Küresel piyasalarda altın fiyatları, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler ve artan enflasyon endişeleriyle sert düşüş yaşadı. Wall Street'teki satış dalgasının ardından yatırımcıların ABD Hazine tahvilleri ve Japon yenine yönelmesi de altın üzerindeki baskıyı artırdı. Spot altının ons fiyatı cuma günü yüzde 3,6 düşüşle 3 bin 875,55 dolara gerilerken, vadeli altın kontratları da aynı oranda değer kaybederek 3 bin 884,90 dolara indi. Ekim ayı genelinde spot altın yüzde 6,8, vadeli altın ise yüzde 7,3 değer kaybetti. Böylece altın fiyatlarında üst üste ikinci aylık düşüş yaşandı.
Trade Nation Kıdemli Piyasa Analisti David Morrison, doların değer kaybetmesine rağmen altın ve gümüşte sert satışlar görüldüğüne dikkat çekti. Morrison, değerli metallerdeki düşüşün uzun süredir devam eden düzeltme hareketinin son aşaması olabileceğini belirterek, satış baskısının hafiflemesi durumunda sınırlı alımlarla bile güçlü bir toparlanma yaşanabileceğini ifade etti. Ancak toparlanmanın hangi seviyeden başlayacağını öngörmenin zor olduğunu vurgulayan Morrison, altının yeniden 4 bin doların altına indiğini ve yaz aylarında oluşan destek bölgesini test ettiğini kaydetti.
Altın piyasasında ekim ayı boyunca ABD'den gelen enflasyon verileri ve Fed'in faiz kararları belirleyici oldu. Beklentilerin üzerinde açıklanan tüketici ve üretici fiyatları ile kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksindeki yüksek seyir, faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi. Fed, bu haftaki toplantısında politika faizini sabit tutarken, Fed Başkanı Kevin Warsh aralık ayındaki toplantıya kadar açıklanacak ekonomik verilerin önemine işaret etti.
Eylül ayında üç yılı aşkın sürenin ardından ilk kez faiz artıran Fed'in aralık ayında da benzer bir adım atabileceği beklentisi, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde baskı oluşturdu. Altındaki gerilemede ABD borsalarında yaşanan satışlar da etkili oldu. Özellikle yapay zeka yatırımlarının yüksek borçlanmayla finanse edilmesine ilişkin endişeler, hisse senedi piyasalarında risk algısını artırdı. Öte yandan ekim ayında petrol fiyatlarının yükselmesi, küresel enflasyon beklentilerini olumsuz etkiledi.
İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere yönelik saldırılarının artması ve Yemen'deki çatışmaların şiddetlenmesi, enerji arzına ilişkin endişeleri güçlendirdi. ABD'nin ara seçimlerin ardından İran'a yönelik yeniden askeri harekâta girişebileceği ihtimali de Washington ile Tahran arasındaki diplomatik çözüm beklentilerini zayıflattı. Yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu artırabileceği ve merkez bankalarını sıkı para politikasını sürdürmeye yöneltebileceği beklentisi, altın fiyatları üzerindeki baskının devam etmesine neden oldu. Bu site deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca çerez(cookie) kullanmaktadır.
Bu konu hakkında detaylı bilgi almak için çerez politikası ve aydınlatma metni sayfalarını gözden geçirebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.