoluyla belirlemeye başlamasıyla ortaya çıktı. Yunanistan, 1991'de yaptığı yasal düzenlemeyle müftülerin seçilmesine ilişkin hükümleri yürürlükten kaldırarak atama sistemini kalıcı hale getirdi.

    Bu gelişmelerin ardından bölgede, devlet tarafından atanan müftüler ile Batı Trakya Türk azınlığının seçtiği müftülerin bulunduğu ikili bir yapı oluştu. Yunanistan makamları azınlığın seçtiği müftüleri resmen tanımazken, Batı Trakya Türk azınlığı kendi iradesiyle belirlediği dini liderleri kabul etmeye devam ediyor. Bu kapsamda Gümülcine'de İbrahim Terif, İskeçe'de ise Mustafa Trampa, azınlık tarafından seçilmiş müftüler olarak kabul ediliyor.

    Türk azınlık temsilcileri, 1923 Lozan Barış Antlaşması, 1913 Atina Antlaşması ve 1920 tarihli 2345 sayılı yasa'yı müftü seçme hakkının hukuki dayanakları arasında gösteriyor. Temsilciler, devletin atama uygulamasına son vermesini ve azınlık tarafından seçilen müftülerin resmen tanınmasını talep ediyor. Yunanistan yönetimi ise müftüleri kamu görevlisi statüsünde değerlendirerek atama sistemini sürdürüyor.

    BENZER HABER