Milyonlarca insanın ilgilendiren haberin detayları belli oldu. 

Son dönemde milyonlarca emekliyi ilgilendiren "sahte sigortalılık" incelemesi gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. 

tv100'de konuşan Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun’a göre bu sorunun hem SGK hem de vatandaşlar kaynaklı nedenleri var: "2008 yılında yapılan düzenleme ile isteğe bağlı sigorta primi ödeyerek SSK’dan emekli olma hakkı kaldırıldı. Bu durum, birçok kişinin daha yüksek maaş ve daha kolay emeklilik şartları nedeniyle SSK’yı tercih etmesine yol açtı.

Emeklilik hesaplamalarında son 2520 gün içerisinde en fazla prim hangi statüye yatırılmışsa, o sigorta kolundan emeklilik hakkı doğuyor. Ancak Bağ-Kur’dan emekli olmak SSK’ya kıyasla daha zor ve maaşlar da daha düşük olduğu için birçok kişi SSK’dan emekli olmayı tercih ediyor. Özellikle 1260 gün ve üzeri prim açığı olanlar, sigortalı olarak bir işyerinde çalışmış gibi gösterilerek bu açığı kapatmaya çalışıyor. İşte bu noktada, sahte sigortalılık devreye giriyor.

SGK tarafından yürütülen incelemeler sonucunda, bir kişinin fiziki olarak çalışmadığı tespit edilirse, bu süreler sigorta priminden siliniyor. Eğer kişi, bu günler silindikten sonra da emeklilik için yeterli prim gününe sahipse, maaş almaya devam edebiliyor. Ancak, silinen günler sonrasında emeklilik hakkını kaybediyorsa, bu durumda ciddi yaptırımlar devreye giriyor.

10 YILLIK GERİ ÖDEME

Sahte sigortalılık vatandaş kaynaklı bir hata olarak kabul edilirse, kişi geriye dönük 10 yıl boyunca aldığı emekli maaşlarını yasal faiziyle geri ödemek zorunda kalıyor. Ayrıca, bu süreçte yararlanılan sağlık hizmetlerinin maliyeti de faiziyle birlikte talep ediliyor.

Geri ödeme durumunda, borca uygulanacak yasal faiz oranı aylık %3,5 olarak belirlenmiş durumda.

Eğer hata SGK'dan kaynaklanıyorsa, bu durumda vatandaş sadece 5 yıllık maaşı geri ödemekle yükümlü oluyor.

KİMLER RİSK ATINDA?

Özellikle SSK’dan emekli olmak için çalışmadığı halde sigortalı gösterilenler, risk grubunda bulunuyor. SGK’nın yaptığı incelemelerde, işyerinde fiilen çalışmadığı tespit edilen kişilerin prim günleri silinirken, maaş hakkı da elinden alınabiliyor.

Bu nedenle, emeklilik planlaması yaparken yasal sınırlar içinde hareket etmek büyük önem taşıyor. Aksi takdirde, ilerleyen yıllarda büyük maddi kayıplarla karşılaşmak mümkün olabilir.

Borçlu kişinin mal varlığı varsa, haciz uygulanır. Mal varlığı yoksa, borç mirasçılara kalır. Mirasçılar, reddi miras davası açarak bu borçtan kurtulabilir.

Borçlu kişi başka bir işte çalışıyorsa, maaşına haciz konulabilir.

Banka hesaplarına, taşınmazlara ve araçlara haciz işlemi uygulanabilir."