İsrail'de 27 Ekim'de düzenlenen genel seçimlerin ardından Başbakan Binyamin Netanyahu 'nun liderliğindeki koalisyonun parlamentodaki çoğunluğunu kaybettiği ortaya çıktı. Ancak muhalefet lideri Gadi Eisenkot 'un oluşturduğu blok da tek başına hükümet kurabilecek sandalye sayısına ulaşamadı. Seçimlerde önemli kazanımlar elde eden Filistinli partiler, yeni hükümetin kurulmasında belirleyici konuma yükseldi.
İngiliz The Guardian gazetesinin Kudüs muhabiri Julian Borger 'ın haberine göre, oyların yüzde 86'sının sayılmasıyla Netanyahu ve Eisenkot 'un liderlik ettiği iki blok da 120 sandalyeli Knesset 'te çoğunluk için gereken 61 milletvekiline ulaşamadı. Sandıkların büyük bölümü sayıldığında, Netanyahu ittifakının 53, ana muhalefet blokunun 48, Filistinli partilerin ise 19 sandalye düzeyinde olduğu ortaya çıktı. İlk tahminlerde Eisenkot'un ittifakı önde görünürken, sayım ilerledikçe Netanyahu'nun bloku üstünlüğü ele geçirdi.
Ancak askerler ve ülke dışında oy kullanan seçmenlerin oylarını da içeren yaklaşık yüzde 14'lük bölümün sayımı henüz tamamlanmadı. Seçimin en dikkat çekici sonuçlarından biri, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerin oylarını artırması oldu. Ortak Liste ve Birleşik Arap Listesi (Ra'am) partilerinin toplam 16 ila 19 milletvekili çıkarması bekleniyor. Bu tablo, Eisenkot'un önüne iki seçenek koyuyor: Filistinli partilerle anlaşarak Netanyahu karşıtı bir çoğunluk oluşturmak veya siyasi çıkmazın devam etmesi riskini göze almak.
Ancak Eisenkot'un seçim gecesi yaptığı açıklamada bir “Siyonist çoğunluktan” söz etmesi, Filistinli partilerle koalisyona mesafeli olduğu şeklinde yorumlandı. Muhalefet ittifakındaki merkez sol Demokratlar Partisi'nin lideri Yair Golan ise Eisenkot'a Filistinli partilerle görüşme çağrısında bulundu. Golan, X hesabından yaptığı açıklamada, “Korkmaktan vazgeçmezsek ve ırkçılığa son vermezsek burada bir geleceğimiz olmayacak. Netanyahu'nun Yahudi ve Arap oyları arasında yaptığı ırkçı ayrımı artık kabul edemeyiz” ifadelerini kullandı.
Ortak Liste lideri Yusuf Cabarin de seçim sonuçlarının ardından partilerinin hiçbir siyasi senaryoda görmezden gelinemeyeceğini söyledi. Cabarin, Netanyahu hükümetinin ve özellikle aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir 'in Arap vatandaşların hayatını zorlaştırdığını belirterek, mevcut hükümeti görevden uzaklaştıracak siyasi girişimlere destek vermeye hazır olduklarını açıkladı. Netanyahu ise Filistinli seçmenlerin yüksek katılımı ve Arap partilerinin başarısının ardından seçimlere hile karıştırıldığını öne sürdü.
Seçimin “çalındığını” iddia eden Netanyahu, Likud Partisi 'nin yüzlerce ifade ve delili Merkez Seçim Komisyonu ile iç istihbarat teşkilatı Şin Bet 'e gönderdiğini söyledi. Ancak iddialarını destekleyen somut kanıtları kamuoyuyla paylaşmadı. Seçim öncesinde Arap partilerinin yarış dışı bırakılması için girişimde bulunulmuş, ancak İsrail Yüksek Mahkemesi bu kararı bozmuştu. Kesin sonuçların açıklanmasının ardından Cumhurbaşkanı Isaac Herzog , hükümeti kurma görevini parti liderlerinden birine verecek. Görevlendirilen liderin koalisyon oluşturmak için altı haftası bulunacak.
İlk girişimin başarısız olması hâlinde görev başka bir lidere verilebilecek. Herzog, yeni bir seçimden kaçınılması gerektiğini belirterek siyasi partilere uzlaşma çağrısında bulundu. Netanyahu ise yeni hükümet kurulana kadar geçici başbakan olarak görevini sürdürecek. İsrail daha önce benzer siyasi çıkmazlar yaşamış, 2019 ile 2022 arasında beş kez genel seçime gitmişti.