Saint Kitts & Nevis Vatandaşlığı Neden Golden Visa'dan Daha Avantajlı? Uzman CEO Açıkladı!
Küresel çaptaki jeopolitik belirsizlikler ve değişen ekonomik koşullar, yüksek net servetli yatırımcıları yalnızca oturum değil, tam vatandaşlık hakları sunan programlara yöneltiyor. Bu arayışta öne çıkan Saint Kitts & Nevis, dünyanın ilk yatırım yoluyla vatandaşlık programı olarak dikkat çekiyor. Golden Visa modellerinin aksine doğrudan vatandaşlık imkanı sunan ada ülkesi, fiziksel ikamet şartı aramadan 3-6 ay gibi kısa sürede sonuçlanan hızlı süreciyle öne çıkıyor. Level Immigration & Properties CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, Saint Kitts & Nevis pasaportunun sunduğu vergi nötr yapı, 150’den fazla ülkeye vizesiz erişim ve aile bireylerini kapsayan avantajları detaylıca açıklıyor. Yatırımcılara küresel hareketlilik, finansal optimizasyon ve uzun vadeli güvenlik vadeden bu programın neden vazgeçilmez bir seçenek olduğunu keşfedin.
Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık programlarına küresel ilgi hızla artarken, Saint Kitts & Nevis sunduğu doğrudan vatandaşlık, vergi-nötr yapı ve hızlı süreç avantajlarıyla Golden Visa modellerinden ayrışıyor.
Level Immigration & PropertiesCEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, programın neden yüksek net servetli yatırımcıların odağına yerleştiğini değerlendirdi.
Küresel ölçekte artan jeopolitik belirsizlikler, seyahat kısıtları ve vergisel yapılandırma ihtiyacı, yatırımcıların yalnızca oturum değil, daha geniş haklar sunan vatandaşlık programlarına yönelmesine neden oluyor. Bu çerçevede Karayipler’de yer alan Saint Kitts & Nevis, yatırım karşılığında doğrudan vatandaşlık sağlayan köklü modeliyle öne çıkıyor. Dünyanın ilk yatırım yoluyla vatandaşlık programına sahip ülkesi olan Saint Kitts & Nevis, oturum ve fiziksel ikamet şartı aramayan yapısı, 3–6 ay gibi kısa sürede sonuçlanan süreci ve güçlü pasaport avantajlarıyla küresel yatırımcıların radarında yer alıyor. Programın sunduğu farkları değerlendiren Level Immigration & PropertiesDanışmanlık Hizmetleri CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, Saint Kitts modelinin neden Golden Visa programlarına kıyasla daha geniş bir hareket alanı sunduğunu anlattı.
Level Immigration & Properties Danışmanlık Hizmetleri CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, Saint Kitts & Nevis programını Golden Visa modellerinden ayıran temel farkın doğrudan vatandaşlık olduğunu söyledi.
Alamarioğlu, “Saint Kitts & Nevis programı yalnızca oturum izni sunmaz, doğrudan vatandaşlık kazandırır. Golden Visa’lar tek bir ülkede sınırlı oturum hakkı verirken, Saint Kitts tam vatandaşlıkla birlikte seyahat, yaşam, eğitim ve uluslararası iş yapma özgürlüğünü çok daha geniş bir çerçevede sunar. Ayrıca bu vatandaşlık yeni nesillere de doğrudan aktarılır. Yatırımcıların oturum temelli modeller yerine doğrudan vatandaşlığa yönelmesinin temel nedeni bu küresel hareket alanıdır. Bunun yanı sıra AB ülkelerinin tamamına İngiltere dahil vizesiz giriş imkanı 'sağlanıyor.” dedi.
“Zamanı en değerli varlık olarak görenler için ideal”
Programın hızına dikkat çeken Alamarioğlu, Saint Kitts & Nevis’in dünyanın en hızlı yatırım yoluyla vatandaşlık programlarından biri olduğunu ifade etti.
Bu program dünyanın ilk ve en hızlı yatırımla vatandaşlık programı olduğunu söyleyen Alamarioğlu, “Pasaport onayı 3–4 ay gibi kısa bir sürede çıkabiliyor. Yüksek net servetli bireyler, girişimciler ve ciddi yatırımcılar için zaman en kritik faktördür. Uzun bekleme süreleri yerine hızlı ve net çözümler ararlar. Bu nedenle Saint Kitts modeli, zamanı en değerli varlık olarak gören yatırımcı profiliyle birebir örtüşüyor,” diye konuştu.
