ATM'de unutulan paranın alınması, banka kartlarının izinsiz kullanılması ve teknik arızalar nedeniyle yaşanan maddi kayıplar yeniden gündemde. Yargıtay kararlarında, olayın koşullarına göre kişilerin cezai ve hukuki sorumluluğunun doğabileceği, bankaların da güvenlik ve teknik arızalardan kaynaklanan zararlardan sorumlu tutulabileceği belirtiliyor.
Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına göre ATM'nin para haznesinde unutulan paranın alınması veya cihazda bırakılan banka kartının izinsiz kullanılması suç teşkil edebiliyor.
Yüksek mahkeme, ATM'de unutulan parayı sahipsiz mal olarak değerlendirmiyor. Paranın mülkiyetinin asıl sahibine ait olduğu ve bankanın da bu değerleri koruma yükümlülüğü bulunduğu vurgulanıyor.
Bu nedenle başkasının unuttuğu parayı alan ya da açık kalan ATM ekranından izinsiz işlem gerçekleştiren kişiler hakkında olayın niteliğine göre hırsızlık veya banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından adli işlem yapılabiliyor.
ATM'de kartını unutan veya kartı cihaz tarafından alıkonulan müşterilerin de bazı yükümlülükleri bulunuyor.
Yargıtay kararlarında, müşterinin kartını kaybettiğini ya da ATM'de unuttuğunu fark etmesine rağmen bankaya zamanında bildirimde bulunmaması, kusur değerlendirmesinde dikkate alınıyor.
Kartın unutulmasının ardından üçüncü kişiler tarafından hesaptan para çekilmesi veya izinsiz işlem yapılması durumunda, müşterinin bildirimde gecikmesi sorumluluğunu artırabiliyor.
Bu gibi durumlarda hesap sahibinin ağır kusurlu bulunması hâlinde, uğradığı zararın tamamını bankadan tahsil etmesi mümkün olmayabiliyor.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararlarında, bankaların ATM işlemlerinde güvenliği sağlama ve teknik sistemlerin sorunsuz çalışması konusunda özen yükümlülüğü bulunduğu belirtiliyor.
ATM'nin parayı hesaptan düşmesine rağmen müşteriye vermemesi, yatırılan parayı alıkoyması veya sistemsel arıza nedeniyle maddi kayba yol açması durumunda bankanın sorumluluğu gündeme geliyor.
Müşterinin kasıtlı ya da ağır kusurlu davranışının bulunmadığı ve bankanın sorumluluğunun belirlendiği durumlarda, teknik arızadan kaynaklanan zararın banka tarafından karşılanması gerekebiliyor.
ATM'lere yerleştirilen kart kopyalama aparatları nedeniyle müşterilerin hesaplarından izinsiz para çekilmesi de hukuki uyuşmazlıklara neden oluyor. Bankalar, müşterilerinin hesaplarını ve kart bilgilerini korumak için gerekli güvenlik önlemlerini almakla yükümlü bulunuyor.
Kart kopyalama yoluyla gerçekleştirilen işlemlerde müşterinin kusuru ve bankanın güvenlik yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği inceleniyor. Bankanın sorumlu olduğu belirlenen durumlarda müşterinin maddi kaybının tazmini söz konusu olabiliyor.
ATM işlemlerinden kaynaklanan anlaşmazlıklarda kamera görüntüleri ve elektronik işlem kayıtları büyük önem taşıyor.
Paranın hangi saatte çekildiği, ATM'nin parayı verip vermediği, kartın cihazda kalıp kalmadığı ve işlemi kimin gerçekleştirdiği bu kayıtlar üzerinden araştırılıyor.
Mahkemeler, kamera görüntüleri ve dijital işlem kayıtlarını inceleyerek olayın nasıl gerçekleştiğini ve tarafların kusur durumunu değerlendiriyor.
ATM'lerin banka kartlarını alıkoymasının arkasında güvenlik önlemleri veya teknik sorunlar bulunabiliyor. Kart şifresinin art arda yanlış girilmesi, işlem tamamlandıktan sonra kartın zamanında alınmaması, kayıp veya çalıntı bildirimi yapılması ve kartın kullanım süresinin dolması, cihazın karta el koymasına neden olabiliyor.
Bunların yanı sıra kart okuyucu arızaları, elektrik kesintileri, yazılımsal sorunlar ve dolandırıcılık amacıyla yerleştirilen yabancı aparatlar da kartın ATM'de sıkışmasına yol açabiliyor.
Uzmanlar, ATM'nin kartı alıkoyması hâlinde müşterilerin vakit kaybetmeden bankalarıyla iletişime geçmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Kartın mobil bankacılık üzerinden veya müşteri hizmetleri aracılığıyla kullanıma kapatılması, yetkisiz işlemlerin önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.
Ayrıca ATM'nin bulunduğu yerin, işlem saatinin ve yaşanan sorunun kaydedilmesi, olası bir hukuki uyuşmazlıkta müşterinin haklarını korumasına yardımcı olabiliyor. Bankaya yapılan bildirimin kayıt altına alınması da daha sonra ortaya çıkabilecek maddi kayıplarda sorumluluğun belirlenmesi açısından önem taşıyor.