Türk Dünyası Diyalog Forumu'nda Türk devletleri ve bölgesel müttefikler arasında savunma sanayisi, siber güvenlik, teknoloji transferi ve enformasyon güvenliği alanlarında ortak hareket etmenin stratejik önemi ele alındı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nca Ankara'da bir otelde düzenlenen forum kapsamında "Yeni Güç Alanları: Türk Savunma Sanayisinin Geleceği" başlıklı panel düzenlendi. Bu panelde, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde ve Avrasya coğrafyasında gelişen yeni güvenlik mimarisi masaya yatırıldı. Kaynak bağlantısı:
Prof. Dr. Nurþin Ateþoðlu Güney'in moderatörlüğündeki panelde, TDT Ankara Zirvesi Bildirisi'ne bakıldığında güvenlik konusunun ne kadar önemli olduğu müşahede edildi. Güney, yeni güvenlik algılarının özellikle Avrasya jeopolitiği üzerindeki etkisine işaret ederek, bölgedeki ve etrafındaki çatışma alanları, bu durumun yarattığı dış tedarik zorlukları ve jeopolitik baskılar sonucu TDT başlığındaki ülkeler arasındaki işbirliğinin ortaya çıktığını belirtti. Bu işbirliğinin sadece geleneksel askeri ekipman tedariklerinin ötesinde, geleneksel olmayan askeri ve savunma alanlarındaki unsurların da çok önemli bir nokta olduğunu ifade etti. Yapay zeka, siber unsurlar ve ileri teknoloji alanlarındaki gelişmelere dikkat çeken Güney, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisinde yakaladığı ivmenin ortaya çıkardığı fırsatların TDT başlığında nasıl değerlendirileceğinin ve kurumsallaştırılacağının önemli olduğunu dile getirdi. Zirve Bildirisi'nden gayri bir de Bakü'de yapılan toplantıda savunma sanayisi alanında bir yol haritası ortaya çıktığını belirten Güney, bu durumun TDT'nin sadece kültürel ve ekonomik işbirliğinin ötesine geçerek, yeni jeopolitik dönüşüm çerçevesinde ülkelerin kendi ihtiyaçlarının ortak noktalarında nasıl işbirliği mekanizması kurumsallaştırabileceğini gösterdiğini ve yol haritasının çizilmiş olmasının ümit verici olduğunu söyledi.
Hudson Enstitüsü Kýdemli Araştırmacısı Ken Moriyasu, Pasifik'ten Orta Doğu'ya kadar uzanan alanda büyük bir güç rekabeti yaşandığını ve bu noktada Orta Koridor ile Avrasya'nın öneminin giderek arttığını dile getirdi. Moriyasu, Asya'nın iki ayrı ucunda yer alan Türkiye ve Japonya'nın bu güç dengesini korumak için özel rolleri bulunduğunu vurguladı. Japonya'nın Türkiye ile savunma sanayisinde çalışmaya hevesli olduğunu kaydetti. Moriyasu, Türkiye ve Japonya'nın potansiyel işbirliğini
Star Wars
(Yıldız Savaşları) filmindeki unsurlara benzeterek, Türkiye'nin savaş tecrübesine sahip, çevik ve çok yönlü 'X-Wing' savaş uçağını yapmak konusunda becerili olduğunu, Japonya'nın ise bu uçağa navigasyon, hesaplama ve onarım desteği sağlayan 'R2-D2' robotunu üretmekte oldukça başarılı olduğunu söyledi ve iki ülkenin birbirini tamamladığını belirtti. Japonya'nın Türk insansız hava araçlarının Suriye, Libya ve Karabağ'daki başarılarını bir devrim olarak takdirle izlediğini belirten Moriyasu, Türkiye'nin sahadaki operasyonel tecrübesi ve hızlı inovasyon kabiliyetinin Japonya'nın sensör teknolojileri ve elektronik sistemleriyle birleşmesinin önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.
