Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Yeniden Refah Partisi'nin 3'üncü Olağan Büyük Kongresi'nde yeniden Genel Başkanlığa seçilen Fatih Erbakan'a "hayırlı olsun" ziyaretinde bulundu. Görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, gündemdeki ekonomik sorunlar, yargı uygulamaları ve siyasi baskılara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

"Gündemimiz Vatandaşın Geçim Derdiydi"

Ziyarette ele alınan kartları aktaran Özel, toplantının ana toplumun toplumun ekonomik ekonomik olduğunu belirtti, "Cumhuriyet Halk Partisi ve Yeniden Refah Partisi iki muhalefet partisi olarak hem Meclis'te görev yapıyorlar, hem çok güçlü birimler, teşkilatları olan partiler olarak siyaset yapıyorlar. Bugünkü toplantımızda hiç şüphemiz yok ki en temel konumuz, vatandaşların içinde bulunabildiğim hayattaydı, refahtu. Yani hep birlikte çok dile getirip mücadele ettiğimiz en düşük maaşının 20 bin lira olması, ortalamanın 23 bin lira olması ve Emeklilerin birleştirilmiş gelirleri, çiftçilerin, tarımla uğraşanların yaşadığı şeyler, hepsinin içinde bulunduğu durum ve bir dokunsak bin ah işlerittiğimiz toplumların... tüm mühendislerden de bahsettik, atanmayan sorunlarından da bahsettik. bizden bunlardan bekliyor. İktidardan da bu yenilgiyi bekliyor. İktidar partisinin siyaset kurumunun başta ana muhalefet partisi olmak üzere öğrenmek istemesi, kendi sorunlarıyla uğraşan, mahkemelerle boğuşan ve yurttaşların dilediklerine ulaşmaya fırsat bulamayacak bir hale sürüklemeye çalıştıkları tespitinde ortaklaştık. Elbette bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi, bir yandan mücadeleyi sürdürürken, bir yandan küresel beklentilere yönelik hem eleştirilerini, hem de sizin görüşlerinize yönelik çözüm önerilerini Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi üzerinden bir pozitif gündemle üretiyor ve sahada çalışıyor. Bu konuda Sayın Genel Başkanımıza partimizin çalışmalarıyla ilgili bilgi sunduk" dedi.

"Muhalefeti Felç Etmeye Dönük Bir Tablo Var"

İktidarın desteği üzerindeki baskılarına dikkat etmesi Özel, "Bunun yanında hukuki süreçleri, yargılarına geldi. Hepimizin bakış açısı fevkalade rahatsız edici bir görüşmeden farklıdır. Bir yanda milletin kapıya giren yargılananlar, tutuklu - tutuksuz yargılananlar, savunma avukatları,. Bir yanda hükümetinn kapısından birlikte gelen, hakimler, savcılar ve Aziz İhsan Aktaş'ın ta kendisi. arabasıyla tam olarak katılmaya katılır gibi yargılanmaya gelen ve 770 yılla suçlandığı halde mahkeme bitince eli kolu sallayarak devlet korumasıyla evde giden. CHP'liyse ve en çok Aziz İhsan Aktaş'ın işi belediyeyken, hem de örnek anket faturasını Aziz İhsan Aktaş'a ödetecek kadar partimizin asla kabul edilmeyecek bir durum olmuş. Bu belgelenmiş, bu belgeyle belediye başkanının AK Parti'ye geçmişi ve Erdoğan'ın övgülerine mazhar oluyorsa, Cumhuriyet Halk Partisi'nden seçilen Aydın Büyükşehir Belediye başkanı, o zaman asla ve asla yargılamanın olmadığı bir süreçteyiz" ifadelerine yer verdi.

"İki Ayrı Kapı, İki Ayrı Muamele"

Yargı olaylarına ilişkin sert eleştirilerde bulunan Özel, "Türkiye'de hukuka ve adalete güvenin en düşük seviyedeyiz. Hukukun ayaklar altında olduğu, adaletin Cumhuriyet tarihi boyunca en çok örselendiği bir dönem içindeyiz. Onun iki partisi de AK Parti'nin siyasi kapkaç operasyonlarından mustaribiz. AK Parti'nin istenmediği beldelerde, ilçelerde, illerde, büyükşehirlerde Cumhuriyet Halk Partisi'nin, Yeniden Refah Partisi'nin adayları millet tarafından göreve getirildi. 'AK Parti yetti artık. Siz yönetin dediler. 'AK Parti belediyeciliğinden rahatsızız' dediler. 'Artık bu kadar israf yapılmasın, milletin parası millete harcansın' dediler. Takdirde bulundular. Milletimizin binin üzerindeki seçim çevresinde hangi takdirde bulunduysa başımızın, gözümüzün üzerinedir. AK Parti'den memnun olup devam ettiren seçimin de haklıdır. Değiştiren seçimin haklıdır. Burada haksız olan bir; AK Parti'ye itirazla gelip bir gün olmuş, partilerimizden seçilen kişilere ağır baskılar... 'Ya AK Parti'ye katılacaksınız, ya Silivri'ye atılacaksınız.' İki, olmayacak teklifler. 'Bütün borçlarını sileriz. Şu kadar para veririz, şu kadar imkan yaratırız. Seni özel olarak yapılandırır. Bizim partimize gideceksin.' Geleceğe yönelik vaatler... 'Bugün geçersin, meclis üyesi olursun.' Bu görüşmeler yani il belediye başkanlarıma il başkanlarının doğrudan 'Sizi Cumhurbaşkanlarımıza götürelim, bir onunla konuşman' sürene kadar hadsizleşen, savaşın de 'Hadi elinde' diyeni de kolundan tutup götürebildikleri, bu tekliflerin yanında söylendiği, kendisinin de 'Bu işi halledelim' olarak bir süreçteyiz" dedi.

