Şile Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davanın altıncı duruşmasında, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Bu duruşma Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleşti ve 12 tutuklu sanık katıldı.
Tutuksuz sanık Oğuz Kaçmaz savunmasında, kendisine atılan suçlamaları reddettiğini, etkin pişmanlıktan yararlandığını ve İstanbul'un birçok ilçesinde CHP bünyesinde çalıştığını belirtti. Kaçmaz, Özgür Kabadayı'nın başkan seçilmesi halinde özel kalem müdürü ve memur olmak istediğine dair Kabadayı ile konuştuğunu ve Kabadayı'nın bunu kabul ettiğini aktardı.
Seçim kampanyasına bir ay kala İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Özgür Kabadayı'ya yardım kartları gönderdiğini ifade eden Kaçmaz, kartların adedini bilmediğini ancak mahalle temsilcilerine dağıtıldığını söyledi. Kaçmaz, Kabadayı'nın kardeşi Uğur Kabadayı'nın bu kartlardan bir kısmını marketlerde bozduğunu ve ürünleri özellikle kendi akrabalarının yoğun olduğu bölgelerde kampanya kapsamında dağıttığını öne sürdü.
Kaçmaz,
O gün niye bu yardım kartlarını toplayıp da böyle insanlara dağıttılar, emin olun bilmiyorum. Bu arada evet koordinasyonun sorumlusu bendim ama her şeyden sorumlu değildim. Her şeye müdahale etmek gibi bir şansım yoktu. Seçim kazanıldıktan sonra Özgür Kabadayı rahatsızlık geçirdi. Bir gün Özgür Kabadayı beni aradı, evine davet etti. Kendisini ziyarete gittim. O da bana kesinlikle orada özel kalemimin olmasını istiyorum dedi. Ben de zaten bu teklifi bekliyordum, yalan da söylemeyeyim. Dünden razıydım, memur olma hırsına gittim oraya.
BU YAPILAN TOPLANTI ASLINDA ÖRGÜTÜN İLK AYAĞININ KURULDUĞU YERDİR
Seçim çalışması bitti, kazandık, her şey tamamlandı. Örgüt var müdür, yok mudur sorusuna ben direkt örnek vererek devam etmek istiyorum. Özgür Kabadayı beni Çağlar Ersoy'un evine davet etti. Ben de gittim. Evde başkaları da vardı. Çağlar Ersoy'un evinde çay kahve içiliyor. Ben de burada aslında başlangıçta bir çay sohbeti oldu diye düşünmüştüm ama meclis görev dağılımı yapılacak bir masaydı. Orada bana, 'Al kalemi kaldır eline, sana güveniyoruz.' imalarıyla ufaktan altın sopa gösteriyorlar. Burada bir tane siyasi başkan yardımcısı seçilecekmiş. Özgür Kabadayı da bunu sonradan öğrenmiş. Listenin başına Berna Avcı belediye başkan yardımcısı olarak yazılmış. Burada dediğim gibi bu yapılan toplantı aslında örgütün ilk ayağının kurulduğu yerdir. Örgüt vardır ama bu birinci ayağıdır.
Kaçmaz, Özgür Kabadayı'dan bir kere poşet, iki kere de zarf alarak Vedat Tan'a götürdüğünü, para olduğunu Vedat Tan poşeti açınca gördüğünü ancak zarfların içini görmediğini belirtti.
Tutuklu sanık Berna Avcı savunmasında, Özgür Kabadayı'nın kendisini arayarak belediye başkan yardımcısı olarak çalışıp çalışmayacağını sorduğunu, ilk başta kabul etmediğini ancak sonra çevresinin teşvikiyle kabul ettiğini söyledi. Avcı, birlikte çalışmaya başladıktan sonra belediyede zabıta, kültür, mali işler ve destek hizmetleri ihale birimlerinin kendisine bağlı olduğunu ifade etti.
Avcı,
Zamanla başkan bey bunları diğer yardımcılara da dağıttı. Beton santrali taşınması konusu hep gündemdeydi. İki tane taşınabilecek yer vardı. Taşınması yapılamadı. İmar müdürlüğü bana bağlı denildi. Santralin taşınmasıyla ilgili haberler yayınlansın, yayınlanmasın ya da başka haberlerle ilgili Ferhat Tomurcuk'a bilgim ve söylemim olmadı. Radyodaki bahsi geçen toplantıda ben yoktum.
