Türk futbolunun deneyimli teknik direktörlerinden Yılmaz Vural, altyapısıyla öne çıkan Altınordu’nun yarışmacı takımını devralmak için harekete geçti. Kulüp başkanı Seyit Mehmet Özkan ile görüştüklerini belirten Vural, finansman arayışını, tesislerin durumunu ve oyuncu yetiştirerek üst liglere yükselme hedeflerini anlattı.
Yılmaz Vural, Altınordu Başkanı Seyit Mehmet Özkan ile uzun yıllara dayanan bir dostluklarının bulunduğunu belirterek kulübün yarışmacı takımını devralma fikrinin nasıl ortaya çıktığını anlattı.
Özkan’ın profesyonel liglerde mücadele eden takımı yarışmadan çekme düşüncesini kendisine ilettiğini söyleyen Vural, bu teklife olumlu yaklaştığını ancak projenin hayata geçirilmesi için ciddi bir bütçeye ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Vural, planlarını şu sözlerle aktardı:
“Seyit Mehmet Özkan Bey benim çok eski dostumdur. Bana, 'Yılmaz, ben takımı profesyonel yarıştan çekmek istiyorum; 3. Lig'de mücadele edecek bu takımı gel sana verelim' dedi. Ben de 'Verelim de bunun için çok ciddi bir bütçe lazım, bende şahsen böyle bir para yok. Çevremizden, iş ortaklarımızdan bu kaynağı bulmaya çalışayım' dedim. Mehmet Bey gençlerle ve akademiyle ilgilenmek istiyor; yarışmacı takımı alıp üst liglere taşımamızı ve yetiştirilen oyuncuların uluslararası pazarda satılmasını hedefliyor. İngiltere'de spor yatırımı yapan fonlarla temas kurduk. 5 yıl geri ödemesiz finansman sağlıyorlar. Bu 5 yıl içinde oyuncu yetiştirip satarak bu borcu kapatmamız gerekecek. Torbalı ve Selçuk'taki tesisler 80 ve 60 dönüm; 8'er antrenman sahası var. Ben Almanya'da yaşıyorum, böylesi bir tesis orada bile az bulunur. Başarabilirsek muazzam bir macera olacak; Türkiye'nin potansiyeline güveniyoruz.”
Türkiye Futbol Federasyonunun A Milli Takım teknik direktörlüğü için Sergen Yalçın'ı tercih etmesini doğru bulduğunu belirten Vural, milli takımlarda yerli teknik direktörlerin görev alması gerektiğini savundu.
Yabancı teknik direktörlerin Türkiye'nin toplumsal yapısını ve futbol kültürünü yeterince tanımadan başarı elde etmekte zorlanabileceğini dile getiren Vural, Sergen Yalçın'a destek verdi.
Deneyimli teknik adam, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Milli takımlarda yabancı futbolcu oynamıyor; peki yabancı teknik direktörün orada işi ne? Ülke insanını, onun sosyolojisini, duygusunu ve tribün hassasiyetini bilmeyen bir yabancı, sadece 4-4-2 taktiği bilerek başarılı olamaz. Milli takımda kondisyon yüklemesi yapamazsınız, 3-4 günde oyuncunun kalbine dokunmanız gerekir. Sergen Yalçın'ın göreve gelmesine çok sevindim. Almanların Beckenbauer'i, Arjantin'in Maradona'sı ve Messi'si varsa; Sergen de bizim Messi'mizdir, Maradona'mızdır. Çok zeki bir insandır ve Türkiye'yi en iyi şekilde temsil edecektir.”
Türk futbolundaki yapısal sorunlara da dikkat çeken Vural, milli takımın kalıcı başarı elde edebilmesi için sistemin değişmesi gerektiğini söyledi.
Kulüplerin borç yükünü, oyuncu ve teknik direktör yetiştirme konusundaki eksiklikleri eleştiren Vural, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Kimi getirirseniz getirin Türk Milli Takımı bu çarpık düzende kalıcı başarı yakalayamaz. Kuralsız yönetiliyoruz; oyuncu, antrenör, hakem ve yönetici yetiştiremiyoruz. İspanya ve Fransa seviyesine gelmeden bu iş olmaz. Kulüpler Birliği yüzde 90 delegasyon gücüyle sistemi rehin almış durumda. Kulüpler 24-27 milyar lira borç içinde yüzüyor. Yediğimiz gollere bakın; mahalle maçında yenmeyecek amatörce goller yiyoruz.”
Almanya'da futbol oynayan 2010 doğumlu oğlu Yılmaz Vural'ın gelişimini de anlatan deneyimli teknik direktör, Türkiye Futbol Federasyonunun yurt dışında yetişen genç oyuncuları takip etme yöntemini eleştirdi.
Oğlunun 3 Kasım itibarıyla Alman bölge karmasına davet edildiğini açıklayan Vural, daha önce Türkiye'den de davet sözü aldıklarını ancak bunun gerçekleşmediğini belirtti.
Vural, genç futbolcuların yeterince takip edilmemesi nedeniyle Türkiye adına oynayabilecek yeteneklerin başka ülkeleri tercih edebileceğini savunarak şöyle konuştu:
“Samet Aybaba U17 için davet edileceğini söylemişti ama peş peşe iki kamp geçti, çağırmadılar. Almanya'da tek bir scout görevlisi koca ülkeyi nasıl tarasın? Tavsiye üzerine iş yapıyorlar. Almanlar çocuğun gelişimini yakından takip edip havuzuna alıyor. Yarın bir gün bu yetenekler 'Almanya Milli Takımı'nı seçtim' dediğinde kimse şaşırmasın; bu vurdumduymazlık gençleri kaçırıyor.”
Sarıyer'deki görevinin ardından yaklaşık bir yıldır takım çalıştırmadığını belirten 73 yaşındaki Yılmaz Vural, Türkiye'de tecrübeli teknik direktörlerin yeterince değerlendirilmediğini söyledi.
Kariyerinde yaklaşık 870 lig maçına çıktığını, iki üniversite bitirdiğini ve yabancı dil bildiğini hatırlatan Vural, yaş ilerledikçe teknik direktörlerin analiz yeteneklerinin gelişebileceğini ifade etti.
Kulüplerden kalan alacaklarını tahsil etmekte zorlandığını da belirten Vural, futbol ekonomisi ve hakem yönetimi konusunda eleştirilerini sürdürdü.
Deneyimli teknik adam, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye maalesef belli bir yaşa gelen insanları kenara fırlatıp atmakta çok usta. Halbuki antrenör yaşlandıkça analiz yeteneğiyle daha verimli hale gelir. Kulüplerden alacaklarımızı dahi tahsil edemiyoruz; 4-5 kulüpte paramız kaldı, gerisinin üstünü çizdik. Peşinat sistemi futbolcuyu tembelliğe itiyor. Bir de kalkmış Merkez Hakem Kurulu'nun başına yabancı getiriyorlar, VAR'a yabancı koyuyorlar. Ben hakem olsam bu aşağılanma karşısında maçlara çıkmam, protesto ederim.”