Türkiye Sigorta Birliğinden (TSB) edinilen verilere göre, araç sigortalarında yeni bir işleyiş devreye giriyor. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) 12 Haziran tarihinde Resmi Gazete'de yayımladığı "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar" tebliği, 1 Temmuz itibarıyla resmen uygulanmaya başlanacak.
Zorunlu trafik sigortası alanında bilhassa değer kaybı ödemelerinde sigorta şirketleri, hak sahipleri ve aracı kurumlar arasında son yıllarda yoğun anlaşmazlıklar meydana geliyordu. Değer kaybı işlemlerinin ayrı bir süreç gibi işletilmesi, çok sayıda farklı eksper raporunun çıkarılması ve yüksek komisyonlarla çalışan aracıların sürece dahil olması, hem işlemleri uzatıyor hem de maliyetleri artırıyordu.
SEDDK, bu karmaşayı gidermek amacıyla hasar işlemlerini standart hale getirmeyi, süreçleri sadeleştirmeyi ve araba sahiplerinin sisteme direkt ulaşımını sağlamayı amaçladı. Yeni sistemle beraber değer kaybı kaynaklı yargı ve tahkim dosyalarının azalması, süreçlerin ivme kazanması ve düşen maliyetlerin zamanla prim tutarlarına olumlu yansıması öngörülüyor.
Yeni yönetmeliğin getirdiği en belirgin değişim, araç değer kaybı hesaplama aşamasında kendini gösteriyor. Trafik kazalarının ardından araçtaki maddi hasarı değerlendirecek olan eksper, artık merkezi atama sistemi aracılığıyla görevlendirilecek. Görevlendirilen bu tek eksper, hem araçtaki maddi hasarı hem de ortaya çıkan değer kaybını tek bir rapor içerisinde birleştirecek.
Bu değişiklik sayesinde hak sahiplerinin değer kaybı için ayrıca bir başvuru yapma zorunluluğu ortadan kalkacak; maddi hasar için yapılan ihbar, değer kaybı talebini de otomatik olarak kapsayacak. Böylelikle yeni bir dosya açılmasına veya ikinci bir eksperin atanmasına gerek kalmayacak. Hesaplamalar sırasında standart kriterler göz önünde bulundurulacak. Atanan eksper; aracın marka bilgisini, model yılını, kullanım amacını, hasar gören kısımlarını, hasarın türünü ve piyasa dinamiklerini baz alarak değer kaybını belirleyecek. Bu standart hesaplama modelinin, farklı raporlardan doğan uyuşmazlıkları en aza indirmesi hedefleniyor.
Geçmiş dönemlerde değer kaybı dosyalarını takip eden bazı aracı yapılar, tüketicilerden fahiş komisyonlar alabiliyordu. 1 Temmuz'da başlayacak yeni işleyişle, değer kaybı süreci direkt olarak hasar dosyasına entegre edildiği için hak sahiplerinin herhangi bir aracıya başvurma ihtiyacı kalmayacak. Tüketiciler doğrudan sigorta şirketleriyle iletişime geçebilecek. Bu adımın, haksız kazanç kapılarını kapatması ve milyonların üzerindeki mali yükü hafifletmesi bekleniyor.
Düzenlemeye göre, hazırlanan eksper raporu sigorta şirketine iletildikten sonra şirket, belirlenen değer kaybı miktarını hak sahibine bildirmekle yükümlü olacak. Söz konusu süreçte e-Devlet platformunda kayıtlı olan cep telefonu numaraları kullanılarak hak sahipleri anlık olarak bilgilendirilecek. Bu sayede tazminat aşamaları çok daha şeffaf bir şekilde takip edilebilecek.
Sigorta poliçesindeki sağlık teminatlarına ilişkin sınırlar da yeni tebliğle netliğe kavuşturuldu. Kaza neticesinde ortaya çıkan tedavi masrafları SGK tarafından ödenmeye devam edecek. Kazazedenin geçici iş göremezlik bedelleri trafik sigortasının sakatlık teminatı üzerinden, sürekli sakatlık tazminatları ise doğrudan sakatlanma teminatı bütçesinden karşılanacak. Ayrıca, sürekli sakatlık raporu alınmadan önceki ve alındıktan sonraki bakıcı masrafları da sağlık giderleri teminatı başlığı altında değerlendirilecek.
Araçların tamir işlemlerinde orijinal yedek parça kullanılması temel kural olarak belirlendi. Buna karşın, orijinal parçanın piyasadan temin edilememesi, teknik açıdan değişim imkânının olmaması veya araba sahibinin açık onay vermesi hallerinde eşdeğer yahut yeniden kullanılabilir parçalarla onarım yapılmasına izin verilecek. Eğer hasar alan parça zaten orijinal değilse ve tamiri mümkün görünmüyorsa, bu kısmın yine eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir bir parçayla değiştirilebileceği kurala bağlandı.
Sigorta tahkim komisyonlarına taşınan uyuşmazlık dosyalarının yaklaşık yüzde 70'ini araç değer kaybı ihtilafları oluşturuyordu. Tek eksper formülü, standart hesaplama yöntemi ve dijitalleşme adımları sayesinde yargılama giderlerinin azaltılması öngörülüyor.
Tebliğ ile birlikte ağır hasar alan araçların tazminat ödemelerine katı bir belge zorunluluğu eklendi. Eksper incelemesi sonucunda aracın ağır hasarlı olduğu kayıtlara geçerse, o aracın trafikten çekildiğini kanıtlayan "trafikten çekilmiştir" ibareli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden tazminat ödemesi gerçekleştirilmeyecek. Aslında 1 Temmuz 2025 tarihinde hayata geçirilen bu kural, yeni yayımlanan Genel Şartlar metni ile tam uyumlu hale getirilmiş oldu.
Bir diğer önemli değişiklik ise sigorta şirketlerinin rücu hakkı (ödediği tazminatı kusurlu taraftan geri isteme) konusunda yapıldı. Olay yerini terk etme maddesi yeniden yorumlandı. Kazaya karışan kişilerin can güvenliğini sağlamak amacıyla olay yerinden ayrılması veya bedensel yaralanma içeren kazalarda yardım bulmak, tedavi olmak için sağlık kuruluşlarına gitmesi gibi zorunlu gerekçeler, artık rücu nedeni sayılmayacak. Ancak bu haklı mazeretler dışında olay yerinin terk edilmesi veya kazanın oluşum şekline dair gerekli tutanak ve belgelerin düzenlenmesinden kaçınılması durumunda sigorta şirketi, karşı tarafa ödediği tazminatı doğrudan kendi kusurlu müşterisinden tahsil edebilecek.