Hindistan'da Başbakan Narendra Modi liderliğindeki hükümete karşı eylül ayı sonundan bu yana devam eden protestolar, 1 Kasım Pazar günü başkent Yeni Delhi'de düzenlenen kitlesel gösteriyle sürdü. Ana muhalefetteki Kongre Partisi'nin önde gelen isimlerinden Rahul Gandhi'nin öncülüğünde binlerce kişi, seçmen listelerinde yapılan kapsamlı değişiklikleri protesto etmek için bir araya geldi. Bu gösteriler, Hindistan Seçim Komisyonu'nun seçmen kayıtlarında yürüttüğü kapsamlı güncelleme çalışması ve bu süreçte 130 milyondan fazla ismin listeden çıkarılması tartışmalarının merkezinde yer alıyor.
Muhalefet Partilerinin Talepleri ve Güvenlik Önlemleri
Muhalefet partileri, seçmen kayıtlarının yeniden düzenlenmesinin Modi'nin liderliğindeki Hindu milliyetçisi Hindistan Halk Partisi'ne (BJP) avantaj sağladığını savunurken Baş Seçim Komiseri Gyanesh Kumar'ın görevinden ayrılmasını talep etti. Gösteriler öncesinde Yeni Delhi'de güvenlik önlemleri artırıldı. Yetkililer bazı güzergâhlarda trafik düzenlemelerine gidileceğini duyururken yüzlerce polis tarihi Ramlila Maidan Meydanı çevresinde konuşlandırıldı. Cop ve kalkan taşıyan güvenlik güçlerine toplumsal olaylara müdahale araçları eşlik etti.
Göstericilerin Yürüyüşü ve Rahul Gandhi'nin Açıklamaları
Ulusal bayraklar ve parti flamaları taşıyan göstericiler, kent merkezinden miting alanına doğru yürüyüşe geçti. Muhalefet liderleri ise üstü açık bir araçla yürüyüşe katıldı. Mitingde konuşan Rahul Gandhi, Baş Seçim Komiseri Gyanesh Kumar'ın görevinden ayrılması gerektiğini belirterek istifanın ülkenin yeniden doğru yola girmesi açısından ilk adım olacağını savundu. Seçmen listelerinden milyonlarca kişinin çıkarılmasına tepki gösteren Gandhi, uygulamanın yurttaşların temel siyasi haklarını ihlal ettiğini ileri sürdü. Gandhi, "Bu, Hindistan'daki her bir yurttaşın sesinin çalınmasıdır. Her yurttaşın kendini ifade etme hakkının elinden alınmasıdır" dedi. Uygulamayı ülkeye yönelik bir ihanet olarak nitelendiren Gandhi, seçim sisteminin güvenilirliğinin korunması gerektiğini vurguladı.
Seçmen Listesi Tartışmaları ve Muhalefetin İddiaları
Tartışmaların merkezinde, Hindistan Seçim Komisyonunun seçmen kayıtlarında yürüttüğü kapsamlı güncelleme çalışması bulunuyor. Bu süreçte 130 milyondan fazla isim seçmen listelerinden çıkarıldı. Söz konusu sayı, Japonya'nın toplam nüfusunu da aşıyor. Muhalefet partileri, listelerden çıkarılan kişiler arasında Müslümanların ve diğer azınlık gruplarının orantısız biçimde etkilendiğini öne sürüyor. Bu grupların BJP'ye oy verme eğiliminin daha düşük olduğunu savunan muhalefet, uygulamanın siyasi amaçlarla yürütüldüğünü iddia ediyor. Seçim Komisyonu ise düzenlemenin mükerrer kayıtları ve oy kullanma hakkı bulunmayan kişileri listelerden çıkarmayı amaçladığını belirtiyor. Komisyon, herhangi bir siyasi partiye avantaj sağlandığı iddiasını reddederken yanlışlıkla kaydı silinen kişilerin yeniden seçmen kaydı yaptırabileceğini açıkladı.
Bireysel Deneyimler ve Yetkililerin Tepkisi
Protestoya katılan Kongre Partisi'nin öğrenci örgütü üyesi Reena Mahto, ailesinden dört kişinin seçmen kaydının yanlış bilgiler nedeniyle silindiğini söyledi. Ailesinin uzun yıllardır Chhattisgarh eyaletindeki Jagdalpur kentinde yaşadığını belirten Mahto, kayıtlarında başka bir yere taşınmış gibi gösterildiklerini anlattı. Mahto, "Uzun zamandır aynı evde yaşıyoruz ancak şimdi birdenbire kendi evimizden taşınmışız gibi işaretlendik" dedi. Yetkililerin hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Mahto, protestoya bu nedenle katıldığını ifade etti. Göstericilerden Dinesh Singh ise herhangi bir siyasi partiye üye olmadığını belirterek çocuklarının geleceği için sokakta olduğunu söyledi. Singh, "Ben herhangi bir siyasi partiye bağlı değilim. Burada bir amaç için bulunuyorum. Çocuklarımızın, onların geleceği için mücadele ettiğimizi hatırlamasını istiyorum" ifadelerini kullandı. Hindistan Sağlık Bakanı Jagat Prakash Nadda, Ramlila Maidan'da düzenlenen gösteriyi "özenle hazırlanmış bir siyasi gösteri" olarak nitelendirdi. ANI haber ajansına konuşan Nadda, protestoların demokrasiye saygı amacı taşımadığını savundu. Nadda, "Bugün Ramlila Maidan'da yaşananlar demokrasiye saygının bir göstergesi değil. Demokrasi adına ülkeyi anarşiye sürüklemek için hazırlanmış bir komplodur" dedi.
Protestoların Arka Planı ve Siyasi Etkileri
BJP yönetimi, muhalefeti meşru seçim süreçlerini sorgulayarak demokratik kurumlara duyulan güveni zayıflatmakla suçladı. Hindistan'da seçim sistemine yönelik protestolar eylül ayı sonundan bu yana devam ediyor. Muhalefet partileri, öğrenci örgütleri ve gençlerin öncülüğündeki Cockroach Janta Party hareketi, Baş Seçim Komiseri Gyanesh Kumar'ın istifası talebiyle neredeyse her gün gösteriler düzenliyor. Protestolar, Indian Express gazetesinin Kumar'ın iki yardımcısının seçmen listelerinin güncellenmesi, kayıt işlemleri ve dijital sistemlere ilişkin kurum içinde çeşitli endişeler dile getirdiğini ortaya koyan haberinin ardından yoğunlaştı. Muhalefet, seçim sürecinin bağımsız ve şeffaf biçimde yürütülmesi çağrısında bulunuyor. Seçmen listelerine ilişkin tartışmalar ve muhalefetin artan sokak gösterileri, 2014'ten bu yana iktidarda bulunan Başbakan Narendra Modi üzerindeki siyasi baskıyı artırdı. Protestolar, Modi'nin iktidara gelişinden bu yana karşılaştığı önemli siyasi krizlerden biri olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte Modi hükümeti parlamentodaki konumunu koruyor. Hindistan'da bir sonraki genel seçimlerin 2029 yılında yapılması öngörülüyor.