Avcı, doğum gününde sanık Kabadayı'nın kendisini odasına çağırdığını ve sanık Oğuz Kaçmaz'ın da orada bulunduğunu anlatarak, Kabadayı'nın kendisine hediye verdiğini, kutuda bir telefon olduğunu ancak maddi değeri fazla olan bu hediyeyi alamayacağını söyledi. Kabadayı'nın kendisine özveriyle çalıştığını, hediyeyi sadece kendisi değil ekip halinde aldıklarını belirterek teşekkür ettiğini ve açık bir hediyenin kaynağını sorgulamanın aklına gelmediğini savundu.
Avcı, belediye başkan yardımcısı olması nedeniyle birçok toplantıda bulunduğunu belirterek,
Bir suça tanık olmam gibi bir durum yok. Festival her yıl yapılan bir festivaldi. Benim festival yapan şirketle karşılaştığım aylar sonra ödemeler yapılmadığı için başkandan randevu istemeleriyle oldu. Onlardan Berkant Acil ve birkaç kişi gelmişti. Bizden ise ben, başkan ve birkaç kişi vardı. Ben 5 tane telefon istendiği konusuyla ilgili bir şey bilmiyorum. İlk kez orada duydum. Benim bunun dışında bir görüşmem olmadı.
Avcı, Yeniköy mesire alanı konusunda iki farklı firma olduğunu kaydederek,
Çok geniş bir dosyaydı. İnanın hangi firmanın ruhsatı hak ettiğini anlamamız epey zaman aldı. Bakanlığa sorduk. Yazışmalar sonucunda, ruhsatı alan firmanın hak ettiğini anladık. Bu süreçte tüm toplantılar firma yetkilileri ve avukatlarıyla oldu. Belediye başkan yardımcılığı görevi verildiğinden bugüne kadar kadın sağlığı ya da kız çocuklarıyla ilgili işler yaptım. Belediyede bir yapılanma yoktu. Hukuken olması gerekenin dışında bir şey yoktu.
Mahkeme başkanı, diğer tutuklu sanıkların savunmalarının alınması için duruşmayı 4 Kasım Çarşamba gününe erteledi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan 652 sayfalık iddianamede, görevden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in de aralarında bulunduğu 53 sanık yer alıyor.
İddianamede, 2024'te Şile Belediye Başkanı seçilen Özgür Kabadayı ile Özel Kalem Müdürü Oğuz Kaçmaz'ın göreve başlamasının ardından, imar ve iskan işlemlerinin sonuçlandırılmasını bekleyen kişilerden, işlemlerinin tamamlanması karşılığında rüşvet aldıkları öne sürülüyor. Ayrıca 2024'te düzenlenen Şile Bezi Festivali kapsamında gerçekleştirilen ihalenin doğrudan temin yöntemiyle yapıldığı ve bu yolla ihaleye fesat karıştırıldığı belirtiliyor.
İddianamede,
Suç örgütü lideri Özgür Kabadayı'nın belediye başkanı olduktan sonra kendine özgü bir yapılanma kurduğu, ilk hedefinin bir sonraki seçimde kullanılmak üzere fon oluşturmak olduğu, bu fona gelir elde etmek için belediye başkanı seçilmesinin akabinde ilk eylemlerini gerçekleştirdiği ve bu eylemlerden gelir elde etmek için elinde bulunan kamu gücünün kullanıldığı anlaşılmıştır.
İddianamede, Özgür Kabadayı'nın elebaşı olduğu çıkar amaçlı suç örgütünün belediyenin yapacağı festival rüşvet karşılığı sanık Berkant Acil'in firmasına vermek suretiyle çıkar amaçlı suç örgütüne gelir sağladığı kaydediliyor.
İddianamede, bilirkişi raporuna göre 35. Uluslararası Şile Bezi Kültür ve Sanat Festivali ihalesiyle 20 milyon 858 bin 333 liralık kamu zararı oluştuğu belirtiliyor. Sanık Kabadayı'nın
icbar suretiyle irtikap
resmi belgede sahtecilik
tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık
kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
rüşvet almak
suç işlemek amacıyla örgüt kurma
suçlarındandır 33 yıldan 92 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep ediliyor. Kabadayı'nın örgüt elebaşı olması sebebiyle bütün eylemlerden de ayrı ayrı cezalandırılması isteniyor.
Tutuklu sanık Berkant Acil'in
suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
resmi belgede sahtecilik
rüşvet vermek
suçlardan 14 yıldan 37 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, diğer 51 sanık hakkında 4 yıldan başlayıp dedihen sürelerde hapis cezası talep ediliyor.