"Engelleri aşmak" günümüzde birçok Çin vatandaşının duygu ve düşüncelerine tercüman olan bir ifade. Bu ifade, günümüzdeki zorluklarla yüzleşen vatandaşlar ile yaklaşık bir yüzyıl önce gerçekleşen destansı bir askeri sefer arasında bağ kuruyor.
GLOBE NEWSWIRE / PEKİN (İGFA) - “Modern zamanlarda eşi benzeri görülmemiş, uzun ve çetin bir yolculuk.” Amerikalı gazeteci Edgar Snow 90 yıl önce Çin'in kuzeybatısında Mao Zedong ve Uzun Yürüyüş'te sağ kalan diğer kişilerle buluştuktan sonra bu cümleyi kaleme almıştı.
Merkezî Kızıl Ordu'nun ciddi bozguna uğrayan 86.000 askeri, 1934'ün ekim ayında Çin'i sonsuza dek değiştiren bir yolculuğa çıktı. Yüzlerce kanlı muharebede çarpışan, coşkun nehirleri aşan, karla kaplı dağlara tırmanan ve bataklıklarla kaplı ölümcül çayırları kateden bu askerler 1935'in ekim ayında kuzeydeki Shaanxi eyaletine ulaştı. Ama sadece 8.000 kadarı hayatta kalmıştı.
Gazeteci Snow'un ifadeleriyle "Kızıllar ve politik açıdan temsil ettikleri konusunda insan ne hissederse hissetsin çıktıkları Uzun Yürüyüş'ün askeri tarihteki olağanüstü seferlerden biri olduğunu kimse inkâr edemez. Hannibal'in Alpler'i yürüyerek aştığı sefer, Uzun Yürüyüş'ün yanında tatil gezisi gibi kalmıştır."
Ekim 1936'da, son kuvvetlerinin de kuzeybatıya ulaşmasıyla birlikte Kızıl Ordu üç ana kolunu bir araya getirmeyi başardı.
Uzun Yürüyüş'ün son bulmasının 90. yıl dönümü bu ekim ayına denk geliyor.
Ama hikâye burada mı son bulmuştu? Bu, CGTN'nin Breaking Through isimli yeni belgeselinde sorulan önemli bir soru. Yarı seyahatname yarı tarih niteliğindeki bu program o cesur öncülerin adımlarını izliyor, sadece asıl Uzun Yürüyüş'ün nasıl ve neden gerçekleştiğine değil aynı zamanda Uzun Yürüyüş'ün Çin'in günümüzdeki koşullarını ve ortamını etkilemeye devam etmesine ayna tutuyor. Ve belgesel en sonunda düşündürücü bir kanaate varıyor: Uzun Yürüyüş'ün ardında bıraktığı en kalıcı miras belki de Uzun Yürüyüş'e bizzat katılanların izlediği rota boyunca yükselen anıtlar değil, günümüzde gerçekleşen ve sadece Çin'i değil tüm dünyayı yeniden şekillendirme potansiyeline sahip çok çeşitli çalışmalar ve girişimlerdir.
Çünkü belgeselin açıkça ortaya koyduğu gibi, bu kocaman ülkenin hangi köşesine bakarsanız bakın Uzun Yürüyüş'e bizzat katılanların sergilediği fedakârlık ve sebat ruhunun birebir aynısını gerektiren eylemleri gerçekleştiren insanları bulursunuz. İster Çin'in ticari uzay sanayisinde kaydettiği sürekli ilerleme isterse Çin'in yerli elektrik araç bataryası endüstrisinde imza attığı son gelişmeler olsun, Uzun Yürüyüş ruhu her yerde göze çarpıyor. Üstelik birçok örnekte, karşımıza çıkan bu tür inovasyonların arkasındaki zorunluluklar Uzun Yürüyüş'e bizzat katılanları motive eden zorunluluklarla benzer: kuşatmayı yarmaya ve yeni ufuklar açmaya duyulan acil ihtiyaç.
Bu, uzun yıllar önce Shaanxi'ye ulaşan kadınlar ve erkeklerin fazlasıyla farkında oldukları bir şeydi. Onlar tamamen ülkenin geleceğiyle ilgili bir savaşta bir gün daha mücadele etmek için hayatta kaldıklarını biliyorlardı.
Onlara göre Shaanxi'ye varmak son değil, yeni bir başlangıçtı. Tarihin akışını değiştirecek yükselen bir dalga, çok uzaklardaki Jiangxi'de kabarmıştı ve şimdi geçici bir mola noktasına doğru ilerliyordu. Ama ardında bıraktığı şey durgun bir su birikintisi değil, beslemeye ve ilham vermeye devam eden, berrak ve saf bir pınardı.
Breaking Through belgeselini CGTN.com ve Youtube'da izleyin
https://news.cgtn.com/news/2026-10-13/The-March-that-Changed-China-Forever-Breaking-Through-Episode-1-1Rdd9qXpGOk/p.html