Okul Öncesi Öğretmenlerinden MEB Yönetmeliğine Sert Tepki: Anaokulu Yöneticisi Alan Uzmanı Olmalı!
Türkiye'de eğitim camiasında yeni bir tartışma alevlendi: Erken çocukluk eğitiminin geleceği ne olacak? Milli Eğitim Bakanlığı'nın son yönetmeliği, anaokullarına yönetici atamalarında sınıf öğretmenliğini de eşdeğer sayarak okul öncesi öğretmenlerini derinden endişelendirdi. Bu karar, uzun yıllardır büyük bir özveriyle bu alanda uzmanlaşan eğitimciler tarafından mesleki kimliğe bir darbe olarak algılanıyor. Anaokullarının yönetiminde, gelişim psikolojisi ve pedagojik formasyon gerektiren hassas bir alan olan erken çocukluk eğitimi uzmanlığının göz ardı edilmesi, eğitim kalitesini nasıl etkileyecek? Türk Eğitim-Sen'in hukuki süreç başlattığı bu kritik gelişme, hem öğretmenlerin haklarını hem de minik yavrularımızın nitelikli eğitimini doğrudan ilgilendiriyor.
Okul öncesi öğretmenleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Eğitim Kurumlarına Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği”nde anaokullarına yönetici atama şartlarında sınıf öğretmenliğinin de eşdeğer sayılmasına itiraz etti. Eğitimciler, yalnızca okul öncesi öğretmenlerinin yönetici olarak atanması gerektiğini savunuyor.
TOKAT (İGFA) - Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı yönetmelikte, fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, güzel sanatlar liseleri, spor liseleri ve ilkokullar için yöneticilik atamalarında okul türüne uygun branş şartı aranıyor. Ancak anaokulları için “okul öncesi veya sınıf öğretmenliği” mezunu olma koşulu birlikte belirtilmiş durumda. Okul öncesi öğretmenleri, bu durumun alan temelli yaklaşımı zayıflattığını belirterek yönetmeliğe itiraz etti.
Eğitimciler, okul öncesi eğitimin erken çocukluk gelişimi, gelişim psikolojisi ve pedagojik formasyon gerektiren özel bir alan olduğunu vurguladı. Sınıf öğretmenliğinin ise farklı yaş gruplarına yönelik eğitim verdiği, bu nedenle iki branşın eşdeğer sayılmasının mesleki uzmanlığı zayıflattığı ifade edildi.
Öğretmenler ayrıca, yönetmelikte alan öğretmeni bulunmadığı durumlarda farklı branşlardan görevlendirme yapılmasına istisnai olarak izin verildiğini hatırlatarak, “Anaokulları için bu eşdeğerlik kuralı istisnayı temel uygulama haline getiriyor” görüşünü paylaştı.
Konunun Türk Eğitim-Sen Tokat Şube Başkanı Hakan Akkaya’ya iletildiği ve sendika genel merkezi tarafından yönetmeliğin iptali için dava açıldığı öğrenildi. Eğitimciler, yalnızca okul öncesi öğretmenlerinin yönetici olarak atanmasının erken çocukluk eğitiminde kaliteyi artıracağını, mesleki uzmanlığı güçlendireceğini ve kurumsal işleyişi daha sağlıklı hale getireceğini belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı “Eğitim Kurumlarına Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği”, anaokullarına yönetici atanırken sınıf öğretmenliğinin de okul öncesi öğretmenliği ile eşdeğer kabul edilmesi nedeniyle geniş yankı uyandırdı. Okul öncesi öğretmenleri, bu durumun erken çocukluk eğitiminin kendine özgü uzmanlık alanını göz ardı ettiğini ve mesleki yeterliliği zayıflattığını savunuyor. Yönetmelikte diğer okul türleri için branş bazlı yöneticilik şartı aranırken, anaokulları için yapılan bu istisnanın, alan temelli yaklaşımı temel uygulama haline getirmesi eleştiriliyor. Eğitimciler, erken çocukluk gelişiminin özel pedagojik bilgi gerektirdiğini ve sınıf öğretmenliğinin farklı yaş gruplarına odaklandığını belirterek, yalnızca okul öncesi alanından gelen yöneticilerin atanmasının eğitimin kalitesini artıracağına inanıyor. Türk Eğitim-Sen Tokat Şubesi aracılığıyla sendika genel merkezinin yönetmeliğin iptali için dava açmasıyla birlikte, bu önemli mesele yargıya taşınmış oldu. Bu süreç, hem öğretmenlerin mesleki hakları hem de geleceğimiz olan çocuklarımızın alacağı eğitimin niteliği açısından büyük önem taşıyor.