“Yer değiştirmeden vatandaşlık almak süreci hızlandırıyor”
Oturum ve fiziksel ikamet şartı bulunmamasının karar sürecini doğrudan etkilediğini vurgulayan Alamarioğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Yoğun ve küresel ölçekte aktif yatırımcılar için belirli bir ülkede günler ya da aylar geçirmek çoğu zaman mümkün değildir. Saint Kitts & Nevis’te vatandaşlığın, yer değiştirmeden ve zaman ayırmadan alınabilmesi süreci son derece pratik hale getiriyor ve yatırımcıların karar alma süresini ciddi biçimde kısaltıyor.”
“150’den fazla ülkeye vizesiz erişim gerçek bir özgürlük alanı”
Saint Kitts pasaportunun küresel mobilite açısından sunduğu avantajlara değinen Alamarioğlu, pasaportun pratik değerine dikkat çekti.
Alamarioğlu “150’den fazla ülkeye vizesiz seyahat; özgürlük, esneklik ve yüksek düzeyde küresel mobilite anlamına geliyor. Bunun yanında Saint Kitts pasaportu, ABD, Kanada ve Avustralya gibi vize alması zor ülkelerde daha hızlı ve kolay vize süreçleri sağlıyor. Pek çok yatırımcı 10 yıllık ABD vizesi alarak hareket kabiliyetini ciddi ölçüde artırıyor. Ayrıca Schengen vizesi süreçlerinde yaşanan zorluklar da bu sayede büyük ölçüde ortadan kalkıyor,” dedi.
“Vergi-nötr yapı servet planlamasında belirleyici”
Vergisel avantajların programın en güçlü unsurlarından biri olduğunu belirten Alamarioğlu, Saint Kitts’in vergi yapısını şöyle anlattı:
“Saint Kitts & Nevis’te dünya genelindeki gelirler üzerinden herhangi bir vergi alınmaz. Bu vergi-nötr yapı, yüksek net servetli bireylerin yeni bir vatandaşlık edinirken mevcut vergi düzenlerini olumsuz etkilememesini sağlar. Uzun vadeli finansal planlama, vergi optimizasyonu ve varlık koruması açısından program son derece güçlü ve adil bir seçenek sunuyor.”
“Ailece vatandaşlık uzun vadeli güvenlik sağlıyor”
Programın aile odaklı yapısına da değinen Alamarioğlu, tek dosya avantajının altını çizeerk şunları söyledi:
“Tek bir başvuru altında çocukların, ebeveynlerin hatta kayınvalide ve kayınpederin dahil edilebilmesi hem maliyet avantajı sağlıyor hem de yüksek katma değer yaratıyor. Tüm ailenin aynı seyahat özgürlüğüne, iş fırsatlarına, sağlık ve eğitim imkanlarına erişmesi uzun vadeli güvenlik ve istikrar oluşturuyor. Bu bütüncül yapı, Saint Kitts vatandaşlık programını aile odaklı yatırımcılar için son derece güçlü bir seçenek haline getiriyor.”
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
Saint Kitts & Nevis'in yatırım yoluyla vatandaşlık programı, küresel yatırımcılar için benzersiz avantajlar sunarak Golden Visa modellerinden önemli ölçüde ayrışmaktadır. Level Immigration & Properties CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu'nun belirttiği üzere, programın en temel farkı doğrudan vatandaşlık sağlaması ve AB dahil 150'den fazla ülkeye vizesiz seyahat imkanı sunmasıdır. Sadece 3-4 ay gibi kısa sürede pasaport onayı alınabilmesi, zamanı değerli gören yatırımcılar için idealdir. Ayrıca, fiziksel ikamet şartı olmaması ve dünya genelindeki gelirlerden vergi alınmaması (vergi-nötr yapı), finansal planlama ve varlık koruma açısından büyük bir esneklik sunar. Program, tek bir başvuruyla tüm aileyi kapsayarak uzun vadeli güvenlik, eğitim ve iş fırsatları sağlar; bu sayede yatırımcıların küresel hareket kabiliyetini artırırken nesiller boyu sürecek bir güvence temin eder.