SnipeSec Cybersecurity Kurucu Ortağı ve Baş Siber Güvenlik Mimarı Prof. Dr. Arif Sarı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Doğu Akdeniz'deki enerji arzı ve bölge güvenliği konularında kritik bir görev üstlendiğini vurguladı. Türkiye'nin KKTC'ye yönelik artan savunma sanayisi bütçesi desteklerine ve bölgede kurulan Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi ile insansız gözetleme istasyonlarına dikkat çeken Sarı, bu adımların enerji ve gıda güvenliğinin sağlanmasındaki rolüne işaret etti. Sarı, "Teknoloji işbirliği ve teknoloji transferi konusuna çok açık bir ülkeyiz. Türk Devletleri Teşkilatı ülkelerinden, onların öncü savunma sanayisi firmalarını KKTC'ye bekliyoruz. İhtiyaç duyulan her türlü altyapıyı sağlamaya hazırız. TDT bünyesinde savunma sanayisi alanındaki bir çalıştay KKTC'de gerçekleştirebiliriz." dedi.
Macaristan Ludovika Kamu Hizmeti Üniversitesi John Lukacs Enstitüsü Araştırma Görevlisi David Biro, küresel jeopolitik değişimlerin ve teknolojik dönüşümün savunma sanayisinde yalnızca teçhizat almayı değil, ortak sanayi kapasitesi geliştirmeyi zorunlu kıldığını dile getirdi. Biro, Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayisindeki ihracat başarısının kara ve deniz platformlarından elektronik sistemlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirterek Macaristan ile Türkiye arasındaki işbirliklerini anlattı. Biro, hedefin yalnızca platform ithal etmek olmadığını belirterek, "Bu ilişkinin, yerel sanayinin geliştirilmesi, siber güvenlik entegrasyonu ve bakım kabiliyetlerinin kazanılmasıyla ulusal kapasiteye yönelik uzun vadeli bir yatırıma dönüşmesi gerekiyor." dedi.
"TÜRK DEVLETLERİ ARASINDA KALICI BİR İLETİŞİM MEKANİZMASI GELİŞTİRMELİYİZ" Kırgızistan 7. Kanal Genel Müdürü Ýlyazbek Baltashov, devletin güvenliğini korumanın yalnızca askeri kapasiteyle değil, aynı zamanda enformasyon güvenliği ve dezenformasyonla mücadeleyle mümkün olduğunu vurguladı. Türkiye'nin uzun yıllara dayanan mühendislik ve milli teknoloji hamleleriyle savunma sanayisinde ulaştığı noktanın Türk dünyası için ilham verici olduğunu aktaran Baltashov, Kırgızistan'ın da bu kapsamda Bayraktar TB2'leri envanterine kattığını hatırlattı. Baltashov, teknolojik bağımsızlık kadar bilgi alanında da ortak hareket edilmesi gerektiğini belirterek, "Türk devletleri arasında bilgi güvenliğine yönelik kalıcı bir iletişim mekanizması geliştirmeliyiz. Siber saldırılar, yapay zeka ile üretilmiş sahte içerikler ve dezenformasyon kampanyalarına karşı hızlı bilgi akışı sağlamalı, dijital devrimde birlikte bir medya platformu oluşturmalıyız." ifadelerini kullandı.
Özbekistan Ekonomi Meclisi Kentsel Kalkınma ve Büyük Yatırımlar Dairesi Başkanı Avazbek Abdulkhaev de Türk devletleri arasında akademik çalışmaların doğrudan mühendislik ve sanayi projelerine dönebileceği, ortak bir ekosistem kurulması gerektiğini söyledi. Abdulkhaev, modern laboratuvar imkanlarının birleştirilerek gençlerin ve bilim insanlarının ortak üretime yönlendirilmesinin önemine işaret etti. Ticari entegrasyon için şu önerilerde bulundu: "Türk devletlerinin tek bir çatı altında toplanacağı yapay zeka destekli bir B2B platformu oluşturmasını teklif ediyorum. İthalatçıların, ihracatçıların ve fabrikaların yer alacağı, lisans, fiyatlandırma ve sigorta gibi tüm süreçlerin işleyeceği bu dijital zincir sayesinde ekonomik potansiyelimizi birleştirebiliriz. Türk dünyası olarak sadece hazır teknoloji satın alan ülkeler değil, kendi teknolojilerimizi birlikte üreten, güçlü bir ortak pazar inşaa eden devletler olmalıyız." (