Sabahları aynaya bakıldığında yüzün normalden daha dolgun veya şiş görünmesi sık karşılaşılan durumlardan biridir. Özellikle göz altlarında belirginleşen bu şişlikler, gece boyunca vücut pozisyonuna bağlı sıvı dağılımı ve beslenme alışkanlıklarıyla ilişkilidir.
Akşam saatlerinde fazla tuz tüketmek, gün içerisinde yeterince sıvı almamak ve uyku düzeninin bozulması sabah yüz şişkinliğini artırabilir. Ancak bu durumun her zaman ödemden kaynaklanmadığını unutmamak gerekir.
Vücudun sıvı dengesini korumak için gün içerisinde yeterli miktarda su içmek önem taşır. Yetersiz sıvı alımı vücudun su dengesini etkileyebilir; suyu yalnızca sabah saatlerinde değil, gün boyunca düzenli aralıklarla tüketmek daha doğru bir yaklaşımdır.
Aşırı sodyum tüketimi vücutta sıvı tutulmasını artırabilir. Hazır gıdalar, salamura ürünler, cipsler ve tuz oranı yüksek soslar bu açıdan dikkat edilmesi gereken besinler arasındadır.
Akşam öğünlerinde tuz miktarını azaltmak, sabah oluşan şişkinliğin hafiflemesine yardımcı olabilir.
Uyandıktan sonra kısa bir yürüyüş yapmak veya hafif esneme hareketleri uygulamak dolaşımı destekleyebilir. Uzun süre hareketsiz kalmanın ardından yapılan hafif fiziksel aktiviteler, vücudun sıvı dengesinin düzenlenmesine katkı sağlayabilir.
Sabah ortaya çıkan yüz şişkinliği çoğu zaman kısa sürede kendiliğinden azalabilir. Ancak şişlik sürekli tekrarlıyorsa, gün boyunca devam ediyorsa veya giderek artıyorsa altta yatan farklı bir sağlık sorunu söz konusu olabilir.
Ani gelişen yüz, dudak veya dil şişmesi nefes darlığıyla birlikte görülüyorsa acil tıbbi yardım alınmalıdır. Uzun süre geçmeyen şişliklerde ise bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.