Jeopolitik gelişmeler, iklim koşulları ve küresel arz beklentileri mısır fiyatlarının seyrinde belirleyici olmayı sürdürüyor. Ocak ayında yüzde 2,7 değer kaybeden mısır fiyatları, sonraki aylarda dalgalı bir seyir izleyerek yükseldi. Petrol fiyatlarındaki artış, gübre arzına yönelik endişeler ve El Niño kaynaklı iklim riskleri, fiyatları eylül ayında kile başına 5,4975 dolara taşıyarak son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştırdı. Ancak bu seviyelerde kalıcı olamayan fiyatlar, eylül ayında yüzde 6,9, ekim ayında ise yüzde 10,6 geriledi.
ABD'de hasat artışı ve ihracat zayıflığı fiyatları baskıladı
Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, mısır fiyatlarındaki düşüşte ABD'deki hasat artışı, ihracat verilerindeki zayıflama ve Karadeniz bölgesine yönelik arz beklentilerinin etkili olduğunu belirtti. Hansen, olası bir ateşkesin Karadeniz'deki arz kesintilerini hafifletebileceği ve bölgeden yapılan ihracat akışlarını iyileştirebileceği beklentisinin de fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğunu ifade etti. ABD'de 25 Ekim itibarıyla mısır hasadının yüzde 60'ının tamamlandığını belirten Hansen, ABD Tarım Bakanlığının haftalık ihracat verilerinin yaklaşık yüzde 15'lik düşüşe işaret ettiğini aktardı.
Hedge fonlarının satışları düşüşü hızlandırdı
Mısır fiyatlarındaki gerilemede hedge fonlarının pozisyon değişiklikleri de etkili oldu. Hansen, ağustos ayında rekor seviyede net uzun pozisyon oluşturan hedge fonlarının, beklentilerin aksine agresif satışlara yönelmesinin fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdığını kaydetti.
Kalıcı toparlanma için talep artışı gerekiyor
Fiyatlardaki sert düşüşe rağmen mısır piyasasında kısa vadeli görünüm zorlu seyrini koruyor. Mevsimsel arz baskısı, ihracat talebine ilişkin belirsizlikler ve Karadeniz'deki gelişmeler fiyatların yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Hansen'e göre kalıcı bir fiyat toparlanması için fiziki talebin güçlendiğini gösteren somut işaretlere veya arz endişelerini yeniden artıracak gelişmelere ihtiyaç duyuluyor.