"Siyasi Kapkaç Operasyonlarıyla Karşı Karşıyayız"

CHP ve Yeniden Refah Partisi'nin yerel yönetimlerde baskı altında olduğunu savunan Özel, "Türkiye'de hukuka ve adalete güvenin en düşük seviyelerde olduğu bir dönemde geçiyoruz. Hukuklar altında, adalet duygusu Cumhuriyet tarihi boyunca bu kadar örslenmedi" dedi.

Özel, bazı belediye başkanlarına yönelik baskılara işaret ederek, "Ya AK Parti'ye katılacaksınız ya Silivri'ye gideceksiniz, anılan bir süreç döngüsü. Borç silme, para makam ve milletvekilliği, siyasi kapkaç yapılıyor" diye konuştu.

"İftiraya direnenler Silivri'de"

Aydın'daki süre de temasen Özel, "Biz çok sert tepki gösterdik Aydın'da. Bin pişman oldu. İnsan içine çıkamıyor haldedir. Geçen gün de kullanımda söylediğimde kurnaz yamda uyarı suçsunda mevcuttu. Dokunulmazlık var ya. Suç duyurusu durur, sürekli durur. Günü olduğunda de mahkeme olduğunda zaten ben iktidardaysam Özlem Çerçioğlu hakkında öğrenilen bilgi ve söyleyen mahkeme bulurum. Mesela bir tazminat davası açsaydın da görseydim. Mahkeme bana deseydi ki 'Özlem Çerçioğlu hangi faturasını Aziz İhsan Aktaş'a ödetmiş? Ben de 'İftira atmadım efendim, işte faturası burada' deseydim. AK namusuyla Silivri'de yatıyorlar. Parti'ye teslim olanlara, Silivri'ye atılmak yerine AK Parti'ye katılmayı tercih etmeyenlere ibret-i alem olsun. Bu iş bir seçimle de bitmez. Bu seçimden sonra var. Ondan sonra göreceğim. Tabii dokunulmazlık teklifleriyle, 'CHP gelenler seni yargılar. Biz seni kişiselleştiriyor... İçeriğinin tamamını kapsar. Kimler ne konuşuyor, hepsini görüyoruz. Ama çok net bir şekilde bu siyasi kapkaç. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iş gücü bırakmış, 'Yeniden Refah'tan belediye başkanı devşireyim, Cumhuriyet Halk Partisi'nden belediye tablosu devşireyim.' Biz onları rahatsız ettiğinizde farkındayız. Bizi izlemeye devam etsinler. Bunları rahatsız etmeye, milleti memnun etmeye, millet için siyaset yapmaya, tüm sorunları çözmek için iktidar olmaya karar vermeliyiz. Yaptıkları zulüm, milletin vicdanından dönmektedir. Ben bir kez daha Sayın Genel Başkanıma sıcak ev sahipliği için, miktar heyeti ile birlikte bizi karşıladığı, ağırladığı ve ülkelerindeki tehditleri barındırdığı istişreyle, sohbetle Türkiye'nin ihtiyaçları için ortaklaştığımız işlemler için de çok teşekkür ediyorum. Saygılar sunuyorum" dedi.

Özel, emeklilerin yaşadığı hayatlarla ilgili değerlendirmesinde ise, "Daha önce karşılığını da ifade ettim. Ben 2009 yılından beri otobüsün üstündeyim. En sonunda çarşamba akşamı İstanbul'da otobüsün üstündeydim ve Bağcılar'da, Bağcılar'ın en büyük meydanı neredeyse sıfır derece aralıklarla ocak ortasında hınca hınç yaşadı. Haksızlığa uğranmış durum, kesinlikle ve iki sene sonra, 'Biraz fazla para veririz, beyan ederiz, biz yine onları kandırırız' filan, öyle bir durumla karşı karşıya değil emekliler. Emekliler elleri nasırlı, yorgunları çürümüş, yaşları büyümüş ve 'Sen emekli ol. Bundan sonra biz sana bakacağız' denmiş. görüşteyim ve Şamil Tayyar da demek ki. sahayı okuyabiliyor. İktidar partisinde sahayı okuyamayanlar var. Okuyup da susanlar var. Bir de yavaş, yavaş, sahadaki öfkeyi takip edenler görülüyordu. Şamil Bey'i de bunlardan bir tanesi olarak değerlendirdim açıklamasını ben de önerdiğimde. Emeklerin gözlerindeki öfke ve kızgınlık, bundan önce hiç görmediğimiz boyutlarımız" ifadelerine yer verdi.

Kaynak: PERRE