Son dönemde kamuoyunda büyük yankı uyandıran CİMER iddiaları, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından sert bir dille yalanlandı. CİMER'in kamu çalışanları üzerinde bir baskı aracı olduğu ve hatta bir "ihbar kültürü" oluşturduğu yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığı açıklandı. Bu iddialar, vatandaşların kamu kurumlarıyla iletişim kurma biçimini ve şeffaflık algısını olumsuz etkileme potansiyeli taşıyordu. Ancak DMM, CİMER'in asıl işlevinin vatandaşların talep, öneri ve şikayetlerini doğrudan ilgili kurumlara iletmek olduğunu vurguladı. Yapılan her başvurunun otomatik olarak bir yaptırım anlamına gelmediği ve sistemin manipülasyon amaçlı kullanılamayacağı belirtilerek, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi hedeflendi.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, CİMER başvurularının kamu çalışanları üzerinde baskı aracı oluşturduğu ve “ihbar kültürü” yarattığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

ANKARA (İGFA) - İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı basın yayın organları ile sosyal medya platformlarında yer alan CİMER’e ilişkin iddialara dair yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) başvurularının kamu çalışanları üzerinde baskı unsuru oluşturduğu ve sistemin “ihbar kültürü” yarattığı yönündeki söylemlerin doğru olmadığı belirtildi. Merkez, CİMER’in vatandaşların talep, öneri ve şikayetlerini doğrudan kamu kurumlarına iletebildiği bir başvuru ve geri bildirim mekanizması olduğunu vurguladı. Yapılan her başvurunun otomatik olarak disiplin işlemi ya da yaptırım anlamına gelmediği ifade edilirken, başvuruların ilgili kurumlar tarafından mevzuat çerçevesinde değerlendirildiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, 5690 sayılı CİMER Yönetmeliği uyarınca yalnızca tahmine veya zanna dayalı ifadeler içeren, somut bilgi ya da belge barındırmayan ya da konusu anlaşılır nitelikte olmayan başvuruların işleme alınmadığı hatırlatıldı.

Dünyanın en büyük katılımcı demokrasi mekanizmalarından biri olarak tanımlanan CİMER’in işlevsiz ya da baskı aracı gibi gösterilmesinin açık bir manipülasyon amacı taşıdığı belirtildi.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), kamuoyunda CİMER'e yönelik ortaya atılan 'kamu çalışanları üzerinde baskı oluşturduğu' ve 'ihbar kültürü yarattığı' iddialarına güçlü bir yalanlama getirdi. İletişim Başkanlığı bünyesindeki DMM, yaptığı yazılı açıklamayla bu tür söylemlerin gerçeği yansıtmadığını net bir şekilde ifade etti. Açıklamada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'nin (CİMER) aslında vatandaşların talep, öneri ve şikayetlerini doğrudan devlet kurumlarına iletebildiği, şeffaf bir başvuru ve geri bildirim mekanizması olduğu belirtildi. DMM, yapılan her başvurunun otomatik olarak bir disiplin süreci başlatmadığının altını çizerken, başvuruların ilgili mevzuat çerçevesinde titizlikle değerlendirildiğini aktardı. Ayrıca, 5690 sayılı CİMER Yönetmeliği gereği, somut bilgi veya belge içermeyen, yalnızca tahmine dayalı başvuruların işleme alınmadığı hatırlatıldı. Merkez, CİMER'in dünyanın en büyük katılımcı demokrasi mekanizmalarından biri olduğunu vurgulayarak, sistemin işlevsiz veya baskı aracı gibi gösterilmesinin açık bir manipülasyon amacı taşıdığını belirtti. Bu açıklama, CİMER'in doğru anlaşılması ve yanlış algıların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıyor.